Yapı Sektörünün Haber Portalı

Yıkım Yönetmeliğine Mühendislerden Tepki

Binaların Yıkılması Hakkında Yönetmelikte yapılan değişiklikle, kamu kurumlarınca yapılacak yıkımlarda müteahhit ve şantiye şefi bulundurma şartının kaldırılması, mühendislerin tepkisini çekti.

Yıkım Yönetmeliğine Mühendislerden Tepki

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca hazırlanan "Binaların Yıkılması Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" Resmi Gazete'de yayımlandı. Düzenlemenin bazı hükümleri yayımıyla birlikte yürürlüğe girerken, değişikliklerin büyük bölümünün bir yıl sonra uygulanmaya başlanacağı ifade edildi. 

BirGün’den İlayda Kaya’nın haberine göre; İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Uluata, yönetmelikte açıklar olduğunu ve kendilerine Bakanlık tarafından iletilen metinle yönetmelik arasında farklılıklar olduğuna işaret etti. 

Uluata “Söz konusu mevzuat değişikliği hazırlanırken Odamıza gönderilen değişiklik taslağında yer alamayan bu düzenleme, konunun teknik ve uzmanlık olarak doğrudan tarafı olan odamızın görüşü alınmadan doğrudan yayınlanmıştır. Düzenlemede yer alan ‘kamu kurum ve kuruluşu marifetiyle’ ifadesi, teknik ve hukuki açıdan belirsizlik yaratmaktadır: İfadenin yalnızca kurumun kendi personeli ve imkânlarıyla yürütülen yıkımları mı kapsadığı, yoksa ihale edilerek yüklenicilere yaptırılan işleri de içerip içermediği net değildir. Bu muğlaklığın saha uygulamalarında karmaşaya ve hukuki zafiyetlere yol açacağı öngörülmektedir” dedi.

Selçuk Uluata, yıkım işlemlerinin statik değerlendirme, yıkım sırasının belirlenmesi, çevre ve iş güvenliği önlemlerinin alınması, toz ve tehlikeli atık yönetimi gibi çok boyutlu mühendislik kararlarını kapsadığını belirtti. Uluata şöyle devam etti: “Yıkım, yapının rastgele yıkılması değil, yük aktarım ilkelerine göre tersine işleyen hassas bir mühendislik hesabıdır. Taşıyıcı elemanların (döşeme, kiriş, kolon, perde) yanlış sırayla kesilmesi veya kırılması, yapının kontrolsüz ve aniden çökmesine yol açar. Yıkım sahaları anlık dinamiklerin ve öngörülemeyen risklerin en yüksek olduğu alanlardır. Yıkım sahasındaki yüksekten düşme, yapı altında kalma, parça fırlaması ve toz/gaz zehirlenmesi gibi yüksek riskler şantiye şefinin denetimindedir. Olası bir çatlak, denge kaybı veya acil durumda sahayı durdurma ve anında müdahale etme yetkisine sahip tek teknik yetkili şantiye şefidir. Yanlış bir yıkım hamlesi, bitişik nizam yapılara, yola, yaya/araç trafiğine veya altyapı hatlarına büyük zararlar verebilir. Sonuç olarak Şantiye şefi gibi ‘denetleyici ve icracı’ teknik bir figürün yokluğu; idari ihmal ve koordinasyonsuzlukla birleştiğinde, saha güvenliğini ve işçi sağlığını doğrudan riske atmaktadır.”

“Söz konusu düzenleme sorumluluğu ortadan kaldırmamakta; aksine fenni mesuliyeti ve bunun doğuracağı hukuki/cezai sorumluluğu doğrudan kamu kurumlarında görevli idari ve teknik personelin üzerine yoğunlaştırmaktadır. Bilindiği üzere Kamuda görev yapan teknik personel sayısı halihazırda mevcut iş yükünü karşılamaktan uzaktır. Asli idari ve kontrolörlük görevlerini sürdüren meslektaşlarımız, bir de sahadaki fiili uygulama sorumluluğunu (şantiye şefliğini) üstlenmeye mecbur bırakılacaklar ve sahada fiilen görevinin başında bulunması fiziksel olarak mümkün olmayan kamu personeli mühendisler, yaşanacak olası bir iş kazasında veya kontrolsüz çökmede doğrudan cezai sorumluluk riskiyle karşı karşıya kalacaktır. Şantiye şefinin saha düzeyinde üstlenmesi gereken anlık güvenlik sorumluluğu, denetim yetkisi sınırlı olan kamu çalışanlarının omuzlarına yüklenemez. Bir düzenlemenin hukuka ve kamu yararına uygunluğu, sahadaki fiili denetim güvenceleriyle mümkündür. Getirilen bu istisnanın hukuka ve kamu yararına uygun sayılabilmesi için kamu kurumunun, sahada uzman ve yetkin inşaat mühendisini kesintisiz bulundurması, yıkım planının tüm teknik riskleri karşılayacak nitelikte hazırlanmasını sağlaması, çevre, iş sağlığı ve altyapı güvenliğini fiilen garanti etmesi şarttır. Bu güvenceler sağlanmadan şantiye şefi şartının kaldırılması; 6306 Sayılı Kanun’un ‘güvenli yaşam çevresi oluşturma’ amacına ve Binaların Yıkılması Hakkında Yönetmelik’in ‘can, mal ve çevre güvenliğini koruma’ ilkelerine açıkça aykırıdır.”

Yapılması gerekenler ortada
Şantiye şefliğinin evrak üzerinde tamamlanan formalite bir görev olmadığını ifade eden Uluata, yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:

• Kamu kurumları tarafından yürütülen veya ihale edilen tüm yıkım işlerinde şantiye şefi bulundurulması zorunluluğu amasız ve fakatsız yeniden tesis edilmeli.

• Düzenlemedeki ibarelerin yol açtığı belirsizlik giderilmeli.

• Kamudaki teknik personel yetersizliği, kamu çalışanı meslektaşlarımızın üzerine haksız hukuki riskler yıkılarak değil; güvenceli inşaat mühendisi istihdamı artırılarak çözülmeli.

• Tarafımıza iletilen taslakta yer almayan ifadelerin yayımlanan metne eklenmiş, bu konuda odamızın görüş vermesi engellenmiştir. Teknik ve uzmanlık gerektiren mevzuat düzenlemelerinde nihai taslağı TMMOB ve Odaların odamızın değerlendirmesine sunulmalı.

Haberin tamamına linkten ulaşılabilir. 

0 Yorum

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.