Yapı malzemeleri alanında, küresel gelişmelerin yanı sıra hızla değişen tüketici ve dinamik pazar koşullarının en çok etkilediği alanların başında seramik sektörü geliyor. Sektörün güçlü oyuncularından Yurtbay Seramik’in Pazarlama Genel Müdürü Hasan Bülent Şamlı ile seramik sektörünü, Türk seramik sektörünün dünyadaki yerini, sektörde yaşanan değişimleri ve Yurtbay Seramik’in yaptığı çalışmaları konuştuk…
Türk seramik sektörü hem üretim kapasitesi hem de tasarım gücüyle dünyada çok önemli bir konumda. Küresel pazardaki mevcut rekabet ortamını düşündüğünüzde, Türk seramik sektörünün geleceğini nasıl öngörüyorsunuz? Yurtbay Seramik bu küresel rekabetin neresinde konumlanıyor?
Türkiye seramik sektörü yüksek kalite standartları, çağdaş tasarım dili ve esnek üretim gücü sayesinde dünya liginde her zaman çok stratejik bir oyuncu olmuştur. Küresel ölçekte İtalya ve İspanya gibi köklü tasarım devleriyle, diğer tarafta ise Hindistan gibi agresif fiyat politikaları uygulayan ülkelerle çok katmanlı bir rekabet içerisindeyiz. Sektörümüzün geleceğini şekillendirecek temel unsurların; dijitalleşme, Ar-Ge yatırımları ve uluslararası pazarların kaçınılmaz bir parçası haline gelen yeşil dönüşüm olacağını öngörüyoruz. Sektör genelinde yıllık ortalama %6-8 civarında istikrarlı bir büyüme trendi hedefleniyor.
Yurtbay Seramik olarak biz bu büyük yarışın tam merkezinde, katma değerli ve nitelikli ürün grubumuzla konumlanıyoruz. Bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz modernizasyon yatırımları ve 2026 yılı itibarıyla 50'nin üzerinde ülkeye ulaşan geniş ihracat ağımızla küresel arenadaki gücümüzü her geçen gün pekiştiriyoruz. Rekabeti sadece fiyat veya hacim odaklı değil; dijital altyapımız, yenilikçi yüzey teknolojilerimiz ve sürdürülebilirlik vizyonumuzla yöneterek Türk seramiğini dünyada premium bir algıya taşımak için çalışıyoruz.
Reklam Goruntulenme Bolumu
Dünyada yaşanan jeopolitik gerilimler, tedarik zinciri kırılmaları ve enerji maliyetlerindeki dalgalanmalar gibi bölgesel ve global gelişmeler ihracat pazarlarınızı nasıl şekillendiriyor? Yakın gelecekte odağınızda olacak yeni hedef pazarlar var mı?
Özellikle Orta Doğu merkezli jeopolitik gerilimler ve küresel şoklar, tüm sanayi kollarında olduğu gibi seramik sektöründe de temkinli ve kontrollü bir dönemi beraberinde getirdi. Seramik sektörü yapısı gereği enerji yoğun bir alan olduğundan; elektrik, doğalgaz ve küresel lojistik maliyetlerindeki ani dalgalanmaları doğrudan hissediyoruz. Bu durum yurt dışı pazarlardaki alıcıları daha seçici ve maliyet odaklı bir satın alma davranışına yöneltti.
Ancak bu zorlu dönemin Türkiye için yakın coğrafyadan tedarik modelini avantaja çevirme fırsatı sunduğunu da göz ardı edemeyiz. Avrupa'ya yakınlığımız, hızlı termin ve güvenilir lojistik altyapımız bizi stratejik bir partner haline getiriyor. Yurtbay Seramik olarak ana ihracat rotalarımızı Kuzey Amerika (özellikle ABD ve Kanada), Avrupa Birliği ve Balkan ülkeleri (Almanya, Fransa, Romanya gibi) oluşturuyor. Küresel riskleri dağıtmak adına pazar çeşitliliğini çok önemsiyoruz. Bu doğrultuda, mevcut pazarlarımızdaki payımızı derinleştirirken, Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgelerindeki yeni distribütörlük ve niş pazar fırsatlarını da aktif bir şekilde radarlarımızda tutuyoruz.

Türkiye pazarındaki güncel trendleri incelediğimizde, tüketicilerin ve mimarların seramik ürünlerinden beklentilerinde ne tür köklü değişimler gözlemliyorsunuz? Hızla değişen bu pazar koşullarına pazarlama stratejilerinizle nasıl uyum sağlıyorsunuz?
Hem Türkiye’de hem de küresel ölçekte tüketici ve mimar beklentilerinde çok belirgin bir eksen kayması var. Artık yaşam alanlarında sadelik, fonksiyonellik, doğallık ve bütünsel mekana uyum ön planda. Özellikle minimalist tasarımlar, mermer, granit ve traverten gibi doğal taş etkili yüzeyler ile mekanları çok daha ferah gösteren büyük ebatlı karolar (80x80, 60x120, 80x160, 100x100, 120x120 gibi) yoğun şekilde tercih ediliyor. Ayrıca mimarlar ve bilinçli tüketiciler, çevreye ve insan sağlığına duyarlı, kolay temizlenebilen ve yüksek dayanıklılığa sahip ürünleri şartnamelerine ekliyor.
Pazarlama stratejilerimizi bu dönüşüme tam uyumlu hale getirmek adına trendleri sadece takip eden değil, öngören bir yaklaşımla hareket ediyoruz. Üretimimizi ve portföyümüzü katma değeri yüksek, brüt kar marjı optimize edilmiş ve modern mimarinin taleplerine yanıt veren büyük ebatlı seramik gruplarına doğru kaydırdık. Pazarlama iletişimimizde ise ürünün estetik gücünün yanı sıra teknik performansını, insan sağlığına olan katkısını ve arkasındaki sürdürülebilir üretim süreçlerini anlatmayı önceliklendiriyoruz.

Tüketicinin karar alma süreçleri artık çok daha dijital ve hız odaklı. Yurtbay Seramik olarak, müşteri deneyimini zenginleştirmek adına dijitalleşmeyi ve yeni nesil pazarlama araçlarını süreçlerinize nasıl entegre ediyorsunuz?
Tüketicinin karar alma süreçlerinin hızlandığı ve dijitalleştiği bu dönemde, Yurtbay Seramik olarak müşteri deneyimini 'bilgiye hızlı erişim' ve 'doğru yönlendirme' ilkeleri üzerine kuruyoruz.
Yeni nesil pazarlama araçları kapsamında özellikle İçerik Pazarlaması ve Dijital Hikaye Anlatıcılığına odaklanıyoruz. Tüketicilerin seramik seçimi, doğru derz rengi kombinasyonları veya mekan aydınlatması gibi karar vermekte zorlandığı konularda, sosyal medya kanallarımız üzerinden eğitici ve dinamik video serileri hazırlayarak onların dijitaldeki rehberi oluyoruz. Ürünlerimizi sadece teknik özellikleriyle değil; Bosphorus Shine serimizde olduğu gibi şehir kültüründen ve yaşam tarzlarından beslenen dijital hikayelerle konumlandırıyoruz.
Dijitaldeki bu zengin deneyimi, üretim gücümüzle de destekliyoruz. Web sitemiz ve dijital kanallarımız aracılığıyla tüketicilere tanıttığımız Deep Ink, Glue Granul ve Structure Ink gibi yeni nesil üretim teknolojilerimiz, dijitalde yarattığımız o estetik algının fiziksel dünyada (mağazada) birebir karşılık bulmasını sağlıyor. Böylece tüketici dijitalde keşfettiği, hikayesine ortak olduğu ve doğru bilgilerle ikna olduğu ürüne, çoklu kanal stratejimiz sayesinde bayilerimizde de hızla ve güvenle ulaşabiliyor.
Reklam Goruntulenme Bolumu
Yurtbay Seramik’in sürdürülebilirlik alanında önemli çalışmalar yaptığını biliyoruz. Sektörün hammadde ve enerji yoğun yapısı düşünüldüğünde, bu yeni dönemin temel taşları, hedefleri ve karbon nötr/yeşil dönüşüm yolculuğunuzdaki stratejik adımları nelerdir?
Seramik, doğası gereği yüksek sıcaklıktaki fırınlama proseslerine dayanan ve hammadde yoğunluğu yüksek bir sektör. Dolayısıyla yeşil dönüşüm bizim için bir tercih değil, kurum felsefemizin en temel taşıdır. Bu yolculuktaki en somut ve gurur verici stratejik adımlarımızdan biri, Eskişehir İnönü tesisimizde hayata geçirdiğimiz ve resmi kabulleri tamamlanan 5 MW kapasiteli çatı tipi Güneş Enerjisi Santrali (GES) yatırımımız oldu.
Bu yatırım sayesinde yıllık yaklaşık 9,4 milyon kWh temiz elektrik üretiyor ve fabrikamızın toplam enerji ihtiyacının yaklaşık %10’nu tamamen güneşten karşılamayı planlıyoruz. Bu hamlemiz yılda 4.200 ton karbon salımının önüne geçiyor. Stratejimizi daha da ileri taşıyarak bu GES projesini fabrikadaki kojenerasyon sistemimizle entegre ettik. Fırınlarımız ve kurutma sistemlerimiz arasında kurduğumuz ısı geri kazanım altyapısı sayesinde her yıl önemli miktarda doğalgaz tasarrufu elde ediyoruz. Özetle; modern yalıtım teknolojileriyle donatılmış fırınlarımız, yenilenebilir enerji yatırımlarımız ve kaynak optimizasyonumuz sayesinde karbon ayak izimizi her geçen gün sistematik olarak aşağı çekiyoruz.

Sürdürülebilirlik ve eko-tasarım kriterleri, özellikle Avrupa başta olmak üzere uluslararası pazarlarda bir zorunluluk haline geldi. Bu yeni dönem stratejinizin, markanızın küresel pazardaki ve ihracattaki gücüne nasıl bir katkı sunmasını bekliyorsunuz?
Avrupa Birliği'nin Yeşil Mutabakat ve sınırda karbon düzenlemeleri gibi katı normları göz önüne alındığında, eko-tasarım ve sürdürülebilirlik kriterleri artık ihracatın ana anahtarı durumunda. Uluslararası pazarlarda kalıcı olmak ve rekabet avantajı elde etmek istiyorsanız, ürününüzün sadece estetiğiyle değil, arkasındaki yeşil pasaportla da fark yaratmanız gerekiyor.
Yurtbay Seramik olarak geliştirdiğimiz sürdürülebilir üretim modeli ve devreye aldığımız GES/ısı geri kazanım yatırımları, bizi özellikle Avrupa ve Kuzey Amerika pazarlarındaki çevreye duyarlı kurumsal alıcılar nezdinde çok öncelikli ve güvenilir bir tedarikçi konumuna yükseltiyor. Karbon emisyonlarımızı ve birim metrekare başına düşen doğalgaz tüketimimizi azaltarak, küresel pazarda hem maliyet yönünden elimizi güçlendiriyor hem de gelecekte uygulanacak karbon vergilerine karşı markamızı şimdiden koruma altına alıyoruz. Bu stratejik duruşun, ihracatımızın toplam ciromuz içindeki payını katma değerli ürünlerle yukarı taşımamıza çok büyük katkı sağlayacağına inanıyoruz.

Yurtbay Seramik’in sağlıklı iç mekânlar yaratma konusunda da önemli Ar-Ge çalışmaları var. Yaşam alanlarında hijyen, sağlık ve fonksiyonelliği ön plana çıkaran bu inovasyonunuzdan ve ardındaki Ar-Ge sürecinden bahsedebilir misiniz?
Biz inovasyonu ve Ar-Ge'yi sadece görsel bir yenilik süreci olarak görmüyoruz; insan hayatına dokunan, yaşam kalitesini artıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Bu vizyonun arkasında, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onaylı ve Türkiye’de kendi alanında faaliyet gösteren sayılı merkezlerden biri olan köklü bir Ar-Ge Merkezimiz yer alıyor.
Sağlıklı iç mekanlar yaratma hedefimizin en somut ve uluslararası tescili, ürünlerimizin dünyanın en saygın sertifikasyon kuruluşlarından biri olan MAS Certified Green tarafından "Düşük VOC (Uçucu Organik Bileşen) Emisyon Belgesi" ile ödüllendirilmesidir. Hijyenik, kolay temizlenebilen, dayanıklı ve fonksiyonel yüzey teknolojileri üzerine yürüttüğümüz yenilikçi projelerle tüketicilerimize sadece bir kaplama malzemesi değil, güvenli ve sağlıklı bir yaşam ekosistemi sunuyoruz.
Reklam Goruntulenme Bolumu
Hem sürdürülebilirlik hem de inovasyon odaklı bu çalışmalarınız ışığında, Yurtbay Seramik’in önümüzdeki 3-5 yıllık döneme ait vizyonunu ve pazardaki büyüme hedeflerini nasıl özetlersiniz?
Önümüzdeki 3-5 yıllık döneme ait vizyonumuzun temelini hacimsel bir büyüme çılgınlığından ziyade; operasyonel verimlilik, teknolojik çeviklik, sürdürülebilirlik ve finansal olarak güçlü bir nakit akışı yönetimi oluşturuyor. Piyasada brüt kar marjı düşük olan geleneksel segmentleri kademeli olarak azaltarak; büyük ebatlı, porselen ve katma değeri yüksek ürünlerin portföyümüzdeki payını artırmayı hedefliyoruz.
0 Yorum
Yorum Yap