Roca Grup, Financial Times ve Statista tarafından hazırlanan “Europe's Climate Leaders 2026” araştırmasında Avrupa'nın iklim liderleri arasında yer aldı ve banyo ürünleri üreticileri arasında en yüksek sıraya yerleşti. 2019-2024 yılları arasında Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarında %48,1’lik ciddi bir azaltım sağladınız. Bu başarının ardındaki operasyonel stratejiyi ve Türkiye’deki Eskişehir fabrikanızın bu küresel dönüşümdeki rolünü bizimle paylaşabilir misiniz?
Roca Grup olarak sürdürülebilirliği bağımsız bir proje ya da belirli bir dönemin önceliği olarak değil, iş yapış biçimimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Europe’s Climate Leaders 2026 araştırmasında Avrupa’nın iklim liderleri arasında yer almamız ve banyo ürünleri üreticileri arasında en yüksek sıraya ulaşmamız da bu uzun soluklu yaklaşımın bir sonucu. 2019-2024 döneminde Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarımızı yüzde 48,1 oranında azaltmayı başardık. Bu başarı; enerji dönüşümü, üretim verimliliği, proses iyileştirmeleri, dijitalleşme yatırımları ve Bilime Dayalı Hedefler Girişimi (SBTi) kapsamındaki taahhütlerimizin bütüncül şekilde uygulanmasıyla mümkün oldu.
Türkiye ise bu dönüşüm hikâyesinde son derece önemli bir konumda yer alıyor. Eskişehir fabrikamız, Roca’nın dünya genelinde armatür ve gömme rezervuar kategorilerinde tanımladığı üç stratejik üretim merkezinden biri olarak faaliyet gösteriyor. Yıllık 1 milyon adedin üzerindeki üretim kapasitesiyle çalışan tesisimizde enerji verimliliği, otomasyon ve çevresel performans odaklı yatırımlar gerçekleştiriyoruz. Üretimin büyük bölümünü ihraç eden bu tesis hem operasyonel mükemmeliyet hem de sürdürülebilir üretim uygulamalarıyla grubun küresel iklim hedeflerine doğrudan katkı sağlıyor.
Reklam Goruntulenme Bolumu
Sürdürülebilirlik performansınız EcoVadis derecelendirmesinde de en üst seviye olan "Platinum" ile tescillendi. Küresel pazarda ve Türkiye’de "yeşil dönüşüm" odaklı üretim yapmak, banyo çözümleri sektöründe rekabet avantajını nasıl etkiliyor?
Sürdürülebilirlik artık şirketlerin kurumsal itibarını destekleyen bir unsur olmanın ötesine geçti. Bugün yatırım kararlarından satın alma süreçlerine, proje şartnamelerinden tüketici tercihlerine kadar birçok alanda belirleyici kriterlerden biri haline geldi. EcoVadis tarafından verilen Platinum derecesi de çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarındaki performansımızın uluslararası ölçekte teyit edilmesi açısından son derece değerli.
Banyo çözümleri sektöründe rekabet artık yalnızca ürün kalitesi veya fiyat üzerinden şekillenmiyor. Kaynakları ne kadar verimli kullandığınız, karbon ayak izinizi ne ölçüde azalttığınız ve sürdürülebilirlik hedeflerinizi ne kadar şeffaf şekilde yönettiğiniz de önemli hale geldi. Özellikle uluslararası projelerde ve kurumsal satın almalarda çevresel performans giderek daha fazla sorgulanıyor. Bu nedenle yeşil dönüşüme yaptığımız yatırımların hem marka değerimize hem de rekabet gücümüze doğrudan katkı sağladığını görüyoruz.
Eskişehir fabrikasının kapasite artırımı yatırımları şu an ne aşamada ve geleceğe yönelik yeni yatırım planlarınız nelerdir?
Eskişehir fabrikamız, Roca Grup’un küresel üretim yapılanması içinde kritik bir rol üstleniyor. 2016 yılından bu yana tesise yaklaşık 60 milyon Euro yatırım gerçekleştirdik. Son dönemde kapasite artışı, otomasyon ve enerji verimliliği odaklı yatırımlarımızı hızlandırmış durumdayız.
Özellikle gömme rezervuar ve armatür kategorilerinde üretim kabiliyetimizi artıracak modernizasyon çalışmalarına devam ediyoruz. Üretim hatlarımızda otomasyon seviyesini yükseltirken, enerji tüketimini azaltan teknolojileri de devreye alıyoruz. Önümüzdeki dönemde kapasite artışının yanı sıra dijitalleşme, üretim verimliliği ve sürdürülebilir üretim teknolojileri öncelikli yatırım alanlarımız arasında yer alacak. Hedefimiz Türkiye’yi yalnızca güçlü bir üretim merkezi olarak değil, aynı zamanda inovasyon ve operasyonel mükemmeliyet açısından da grup içinde daha stratejik bir konuma taşımak.
Türkiye'nin küresel lojistik ve üretim ağı içindeki stratejik önemini önümüzdeki yıllarda daha da artırmayı hedefleyen yeni hamleleriniz olacak mı?
Türkiye, Roca açısından yalnızca önemli bir pazar değil; aynı zamanda küresel tedarik zincirimizin en stratejik halkalarından biri. Eskişehir’de ürettiğimiz ürünlerin yüzde 75-80’ini başta EMEA bölgesi olmak üzere 170’ten fazla ülkeye ihraç ediyoruz. Bu ölçek, Türkiye’nin üretim ve lojistik anlamda sahip olduğu avantajların somut bir göstergesi.
Önümüzdeki dönemde kapasite artırımı, otomasyon, dijitalleşme ve sürdürülebilir üretim yatırımlarıyla Türkiye’nin bu rolünü daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Coğrafi konumu, nitelikli iş gücü ve üretim altyapısı sayesinde Türkiye’nin bölgesel üretim ve dağıtım merkezi olma potansiyelinin önümüzdeki yıllarda daha da artacağına inanıyoruz.
Reklam Goruntulenme Bolumu
Türkiye iç pazarına yönelik beklentileriniz, pazar payı hedefleriniz ve makroekonomik dinamikler doğrultusunda 2026 ve sonrası için çizdiğiniz büyüme projeksiyonu nedir?
Türkiye’de inşaat ve renovasyon pazarının uzun vadeli büyüme potansiyelini koruduğunu düşünüyoruz. Kentsel dönüşüm projeleri, konut ihtiyacı ve yenileme yatırımları sektöre önemli bir dinamizm kazandırıyor. Bununla birlikte finansman maliyetleri, enflasyon ve küresel ekonomik gelişmeler gibi faktörleri yakından takip ediyoruz.
Roca Türkiye olarak büyümeyi pazar payı artışıyla birlikte katma değerli ürün segmentlerinde derinleşerek sürdürmeyi hedefliyoruz. Özellikle sürdürülebilir, teknolojik ve tasarım odaklı ürün gruplarının büyümemize önemli katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Orta vadede hem iç pazarda hem de ihracat tarafında dengeli bir büyüme modeliyle ilerlemeyi planlıyoruz.
Şirketin küresel tasarım felsefesini nasıl tanımlıyorsunuz? Ödüllü ürünlerin geliştirilme sürecinde tüketici beklentileri nasıl bir rol oynuyor?
Roca’da tasarım, estetik bir unsur olmanın çok ötesinde bir anlam taşıyor. Biz tasarımı; kullanıcı deneyimi, işlevsellik, sürdürülebilirlik ve teknolojiyi bir araya getiren bütüncül bir yaklaşım olarak görüyoruz. Bu nedenle ürün geliştirme süreçlerimizde kullanıcı ihtiyaçlarını ve yaşam alışkanlıklarını merkeze alıyoruz.
Günümüzde tüketiciler tasarım kadar konfor, hijyen, su tasarrufu ve kişiselleştirme imkanlarına da önem veriyor. Bu beklentiler ürün geliştirme süreçlerimizin temel girdilerinden biri haline geliyor. Kazandığımız uluslararası tasarım ödüllerini de estetik başarının yanında kullanıcı ihtiyaçlarını doğru analiz eden yaklaşımımızın bir sonucu olarak değerlendiriyoruz.
Bu tasarım ödüllerine değer görülen ürünlerinizden bahsedebilir misiniz?
Ödüle layık görülen koleksiyonlarımızın ortak noktası, estetik ve fonksiyonelliği dengeli biçimde bir araya getirmeleri. Özellikle Tura ve Nu koleksiyonlarımız kullanıcıların farklı yaşam tarzlarına ve tasarım beklentilerine cevap veren yaklaşımlarıyla öne çıkıyor.
Bu ürünlerde sade ve zamansız tasarım dili, yüksek kullanım konforu, sürdürülebilir malzeme tercihleri ve kişiselleştirme imkanları bir arada sunuluyor. Türkiye’deki mimarlar, iç mimarlar ve son kullanıcılar tarafından da bu yaklaşımın olumlu karşılandığını görüyoruz. Özellikle banyoların yaşam alanının bir uzantısı olarak değerlendirilmeye başlanması, tasarım odaklı ürünlere olan ilgiyi artırıyor.

Banyonun birer deneyim ve wellness merkezine dönüşmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bu dönüşümün son derece güçlü ve kalıcı bir trend olduğunu düşünüyoruz. Günümüzde banyo, temel hijyen ihtiyaçlarının karşılandığı bir alanın ötesine geçmiş durumda. İnsanlar evlerinde kendilerine zaman ayırabilecekleri, rahatlayabilecekleri ve iyi hissedebilecekleri alanlar yaratmak istiyor.
Bu nedenle konfor, kişiselleştirme, hijyen, teknoloji ve tasarım artık birlikte değerlendiriliyor. Özellikle wellness yaklaşımıyla birlikte kullanıcılar fiziksel ihtiyaçlarının yanı sıra zihinsel rahatlama ve yaşam kalitesini artıran deneyimler de talep ediyor. Roca olarak geliştirdiğimiz ürün ve koleksiyonlarda bu dönüşümü dikkate alıyor, banyoyu bütünsel yaşam deneyiminin önemli bir parçası olarak ele alıyoruz.
"Akıllı banyo" teknolojilerinde Roca’nın geliştirdiği en inovatif çözümler nelerdir?
Akıllı banyo teknolojileri, sektörümüzde en hızlı gelişen alanlardan biri. Bu kapsamda Roca Akıllı Duş ve In-Wash® akıllı klozet gibi çözümlerimiz öne çıkıyor.
Roca Akıllı Duş, mobil uygulama entegrasyonu sayesinde su akışı ve sıcaklığın uzaktan yönetilebildiği, kullanıcı tercihlerine göre kişiselleştirilebilen bir deneyim sunuyor. In-Wash® akıllı klozet ise gelişmiş hijyen fonksiyonlarını su ve enerji tasarrufu sağlayan teknolojilerle bir araya getiriyor. Ayrıca sensör destekli çözümler, akıllı rezervuar sistemleri ve dijital kontrol teknolojileri üzerinde de çalışmalarımız devam ediyor. Gelecekte yapay zekâ ve veri analitiğinin kullanıcı alışkanlıklarını analiz ederek kaynak kullanımını daha verimli hale getiren sistemlerde daha etkin rol oynayacağını öngörüyoruz.
Reklam Goruntulenme Bolumu
Önümüzdeki süreçte Roca Türkiye’yi banyo çözümleri mimarisinde ve sürdürülebilirlik ekosisteminde nerede görüyorsunuz?
Roca Türkiye’nin önümüzdeki dönemde grup içindeki stratejik öneminin daha da artacağını düşünüyoruz. Kısa vadede önceliklerimiz arasında üretim kapasitesinin artırılması, otomasyon yatırımlarının güçlendirilmesi, enerji verimliliği projelerinin yaygınlaştırılması ve dijital dönüşüm çalışmalarının hızlandırılması bulunuyor.
Uzun vadede ise Türkiye’yi yalnızca bir üretim ve ihracat merkezi olarak değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik, inovasyon ve proje geliştirme alanlarında bölgesel bir referans noktası haline getirmeyi hedefliyoruz. İnsanların yaşam kalitesini artıran, kaynakları daha verimli kullanan ve çevresel etkileri azaltan çözümler geliştirmeye devam edeceğiz. Türkiye’nin sahip olduğu üretim gücü, mühendislik yetkinliği ve stratejik konumu sayesinde bu hedeflere ulaşacağımıza inanıyoruz.
0 Yorum
Yorum Yap