125 yıllık bir şirket Alman Bosch. 101 yıldan beri de Türkiye’de. Otomotivde dizel motorların yedek parçalarının önce ithalatı, ardından üretimiyle başlayan faaliyet otomotiv teknolojilerinin geliştirilmesinden beyaz eşya ve ev aletleri üretimine, tekno teknolojilere kadar geniş yelpazeye yayılırken 9 bin kişiyi de istihdam ediyor. Çerkezköy’de beyaz eşya ve ev aletleri, Manisa’da ısıtma cihazları ve Bursa’da otomotiv sektörüne yönelik üretim yapan 2 fabrikasıyla toplam 4 farklı yatırımı bulunuyor. Bosch Türkiye’nin yıllık değerlendirmesinin yapıldığı toplantıya katıldığımda dinlediklerim özelikle de Ar-Ge konusunda Türk mühendislerin başarıları bende şirketin genel müdürüyle daha geniş bir söyleşi yapma fikrini oluşturdu. 1994 yılında Türkiye’ye gelen Herman Butz, kısa aralarla grubun Almanya’daki merkezinde görevlendirilmesi dışında Türkiye’de kademe kademe yükselen bir kişi. Eşi Türk olan Butz iki çocuğuyla Bursa ve İstanbul arasında mekik dokuyor. Herman Butz, Cumhuriyet Gazetesi'nin sorularını yanıtladı.
‘Şimdi son aşamadayız’
- 101 yıldır Türkiye’de faaliyet gösteren bir şirketten bahsediyoruz. Yerli otomotiv sanayisine motor parça ithalatıyla başlayan beraberlik bugün ciddi bir Ar-Ge ile sürüyor. Bosch Türkiye’de Ar-Ge’ye ne zaman başladı ve nasıl bir gelişim gösterdi?
- Hermann Butz: 1990’lı yılların başında başladı ilk Ar-Ge çalışmalarımız. Türk otomotiv endüstrisinin gösterdiği gelişime paralel olarak başladı. Yani önce montaj, sonra üretim sonra Ar-Ge. Uzun yıllar ağırlıklı olarak ürün geliştirme şeklindeydi. Şimdi ise son adımdayız. Bosch’un uluslararası Ar-Ge ağının bir parçası Türkiye. Ar-Ge teşviklerinden de yararlanarak dizel ve benzin sistemleriyle ilgili yeni teknolojilerin üretilmesine çalışıyoruz. Dizel motorlarda kullanılan Common Rail Enjektörler tamamen Bursa’da fabrikamızda üretiliyor. Ve neredeyse tamamı ihraç ediliyor.
- Bu enjektörlerin yıllık üretimi ne kadar?
- H.B.: Yılda 15 milyon parça üretiyoruz. Bir milyon kadarı iç piyasa için 14 milyonunu ihraç ediyoruz. Yüzde 85’i Avrupa ülkelerine, yüzde 10’u ise ABD ve Asya’ya satılıyor. Türkiye’de tek motor üreticisi var; o da Renault, bu yüzden iç piyasa talebi düşük. Bursa’da faaliyet gösteren Bosch Dizel Fabrikası dünyaya örnek bir çalışma sergiliyor. Almanya’daki iki fabrika Bursa’daki fabrika kadar piston üretemiyor.
Bosch Bursa Dizel fabrikamız, Bosch Global’de en çok Common Rail Enjektörü üreten fabrika. Hidrolik komponentler üreten Bosch Bursa Rexroth fabrikamız ise Bosch Rexroth Global’de en büyük üretim alanına sahip fabrika unvanını elinde bulunduruyor. Biz hakikaten Made In Turkey’i bir marka olarak Bosch için oluşturduk. Biz bir ürünü ilk olarak Bosch’dan satın alırken Türkiye’den almayı tercih ediyoruz
- Ar-Ge’de kaç kişi çalışıyor ve yeni dönem hedefleriniz ne?
- H.B.: Türkiye’de 2011-2013 döneminde yaklaşık 400 milyon Avro yatırım yapmayı planlıyoruz. Aynı dönemde Ar-Ge’de harcama hedefimiz ise 66 milyon Avro olarak belirlendi. Ayrıca 2011-2013 döneminde Ar-Ge çalışan sayısı yaklaşık 300 kişiye ulaşacak. Türkiye artık Bosch’un yurtdışındaki diğer birimlerine know-how transfer etmeye başladı. Bosch Türkiye olarak son 5 yılda 400’ün üzerinde çalışanımız, mesleki eğitim, küreselleşme ve know-how transferi olarak yurtdışında görev aldı. Kalite ve insana yatırım
- Bosch için bir ‘Made in Turkey’ markası oluşturduk dediniz. Nasıl bir süreçte oluştu bu?
- H.B.: Biliyorsunuz 1990’lı yılların ortalarına kadar Türk malı imajı Avrupa’da hayli kötüydü. Manisa’daki fabrikamızda kombi üretiyorduk, ancak Avrupa’ya satışta zorlanıyorduk. Bosch’un içinde bile kalitemizi anlatmakta zorlanıyorduk. Bunun üzerine Almanya’dan 20’şer kişilik gruplar halinde insanları Manisa’ya davet ettik. Fabrikayı ve çalışanlarımızı gördüler, hayran kaldılar. Kalite ve insana yatırım en önem verdiğimiz konular olunca haliyle başarı da onu takip ediyor. Avrupa Kalite Ödülü’nü (EFQM) 2003 ve 2008 yıllarında olmak üzere 2 kez aldık. Türkiye’de de 2007’de KalDer’in “Sürdürülebilirlik” ödülünü aldık. Şimdi 2011 ödülü için başvurduk. Hedefimiz sürekli mükemmeliyetçilik.
Türk insanı sahipleniyor
- Türkiye’deki üretilenleri Bosch’un diğer ülkelerdeki üretimleriyle kıyasladığınızda nasıl bir tablo çıkıyor ortaya?
- H.B.: Açıkça söylemek gerekirse ABD ve Fransa’dan çok daha iyiyiz. Rakiplerimiz Almanya ve Japonya. Çin ve Hindistan gibi ülkelerde işçilik ucuz. Ancak bu ülkelerde kaliteli üretim yapılamıyor. Dünyada fabrikasını en iyi sahiplenen insanlar Türkiye’de. Türk insanı “ben bunu yaparsam ne kazanırım” veya “bu iş çok zor” gibi önkabullerle işe başlamıyor. Yüksek bir motivasyonla “ben işimi dürüst olarak yapayım, fabrikam beni mağdur etmez” felsefesiyle hareket ediyor. Bu sahiplenme de beraberinde başarıyı getiriyor.
Krizler bizi yıldıramadı
- Türkiye’de 100 yılı aşkın bir süre kalınca yaşanan ekonomik krizler de önemli oluyor. Biri Türkiye kaynaklı, biri global iki krizi göz önüne aldığınızda Bosch Türkiye olarak nasıl bir politika yürüttünüz?
- H.B.: Bosch’un ilk üretimi 1972 yılında Bursa’da başladı. 80 kişi ile. Şimdi ise 9 bin kişiyi aştı. Bu kadar uzun vadeli ve uzun hedefli bir işbirliği olunca krizleri de yönetmeyi öğreniyorsunuz. 2001 krizinde ihracatımız hız kesmediği için etkilenmedik. Üstelik istihdam artışı bile yaşandı. 2009 krizi ise küresel olduğu için üretimimiz yüzde 50 oranında azalmıştı. Ancak buna karşın istihdamda sadece yüzde 1.6 azalma yaşadık. Çalışanımızı kaybetmemek için farklı uygulamalara geçtik. Örneğin o dönem esnek çalışma modeline geçtik. Emekliliği gelenlere bir gönüllü programı uyguladık. Yatırım programımızı da askıya almadık. Krizin ortasında 30 milyon Avro yatırım yaparak dizel püskürtme sistemini devreye aldık. - Önümüzdeki dönem hedefleriniz nedir?
- H.B.: Bu yıl Türkiye’de yüzde 15 büyümeyi ve çalışan sayımızı 600 kişi arttırarak 9 bin 600 kişiye çıkarmayı hedefliyoruz.
Çevreye büyük katkı
- Sizin Bosch Türkiye olarak çevreyle ilgili çalışmalarınız da bulunuyor. Ne aşamada?
- H.B.: 2009 ve 2010 yıllarında üretim tesislerimizde 100’ün üzerinde projeyi yaşama geçirerek karbon emisyonunu 9 bin 500 ton azalttık. Toplamda 1.7 milyon Avro tasarruf sağlayan projelerle doğaya 430 bin ağacın sağladığı temiz havaya eşdeğer bir katkıda bulunuyoruz. Örnek vermek gerekirse; Bursa’daki fabrikalarda üretilen enjektörler çevre dostu teknolojiye sahip, yakıt tüketimini yüzde 30’a kadar azaltmaya olanak sağlıyor. Manisa’daki fabrikada ise yeni jenerasyon ısıtma teknolojisi ürünlerimiz gaz tüketimini yüzde 30 azaltıyor.
Hermann Butz / Bosch Türkiye Genel Müdürü
1967 yılında Almanya’da doğan Butz, Almanya’da Göttingen Üniversitesi’nde ve Los Angeles California Üniversitesi’nde iktisat okudu. Daha sonra, Göttingen Üniversitesi’nde yüksek lisansını tamamladı. 1992 yılında Bosch Grubu, Almanya’da Management Trainee olarak çalışmaya başlayan Butz, 1994-1995 yılları arasında Manisa’daki Bosch Isıtma Ürünleri Sanayi ve Ticaret AŞ Genel Müdür Asistanı olarak göreve başladı. 1996 - 1998 yılları arasında çeşitli pozisyonlarda görev yapan Butz, 1998 yılında aynı firmada ticari müdür unvanını aldı. 1999 yılında, Bosch Grubu Almanya’da, lojistikten sorumlu departman müdürlüğü görevine başlayan Butz; 2000 yılında Türkiye’ye dönerek Bosch Sanayi ve Ticaret AŞ’de 2005 yılına kadar önce, “Muhasebe, Controlling ve Finans Departmanlarından Sorumlu Müdür” ve sonrasında ise “Ticari Direktör” görevlerini yürüttü. 2005 yılından bu yana ise Bosch’un Almanya’daki merkezinde merkezi bütçeleme ve planlama, satınalma ve birleşmeler departmanında başkan yardımcısı olarak çalışan Hermann Butz, 1 Eylül 2007 itibarıyla Bosch Sanayi ve Ticaret AŞ’nin genel müdürü oldu. Son olarak Butz, 1 Ocak 2009 tarihi itibarıyla şirketin aynı zamanda “Ticari Direktör” görevini de üstlendi.
|