Tarihi Surları Maden Kuşatacak
Çatalca’da ormanlık alanda işletilen kuvars kumu ocağının kapasitesi artırılacak. Proje alanı Anastasius Surları’nın 100 metrelik koruma bandının içinde.
Çatalca’da ormanlık alanda işletilen kuvars kumu ocağının kapasitesi artırılacak. Proje alanı Anastasius Surları’nın 100 metrelik koruma bandının içinde.
(Fotoğraf: TRT Haber)
Yüzlerce yıllık Anastasius Surları’nın dibinde yürütülen madencilik faaliyetlerinin büyütülmesi için düğmeye basıldı. İstanbul Çatalca’da Karacaköy mevkiinde kuvars kumu çıkaran şirket, tesisin kapasitesini yıllık 390 bin tona çıkarmak için Bakanlığa başvurdu. Proje için çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) süreci başlatıldı. Ancak projenin önündeki asıl soru ne kadar kum çıkarılacağı değil, kentin ormanında, tarihi surların dibinde ve Terkos Gölü’nün koruma havzasında bu büyümeye izin verilip verilmeyeceği.
BirGün’den İlayda Sorku’nun haberine göre; proje ile birlikte yıllık 18 bin ton kapasiteli kırma-eleme tesisinin kapasitesi 390 bin tona çıkarılacak. Böylece kırma-eleme kapasitesi yaklaşık 22 kat artacak. Yıkama-eleme tesisinde ise yıllık 60 bin ton olan kapasite yine 390 bin tona yükseltilerek yaklaşık 7 kat artış hayata geçirilecek.
Tamamı orman arazisi vasfında olan proje alanı Bizans döneminden kalan Anastasius Surları’nın 100 metrelik koruma bandının içine kadar uzanıyor. Projeye görüş bildiren kurumlardan İstanbul 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, surlara geri dönüşü imkansız zarar verilmemesi için kendisinden izin alınmadan herhangi bir fiziki veya inşai uygulama yapılmaması gerektiğini belirtse de olumsuz görüş bildirmedi.
Öte yandan İBB kurum görüşünde projenin tarihi yapıya etkisinin yeterince ortaya konulmadığını belirtti. Şirket dosyada patlatma yapılmayacağını söylese de İBB, çalışmalardan kaynaklanabilecek sarsıntıların surlarda hasara yol açıp açmayacağının açık biçimde değerlendirilmesini istedi.
Öte yandan İBB, projenin İstanbul Çevre Düzeni Planı, İstanbul Vizyon 2050 Strateji Belgesi, KORU İstanbul Projesi ve İstanbul İklim Değişikliği Eylem Planı gibi üst ölçekli kararlarla çeliştiğini de belirtti. Proje alanının İstanbul Kuzey Ormanları’nın bir parçası olduğuna dikkat çeken İBB, faaliyetin bölgedeki ekolojik dengeyi ve biyolojik çeşitliliği bozacağını, toprak ve su kaynakları üzerinde geri dönüşü zor etkiler yaratacağını vurguladı.
Haberin tamamına linkten ulaşılabilir.
0 Yorum
Yorum Yap