Yapı Sektörünün Haber Portalı

Vitrinde 'Yeşil Vatan', Arka Planda Doğa Katliamı

OGM’nin “Yeşil Vatan” etkinliği düzenlediği Lapseki’de yüzlerce hektar orman maden projelerine açıldı. Su havzaları ve tarım alanları ağır metal riskiyle karşı karşıya.

Vitrinde 'Yeşil Vatan', Arka Planda Doğa Katliamı

Orman Genel Müdürlüğü (OGM) "Yeşil Vatan Tırı, çocuklarımızı doğayla buluşturuyor" sloganıyla Türkiye'nin dört bir yanında düzenlediği farkındalık gezilerinden birisini de geçtiğimiz cumartesi Lapseki’de gerçekleştirdi. OGMnin "Yeşil Vatan Tırı" diye gezi düzenlediği Lapseki ormanlarından 270 hektarı TÜMAD'ın altın madenine verildi!

Evrensel’den Özer Akdemir’in haberine göre; Çanakkale’de Boğazın iki yakasında da çok ciddi bir doğa yıkımı var. Sadece TÜMAD Madencilik tarafından yürütülen "Altın-Gümüş Madeni Ocağı Kapasite Artışı Projesi" ile başlangıçta 34 hektar olan ÇED alanı, 12 kat artırılarak 429 hektara çıkarılmak isteniyor. Bu akıl almaz genişlemenin faturası ise en az 270 hektarlık orman ekosisteminin tamamen yok edilmesi olacak.

Uzmanlar tarafından yapılan keşiflerde bölgede Lathyrus setifolius L. adlı yeni bir endemik bitki türü ve koruma altındaki canlılar tespit edilmiş olmasına rağmen, ekolojik yıkıma onay veriliyor. Üstelik OGM ve ilgili kurumlar, madenin devasa elektrik tüketimini karşılamak için tamamen ormanlık arazi içine Rüzgar Enerji Santrali (RES) kurulmasına bile zemin hazırlayarak ağaç kesimlerini hızlandırıyor.

Reklam Goruntulenme Bolumu

OGM çocuklara "doğa sevgisi" anlatırken, aynı devlet aklı bölgedeki canlıların ve yöre halkının yegane yaşam kaynağı olan suları zehirleyecek projelere kalkan oluyor. TÜMAD'a ait madenin ÇED alanı, bölgenin içme ve kullanma suyunu sağlayan Bayramdere Barajı'nın mutlak koruma alanına yalnızca 680 metre mesafede yer alıyor ve alanın 12,57 hektarlık kısmı barajın orta mesafeli koruma alanı içinde kalıyor. Benzer şekilde, Lapseki Çataltepe'deki kurşun, çinko ve bakır madeninin de Nusratiye ve Gürgendere göletlerine kilometrelerce yakınlıkta olduğu görülüyor. Uzmanlar, açık ocaklarda birikecek milyonlarca ton pasanın yaratacağı asit maden drenajı sonucunda arsenik, kurşun ve civa gibi ağır metallerin doğrudan yeraltı sularına ve Umurbey Barajı dahil tüm havzaya karışma riskinin çok yüksek olduğu konusunda uyarıyor.

Bölgedeki tarımsal zenginliği korumakla sorumlu olan tarım müdürlüklerinin ise, Çataltepe madeni gibi tarım arazilerinin kalbinde yer alan projeler için "ÇED sürecine devam edilmesinin herhangi bir sakıncası yoktur" şeklinde görüş bildirebilmesi, kurumsal iki yüzlülüğün en net kanıtı olarak tarihe geçiyor.

Neyse ki Marmotek Madencilik tarafından işletilen kurşun, çinko ve bakır madeninin kapasite artışı projesiyle ilgili Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, yöre halkı, Lâpseki Derneği ve İda Dayanışma Derneği’nin de aralarında bulunduğu 20 davacı tarafından açılan davada Çanakkale 2. İdare Mahkemesi Mart 2025 sonu itibarıyla yürütmeyi durdurma kararı çıktı.

Haberin tamamına linkten ulaşılabilir.

0 Yorum

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.