- yapi.com.tr
- 20.10.2009
- GÜNDEM
- 2 okunma
TOKİ Başkanı: 400 Bin Konuta Ulaştık ama Mimari Yanlışlıklarımız da Oldu
Bayraktar, TMMOB Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi’nin Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) ve İstanbul Teknik Üniversitesi’nin (İTÜ) Şehir ve Bölge Planlama bölümleri işbirliğiyle ‘Kriz ve İstanbul’ etkinliğinin açılışında konuştu. İstanbul’u Türkiye ile beraber düşünmek gerektiğini vurgulayan
Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanı Erdoğan Bayraktar, bugüne
kadar 30 milyar tutarında 3 bin 500 ihale yaptıklarını ve tüm Türkiye’de
ödedikleri hak ediş rakamının 20 milyar lira olduğunu belirterek, “Bu paranın
yüzde 90’ını İstanbul’dan kazandık” dedi.
Bayraktar, TMMOB Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi’nin Yıldız Teknik
Üniversitesi (YTÜ) Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) ve İstanbul
Teknik Üniversitesi’nin (İTÜ) Şehir ve Bölge Planlama bölümleri işbirliğiyle
‘Kriz ve İstanbul’ etkinliğinin açılışında konuştu. İstanbul’u
Türkiye ile beraber düşünmek gerektiğini vurgulayan Bayraktar, Diyarbakır,
Gaziantep, Kayseri, Denizli gibi illeri kalkındırmadan İstanbul’u kurtarmanın
mümkün olmadığını söyledi.
‘İstanbul’u kurtaralım’
İstanbul’u geliştirmeden Türkiye’nin ekonomisini kurtarmanın mümkün
olmadığını vurgulayan Bayraktar, İzmir, Bursa, Bandırma ve Çorlu başta olmak
üzere başka çekim merkezleri oluşturmak, sanayii İstanbul’un dışına çıkararak,
kenti turizm, sağlık ve eğitim kenti olarak yapılandırmak ve İstanbul’un
ulaşımını yer altına alarak ulaşım sorununu çözmek gerektiğini bildirdi. Kentte
bugün 3 milyonun üzerinde konut bulunduğunu, bu konutların yüzde 70’inin
yaşanamayacak durumda olduğunu belirten Bayraktar, şöyle dedi:
“Belki yüzde 80’e yakını ya temel ruhsatı, inşaat başlama ruhsatı ve iskân
müsaadesinden yoksun ama daha vahimi mühendislik, mimarlık bilimine, şehir
planlama kriterlerine uygun olmadan yapılaşmış yapılar. Bu yapılar İstanbul’un
tarihi dokusunu, SİT alanlarını, yeşil alanlarını, dere yataklarını ciddi manada
tahrip edip şehrin gelişmesini tıkadı ve bu alanlar şehrin ortasında kalmaya
başladılar. Bunda eğitimli, kültürlü, diplomalı insanların daha çok sorumluluğu
var. Bunu mutlaka engellememiz lazım. Türkiye’de gerçek manada kentsel dönüşüm
sağlanmadan, insanlarımız salaş, kaçak yapılardan, depreme dayanıksız evlerden
kurtulmadıkça gerçek kalkınmadan, refahtan söz edemeyiz. Bunu hep birlikte
halletmemiz lazım.”
‘Sulukule çok kötüydü’
Yapılan eleştirilere de değinen Bayraktar, şunları kaydetti: “Eğer Şehir
Plancıları Odası ciddi eleştiri yapıyorsa, Türkiye’nin genel pozisyonundan
kaynaklanıyor bu. Sizi sağdan, soldan sıkıştırırlar nahoş ses çıkarırsınız.
Bizim Sulukule’de yaptığımız kentsel dönüşüm çok tartışılabilir. Ama inanın
orası çok kötü bir yerdi. Altyapı yok, su yok, tuvalet yok. Orada neler
yapıldığını burada söylemeyeyim, çok kötü şeyler yapılıyordu. Oradaki hak sahibi
olan herkese yerinden yer verdik, kiracılara da Gaziosmanpaşa Taşoluk’tan ev
verdik, peşinatsız, taşındıktan sonra ayda 180 ile 220 lira olmak üzere taksit
ödeyerek, gitmediler. Kültürleri oraya müsait değil, çoğu 30-40 bin lira devir
parası alarak bıraktılar gittiler ‘Biz Sulukule’de oturacağız’ diye.”
‘Aç fare fırın deler’
Kentsel dönüşümlerin üniversiteler, akademisyenler, mimar, mühendis şehir
plancıları odalarıyla tartışarak yapılması gerektiğini, imar planlarının halkın
katılımıyla yapılması gerektiğini vurgulayan Bayraktar şöyle devam etti: “Ama o
duruma gelemedik biz henüz. O duruma gelebilmemiz için bilimsellik, kültür,
eğitim bakımından görmemiz gereken merhaleler, maddi bakımdan ulaşmamız gereken
yer var. Derler ya ‘aç fare fırın deler’. O bakımdan bizim İstanbul’a göçü
engellememiz lazım. Türkiye ekonomisine katkı ağlamak için İstanbul’a 40 bin
turist getirmemiz lazım. Çanakkale’den Ege sahillerine geçiş için imkân
sağlamamız lazım. Altınova’da şehir kurmamız lazım. Karasu’da mutlaka bir liman
kenti kurmamız lazım. Düzce’deki sanayiyi artırmamız lazım. Bandırma’yı
İstanbul’un yükünü alacak tarzda çok daha geliştirmemiz lazım. Biz bu işe kafa
yoruyoruz ama herkesin kafa yorması lazım. İzmir’i, Bursa’yı geliştirmeden
İstanbul’u kurtaramayız. İstanbul’u kurtarmadan Türkiye’nin ekonomisini
geliştiremeyiz.”
‘Ben de dertliyim’
Erdoğan Bayraktar, bugüne kadar 30 milyar lira tutarında 3 bin 500 ihale
yaptıklarını belirterek, “Bugüne kadar ödediğimiz hak ediş rakamı tüm Türkiye’de
20 katrilyon, bugünkü rakamla 20 milyar TL. Bu paranın yüzde 90’ını İstanbul’dan
kazandık” dedi. Hazine’den pay almadıklarını, aldıkları arsaları
geliştirdiklerini anlatan Bayraktar şöyle dedi:
“Bunlardan kazandığımız paralarla bugün ulaştığımız 400 bin konut rakamının
300 bini sosyal konuttur. 100 bin konutu, taksitleri 250 liranın altında olan
konutlardır. Evine taşındıktan sonra 100 lira ile 250 lira arasında adeta aidat
öder gibi ev sahibi olmaya çalışan insanlarımızındır. Ama çok iş yaptık, çok
eleştiri aldık, eleştiri de almamız lazım. Yaptığımız işin bilimsel olması
lazım.” Bayraktar, İstanbul’da Küçükçekmece, Kayabaşı, Gaziosmanpaşa, Tuzla,
Maltepe, Kadıköy, Fatih ve Bağcılar’ın da aralarında bulunduğu birçok yerde
kentsel dönüşüm çalışması yaptıklarını dile getirerek, “Burada ben de dertliyim.
Kentsel dönüşüm çalışması yaptığınız zaman, haklı haksız birçok kurum üzerimize
çullanıyor, ‘yapmayın’ diyor. Tamam gecekonduda yaşayan insan diyelim ki
masumdur, peki gecekondu yapamayan, Hakkâri’nin bir köyünde çok daha mağdur olan
bir vatandaşımızın ülkenin her zerresinde hakkı olan vatandaşımızın daha çok
hakkı yok mu?” diye konuştu.
‘15 şehir inşa ettik’
TOKİ’nin kentsel dönüşüm ve insanların ev sahibi olması için çok çalıştığını
ve 400 bin konuta ulaştıklarını anlatan Bayraktar, bunun nüfusu 100 binden fazla
15 şehir demek olduğunu vurguladı. Bayraktar, TOKİ’nin sadece konut yapmadığını,
modern hayatın gerektirdiği yaşam birimleri gerçekleştirdiğine işaret ederek,
“Ama yanlış yapmıyor muyuz? Çok yanlış yapıyoruz. Bilimsel kriterler, şehircilik
kriterleri manasında, mimari tarzda çok yanlışlarımız, eksiklerimiz var”
dedi.
‘Hükümete vuruyorlar sille bize de geliyor’
Siyasi kuruluşların hükümete vurmak için kendilerine yüklendiğini savunan
Erdoğan Bayraktar, “Onların sillesi bize de geliyor” dedi. Bayraktar, meslek
odaları, üniversiteler ve akademisyenlerden destek beklediklerini ifade ederek,
şöyle konuştu: “Ülkemizin kalkınmaya gelişmeye ihtiyacı var, gelir seviyemizi 30
bin dolara çıkarmak mecburiyetimiz var. İstanbul’un ulaşımını halletmek
mecburiyetimiz var. İstanbul’da deprem olursa Türkiye 200 milyar dolar yükün
altına girecek. Bu depremselliği ortadan kaldırmamız lazım. Nasıl kaldıracağız
bunu? Biz burada deprem dönüşümü için Kayabaşı’nda 65 bin konut yapıyoruz. Bunun
25 binini özel sektör yapacak, 40 binini TOKİ yapacak. Biz diyoruz ki, deprem
riski olan İstanbul’da, 1999 depreminde 70 bin ev ağır hasarlı veya hasarlı,
bunların 17 bininde hâlâ oturuluyor. 17 bin tanesine yazı yazdık, ’Biz size
Kayabaşı’ndan peşinatsız, taşındıktan sonra ödemek, oturduğunuz hasarlı evi de
peşinattan düşmek suretiyle ev vereceğiz’ dedik. Çok ciddi bir tepki bulamadık
buradan. Yasal destek lazım. İstiyoruz ki deprem riski altında olan evlerde
insanlarımız oturmasın.” İstanbul’da kentsel dönüşüm yapmak, kaçak, depreme
dayanıksız yapılardan kurtarmak için herkesin kendini aşan bir gayretle bir
şeyler yapması gerektiğini vurgulayan Bayraktar, “Burada birileri mağdur olacak.
Mağdur olmadan olmaz” dedi.
Haberi sosyal medyada paylaşın.
0 Yorum
Yorum Yap