- yapi.com.tr
- 07.06.2011
- GÜNDEM
- 495 okunma
Taksim Projesine Hem Destek, Hem Eleştiri
Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Taksim Meydanı projesine farklı tepkiler geldi. Trafiğin yer altına alınmak istenmesini olumlu karşılayan uzmanlar, Topçu Kışlası’nın yeniden inşa edilmesini ise gereksiz buluyor.
Başbakan Erdoğan’ın İstanbul projeleri arasında yer alan
Taksim Meydanı projesine, hem destek hem de eleştiri var. Mimar
Sinan Genim, projeye “Keşke yapılabilse” şeklinde yaklaşırken,
mimarlık tarihçisi Prof. Dr. Uğur Tanyeli, Topçu Kışlası’nın
yeniden yapılmasını saçma bulduğunu söylüyor. Trafiğin yer altına alınmasına
destek veren Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi Başkanı Tayfun
Kahraman ise, kışla projesinin ticari amaç taşıdığı görüşünde.
Açıklanan projeye ilişkin görüşler şöyle:
Prof. Dr. Semavi Eyice (Sanat tarihçisi): “Topçu Kışlası
kışlalar arasında mimari açıdan en süslü en gösterişli cepheye sahip yapıydı. O
cephe muhafaza edilebilirdi ama tamamını yıktılar. Bugün onun rölevesi,
fotoğraflarını bulup ona göre yapabilirler mi bilemiyorum. Hangi niyetle
yapılmak istendiği de önemli. Orada artık bir kışlaya ihtiyaç yok.”
Prof. Dr. Uğur Tanyeli (Mimarlık tarihçisi): “Topçu
Kışlası’nın yeniden yapılması ciddi biçimde saçma. 1930’larda ortadan
kaldırılmış bir kışlanın neden şimdi gündeme geldiğini anlamak zor. Hem de
yerinde bir park bulunduğu halde. Orayı kışla olarak kullanmayacaklarına göre,
orayı otel ve alışveriş merkezi olarak kullanacaklarını öngörmek zor değil.
Bunun tarihi korumakla hiçbir ilgisinin olmadığını da kestirmek zor değil.”
Sinan Genim (Mimar): “Zamanında kaybettiğimiz bir değer. Onu
yeniden kazanmak hoş birşey. Taksim Meydanı’nı çevreleyecek ona boyut
kazandıracak bir yapı. Kültür-sanat, sergiler, kitaplar, oda müziği konserleri
gibi aktivitelerin yapılacağı Taksim’de derli toplu bir binaya ihtiyacımız var.
Hoş bir proje inşallah uygulanır.”
Tayfun Kahraman (İstanbul Şehir Plancıları Odası): “Şu anda
orada yapılmak istenen Taksim kışlasını ihya etmek değil. Yapılmak istenen
ticaret alanları için metrekare kazanmak. Tek amaç açık alanı ticaret
fonksiyonuna ayırmak. Bu kesinlikle hiçbir şehircilik ilkesiyle bağdaşmıyor.
Trafiğin yer altına alınması olumlu bir işlem olacak. O anlamda çok olumlu. Yaya
trafiğine yönelik problemleri de çözecek.”
Cem Tüzün (Beyoğlu Semt Dernekleri Platformu Sözcüsü):
“Taksim’de bir kışlaya ihtiyaç yok. Bizim yeşil alana, parklara ihtiyacımız var.
Yapılacak uygulamalar çok keyfi. Kentte yaşayanların isteği, beklentileri hiç
dikkate alınmadan zihni sinir projeler ortaya çıkıyor. Bir anda akla gelen
projelerle ilgili çalışma yapmaktan, katkı sunmaktan dolayı çok yorgunuz ve
bıktık.”
Bu kez Gezi Parkı yıkılacak
Başbakan Erdoğan’ın açıkladığı Taksim Meydan Projesi’ne göre; Tarlabaşı
Bulvarı ile Cumhuriyet Bulvarı’ndaki araç trafiği yer altına alınacak. Atatürk
Kültür Merkezi’nin önü ve Taksim Anıtı çevresi de trafikten arındırılarak tüm
Taksim Meydanı yayalaştırılacak. Gezi Parkı’nın bulunduğu alanda ise yeni bir
yapı yükselecek. 1806 yılında inşa edilen ancak günümüze ulaşmayan Taksim Topçu
Kışlası yeniden inşa edilecek. Binanın alt bölümünde otopark
olacak.
Haberi sosyal medyada paylaşın.
Onlarca tedbirden üçünü sayabilirseniz çok sevinirim. Geçmişi gezi parkından eskiye dayanan bir sanat eseri yapı için "bina" dersek neyin değeri kalır? Dünyanın parası ne demektir, kışlanın maliyet hesapları önünüzde mi; projenin geneliyle oranlayınca kışlanın maliyeti ne kadar kalıyor? Sözde kültür merkezi olduğunu nereden çıkardınız, yapıldı da gidip görüp beğenmediniz mi ya da bütün detaylarıyla görüp onay mı vermediniz? Sizce bu proje sayesinde AKM'nin önü taksi otobüs minibüs pisliğinden kurtulmayacak mı? Vesaire... Usülsüzce yazılmış ve alaycı bir yoruma verecek cevap, soracak soru çoktur ama tartışmanın seviyesinin daha da düşmemesi açısından tek bir cümleyle yanıtlayacağım; en çok sesi çıkanlar dikili ağacı olmayanlardır. Umalım ki daha nice "procelere" imza atsın bu şehir.
Öncelikle, gezi parkı yanlış amaçlarla kullanılmaya başlandıysa önüne geçecek onlarca tedbir alınabilir. Bunun çözümü gidip üzerine bir bina dikmek değildir. Pire için yorgan yakılmaz.
İkincisi, bu bölge zaten çok uzun yıllardır şehrin merkezi ve "düğüm noktası". Yeni bir “proceyle” gerçekleşecek yeni bir durum değil. Buradaki kültürel aktivitelerin selametiyle çok ilgiliyseniz öncelikle AKM'nin başına gelen belaya değinmeniz gerekir. İstanbul gibi bir şehrin tek doğru dürüst sayılabilecek opera binası orada ayakta çürürken tam da yanı başına sözde kültür merkezi olarak geçmişin kışlasına özenti bir yapıyı dünyanın parasına yaptırmak, bunu yaparken de şehir içinde kalmış kısıtlı yeşil alanlardan birini yok etmek halka hizmet filan değil. Olsa olsa halka kazık atıp, attığı kazığın rantıyla bir kez daha zenginleşmektir. İyi fikirlere kimsenin karşı çıktığı yok. Trafiğin yer altına alınması bu bölgede bir çözümdür. O zaman çözümün kimden geldiğine bakılmaksızın kabul edilir. Aklın yolu bir. Ama Allah aşkına, parkın yok edilip yerine eskinin kışlasına öykünen taklit bir bina dikilmesini halka hizmet olarak yutturmaya kalkışmayın! Hem de mimar, mühendis ve şehir plancılarının katılımının yoğun olduğu bir web sitesinde!!