Yapı Sektörünün Haber Portalı

Soran Apartmanı Davasında Mütalaa Açıklandı

Malatya'da 29 kişinin öldüğü Soran Apartmanı davasında, 10 sanığın "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan cezalandırılması istendi.

Soran Apartmanı Davasında Mütalaa Açıklandı

6 Şubat depremlerinde, Malatya'nın Yeşilyurt ilçesine bağlı Bentbaşı Mahallesi'nde bulunan Soran Apartmanı'nın yıkılması sonucu 29 kişi hayatını kaybetti. Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı, binanın yıkılmasına ilişkin Varan Yapı Kooperatifi'nin Yönetim Kurulu Başkan ve Üyeleri Mehmet Nacar, Okyay Demircigil, Beşir Sürmeli ve Selahaddin Doğanşahin, statik proje müellifi Bülent Yeroğlu, fenni mesul Metin Karataş, statik projeye onay/vize yapan İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) görevlileri Mehmet Gündüz ve Basri Ardağ ile belediye görevlileri Mustafa Hakan Büker ve Mustafa Bingöl hakkında "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan dava açtı.

ANKA’da yer alan habere göre; Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada iddia makamı esasa ilişkin mütalaasını sundu. Mütalaada soruşturma ve kovuşturma aşamalarında alınan bilirkişi raporlarına atıf yapılarak şu ifadelere yer verildi:

Reklam Goruntulenme Bolumu

"Sanıkların üzerine atılı eylem yönünden; ülkemizin aktif deprem kuşağında yer alması, bunun sonucu olarak kısa aralıklarla ölümlere sebebiyet veren yıkıcı ve büyük depremlerin yaşanması, Malatya ilinin Doğu Anadolu Fay Zonu ve Malatya Fayına yakın konumda olan, depremselliği yüksek bir bölge olması, ilin büyük bir kısmının birinci ve ikinci derece deprem bölgesinde yer alması ve sanıkların sorumlu olarak dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı, ihmal ettiği eylemlerini kendi mesleği kapsamında gerçekleştirdikleri hususları göz önüne alındığında; sanıkların ayrıntıları bilirkişi raporlarında belirtildiği üzere kanuna, yönetmeliğe ve yapı tekniğine aykırı şekilde gerçekleştirdiği eylemlerinin sonuçlarını öngördüğü, sanıkların istemediği fakat öngördüğü bu sonucun gerçekleşmesi sebebiyle kusurunun 'bilinçli taksir' seviyesinde olduğunun kabulünün gerektiği, bu nedenle tüm sanıkların ayrı ayrı olmak üzere 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçundan cezalandırılmalarına kamu adına talep ve esas hakkında mütalaa olunur."

22 Eylül'de görülecek davada kararın çıkması bekleniyor.

0 Yorum

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.