Samandağ TOKİ'lerinde Duvarlarda Çatlak ve Su Sızıntısı Var
Samandağ’da depremin 3. yılına girilirken, depremzedeler anahtarları verilen Hıdırbey TOKİ konutlarına çatlak duvarlar, su alan odalar ve çöken girişler nedeniyle taşınamıyor.
Samandağ’da depremin 3. yılına girilirken, depremzedeler anahtarları verilen Hıdırbey TOKİ konutlarına çatlak duvarlar, su alan odalar ve çöken girişler nedeniyle taşınamıyor.
6 Şubat depremlerinde büyük yıkım yaşanan Hatay’da depremin üçüncü yılına günler kala altyapı, elektrik, ulaşım ve barınma sorunları halen tam anlamıyla çözülebilmiş değil. Samandağ ilçesi Hıdırbey Mahallesi'nde yer alan Birinci Etap TOKİ’lerin üç-dört ay önce anahtarları depremzedelere teslim edildi. Fakat depremzedeler evlerin henüz bitmediğini, binada çatlak ve kaymaların olduğundan kaynaklı yerleşmediklerini kaydetti.
ANKA’da yer alan habere göre; 15 Kasım’da evleri teslim alarak, imzaları attıklarını ama evlere girdiklerinde teslim alınacak durumda olmadığı için birçok kişinin anahtarları teslim almadığını vurgulayan Metin Yüksek, "Girişlerde çökmeler, su sızıntıları var. Tavan duvarlarının yamuk olduğunu tespit ettik. İki blokumuz var ama girişe baktığımızda iki metrelik bir giriş var. Allah korusun bir yaralanma olayı olursa ambulans giremez, yangın olursa itfaiye giremez. Hangi mantıkla, nasıl bir mühendislik anlayışıyla yapılmış onu bilmiyoruz. Biraz yağmur yağdı, yukarıdaki duvarlar çöktü. Arkamızda duran duvarı sözde komple sökecekler ama çimento ile yamaladılar" diye konuştu.
“Şikâyet etmediğimiz yer kalmadı, bir şey yapılmıyor”
En doğal hakları olan barınma hakları için yetkililerin kör ve sağır olmasını istemediklerini kaydeden Yüksek, depremzede vatandaşlar olarak “artık yeter” dediklerini söyledi.
CİMER’den Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü’ne şikâyet etmedikleri yer kalmadığına dikkati çeken Yüksek, “Gazımız alınıyor ve hiçbir şey yapılmıyor” dedi.
Hıdırbey TOKİ’lerinde çatlak, sızıntı gibi sorunların yanı sıra doğalgazın olmadığını, elektrik ve su sorunu olduğunu aktaran Yüksek, şunları söyledi:
“Biz geçmedik bu evlere. Çadırları veya konteynerleri tercih edeceğiz. Şu an elektrik direkleri yerlerde duruyor. Allah korusun birimiz üstüne bastığında yüksek gerilime sahip. Çoluk çocuğumuz nasıl çıkıp oynayacak? Bütün bu sıkıntıların içerisinde biz boğuşuyoruz. 6 Şubat’ta bağırıyorduk ya ‘Sesimizi duyan var mı?’ diye. Şimdi de bu konutlar için ‘Sesimizi duyan var mı?’ diye haykırıyoruz.”
Sözleşmeyi imzaladığı 15 Kasım’dan itibaren aidat sürecinin başladığını, anahtardan sonra da bir defalığına mahsus temizlik, onarım, bakım için on bin TL ödeme alındığını söyleyen Yüksek, "Ben eve geçmiş değilim, evim hazır değil. Ne koridorum temiz ne merdivenim ne de dairem. Buna rağmen benden ne diye bu paraları alıyorsunuz?" sözleriyle tepkisini dile getirdi.
“Kusurların üstünü bir torba çimentoyla örtüyorlar”
İstinat duvarının çatladığını, çatlağın işçiler tarafından sıva yapılarak kapatılmaya çalışıldığını belirten başka bir depremzede, şunları söyledi:
"Buraya geldiğimizde şans eseri işçilerin bir duvarı kepçeyle, çimento ile sıvadığını gördük. Oysa biz o duvarın çatlayıp üstümüze düşebileceğini söylemiştik. Duvarın sıvayla kapatıldığını görmeseydik belki yapılmış gibi gösterilecekti. Kusurların üstünü bir torba çimentoyla örtüp geçiştiriyorlar. Burada can ve mal güvenliğimiz ciddi anlamda tehlikede. İnsan gibi muamele görmüyoruz. Burası heyelan bölgesi.
Su alınca toprak şişiyor, yan duvara baskı yapıyor. Bu baskı sonucunda taş duvarlar sağa doğru hareket ediyor ve bütün duvarların düşme riski var. Duvarların içinde elektrik var, su var. Sular patladığı zaman elektrik tellerinin içinden geçiyor. Ben buranın can ve mal açısından çok tehlikeli olduğunu düşünüyorum."
0 Yorum
Yorum Yap