Yapı Sektörünün Haber Portalı

Rönesans Rezidans'ta Ailesini Kaybeden Avukat İsyan Etti

6 Şubat depremlerinde yıkılan Rönesans Rezidans'ta ailesini kaybeden avukat Yeşim Toplu, 3 Nisan'da görülecek duruşmaya çağrı yaparak "Biz aslında en çok enkazda sevdiklerimizin bedenlerini ararken yoruluruz diye düşünmüştük ancak adalet ararken kat be kat fazla yoruluyoruz" dedi.

Rönesans Rezidans'ta Ailesini Kaybeden Avukat İsyan Etti

İstanbul Barosu Afet Hukuku ve Koordinasyon Merkezi tarafından 6 Şubat depremleri sonrası yürütülen yargı süreçlerinde yaşanan cezasızlık sorununa dikkat çekmek ve kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla basın toplantısı düzenlendi. Baronun Beyoğlu’ndaki binasında düzenlenen toplantıda, Hatay’daki Rönesans Rezidans’a ilişkin dava süreci ele alındı.

ANKA’da yer alan habere göre; İstanbul Barosu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, 3 Nisan’daki duruşmaya katılım çağrısı yaparak şunları söyledi:

"Bu büyük yapıların, bu sözde güzel adlarla, kulağa hoş gelen adlarla, Rönesans Rezidans gibi yüzlerce, binlerce kişinin tıkış tıkış doldurulduğu binaların denetim aşamasında gerekli denetimlerin yapılmaması sonucu hangi tür sonuçları beraberinde getirdiğini hepimiz acı bir biçimde gördük. Bu bir depremzedelik ya da takdiri ilahi değil kesinlikle. Bunlar cinayettir. Bu açıdan bu büyük, kolektif cinayetin sorumlularının mutlaka yargılanması gerekiyor."

Reklam Goruntulenme Bolumu

Rönesans Rezidans’ta ailesini kaybeden avukat Yeşim Toplu da gözyaşları içinde yaptığı konuşmasında şöyle isyan etti:

“Orada benim hiçbir gücüm yoktu. Bütün binalar ayaktayken Rönesans’ın devrildiğini gördüğümde kaldıramadım, ailemi çıkartamadım oradan ama dedim ki adalet için o kadar uğraşmama gerek yok. Bir sürü rapor var. Bilimsel veriler var. Her şey ortada. Her şey ortadayken bu binanın nasıl yapıldığı, göz göre göre kasten insanların öldürüldüğü ortadayken ben bugün ve her zaman, her seferinde bas bas bağırmak zorunda kalıyorum, ne olur adalet diye. Geçen duruşma yine rapor geldi. Raporda alenen, açık açık neden binanın yıkıldığı yazılmış. Kasten hareket edildiği tespit edilmiş. Ceza kanunu, anayasa maddeleri açık. Olası kast için ek savunma verilmesi gerekiyor. Çünkü her ölenden tek tek yargılanması gerekiyor. Mahkeme hiçbir gerekçe sunmadan ‘Almıyorum’ dedi. Ben de dedim ki neden? Ben bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin gördüğü en büyük toplu ölüm davasında gerekçe istiyorum sadece. ‘Atın bunları’ diye bağırılıyor bize. Neden bize bu şekilde davranılıyor?

Ben adaleti arayacağım, yorulmayacağım. Ne olursa olsun vazgeçmeyeceğim. En azından her şey yazılı kalsın, yapılsın ki ileride bir sürü yol var. İstinaf, Yargıtay, herkes bu duruşma tutanaklarını okuyacak. SEGBİS kaydı kağıda geçebilirken resmen sanıkların, bizim canlarımız için, sevdiklerimiz için, insanlar için; Mehmet Yaşar Coşkun, müteahhit, mimar olan, o havaalanında hep kaçarken yakalanan adam ‘tane, adet’ dedi elma, armut sayar gibi. Bir baktık ki duruşma zaptında değiştirilmiş, yok. Bizim ifadelerimiz yok ya da değiştirilmiş. Kanun çok açık. SEGBİS kaydında, video kaydında ne varsa tek tek kağıda geçirilmesi gerekiyor. Geçirilmedi. Neden, bilmiyoruz…

Mahkemeye sesleniyorum. Lütfen adil yargılayın. Adaletli olun. Neden bizi kovuyorsunuz? Biz mi öldürdük? Biz mi yaptık depremzede olarak? Bizler mi bunlara sebep olduk? Sanıkların ifadeleri neden tam olarak geçirilmiyor zapta? Bütün kamuoyunu da çağırıyorum 3 Nisan’da Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ne."

0 Yorum

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.