Yapı Sektörünün Haber Portalı

Pamphylia ve Pisidia Kentleri

Suna-İnan Kıraç Akdeniz Medeniyetleri Araştırma Enstitüsü, Anadolu Uygarlıkları alanında bir başyapıt olan Karl Graf von Lanckoronski'nin "Pamphylia ve Pisidia Kentleri" adlı bilimsel ve görsel nitelikli yapıtını dilimize kazandırdı.

Pamphylia ve Pisidia Kentleri
Bugünlerde kuruluşunun onuncu yılını kutlamaya hazırlanan Suna-İnan Kıraç Akdeniz Medeniyetleri Araştırma Enstitüsü -Akdeniz kültürlerini içeren diğer yapıtlarının yanı sıra- ünlü seyyahların yapıtlarının tıpkıbasımını Türkçe'ye kazandırmayı sürdürmektedir. Anadolu Akdenizi'nin arkeolojisi ile ilgili araştırmaların öncü çalışmalarını 18. ve 19. yüzyıllarda Fransız, İngiliz, Alman ve Avusturyalı askerler, seyyahlar, arkeologlar birbirleriyle yarışırcasına başlatmışlardır. Bilindiği üzere başlatılan bu arkeolojik çalışmaların birçoğu yağmaya dönüşmüş Bodrum Anıt Mezarı, Büyük Pergamon Sunağı, Efes Artemisi gibi yapıtların neredeyse tüm parçaları izinli-izinsiz yurtdışına taşınmış; Troya'dan, Trysa'dan, (Gölbaşı-Kaş) Ksanthos'tan ve birçok ören yerinden seçkin kültür mirasları bu araştırmacılar tarafından kendi ülkelerine taşınmıştır.

Yine Anadolu arkeolojisi ile ilgili üç ciltlik dev bir eseri olan ve İzmir'in kurucularından ünlü kahraman Tantalos'un mezarını kazan Charles Texier gibi araştırmacılar, yaptıkları yanlış kazılarla arkeoloji bilimine büyük zarar vermişler ve tarihi karartmışlardır. Anadolu uygarlığı ile ilgilenen herkesin bildiği Heinrich Schliemann, bu konudaki en kötü örnektir.Yapılan bu yağmaların ötesinde Charles Texier, İngiliz Tuğamiral Sir Francis Beaufort ve Karl Graf von Lanckoronski gibi bazı misyoner araştırmacılar yaptığı çalışmalarla ilgili günümüzde de bilimselliğini koruyan başyapıtlar yazmışlardır.

Suna-İnan Kıraç Akdeniz Medeniyetleri Araştırma Enstitüsü, daha önce İngiliz Amirali Francis Beaufort'un Akdeniz kıyılarınındaki ören yerlerini konu alan Karamanya'sını Kayhan Dörtlük'ün editörlüğünde Ali Neyzi ve Doğan Türker'in titiz çalışmalarıyla dilimize kazandırmıştı (2003). Enstitü, bu alandaki çalışmalarını sürdürerek, Anadolu Uygarlıkları alanında yine bir başyapıt olan Karl Graf von Lanckoronski'nin "Pamphylia ve Pisidia Kentleri" adlı bilimsel ve görsel nitelikli yapıtını dilimize kazandırmıştır. Polonya kökenli bir Avusturya soylusu olan Karl Graf von Lanckoronski 1882-1885 yılları arasında Antalya çevresindeki antik Pamphylia ve Pisidia kentlerinde yaptığı bilimsel incelemeleri, Prof. Dr. Niemann, E. Petersen ve Ressam Bara gibi araştırmacılar ve sanatçıların da katkılarıyla büyük boy olarak iki cilt halinde yayınlar.

Antalya'dan etkilenme
Yazar yapıtın girişinde Pamphylia ve Pisidia'nın ovaları, yolları, bitki dokusu, tarihi, kültürü, mimarisi ve coğrafyası ile ilgili geniş bilgi verir. Ve Lanckoronski Antalya ile tanışıklığını ve etkilenmesini şöyle dile getirir: "Şehrin vardığımızda görüntüsü beklentilerimin çok ötesindeydi. Bu etki Antalya'da kaldığımız uzunca süre içinde arttı. Antalya'ya birkaç saat mesafede, Pamphylia Ovası'nda yer alan antik şehirlere yapılan bir dizi gezi, birkaç mil uzunluğunda bir alan içinde şimdiye kadar üzerine bir şeyler yazılmamış veya hak ettiği oranda yazılmamış çoğu Geç İmparatorluk Çağı'na ait, çok sayıda önemli antik yapı bulunduğunu göstererek, beni hayrete düşürmüştür. Ama her şeyden çok beni, bölgenin bildiğim bütün yerlerden daha güzel harika doğası etkiledi".

Antalya'nın insan dokusu, giyimi, etnografyası ve yaşamı hakkında geniş bilgi veren bilim adamı; "Antalya'da bugün tahminlere göre, aşağı yukarı 4500 hane vardır ve nüfusu 25000-26000'dir. Bunlardan 7000'i Rum, 50'si Ermeni, 250'si Yahudi ve gerisi Müslüman'dır. Müslümanların çoğu Türk'tür; ama aralarında Araplar ve başka toplulukların üyeleri de bulunur. Burada 10 cami, 8 Rum ve 1 Ermeni kilisesi, 1414 dükkân, 13 han veya misafirhane, 13 Türk hamamı vardır. Her cami aynı zamanda Türkler'e ait bir ilkokuldur ve burada toplam 1500 erkek çocuğu ders görür. Ayrıca Antalya'da bir de 120 öğrencili özel tip ilkokul olan rüştiye ile yaklaşık 300 öğrencili orta dereceli sayılan softa okulları mevcuttur. Rum nüfusun erkek çocukları için biri yüksek iki ilkokul, kızlar için bir ve küçük çocuklar için diğer bir okul vardır. Bunlarda toplam 450 erkek ile 300 kız çocuğu okur. Sağlık sistemi ise, 1885'te eğitim sisteminden çok daha kötüydü. O zaman her ne kadar bir Türk bir de Rum hastanesi bulunmasına rağmen, bunlardan ilki sadece garnizona hizmet veriyordu" der.

"Olağanüstü" bir kitap
Manavgat dolaylarından Antalya'ya değin 80 kilometreyi aşkın bir mesafe boyunca deniz kıyısındaki geniş ova, Antik Çağ'da Pamphylia diye adlandırılmıştır. Yazar yapıtının ilk cildinde Pamphylia düzlüğünde yer alan Antalya, Perge, Aspendos, Silyon ve Side Antik Kentlerinin topografik konumlarına, arkeolojisine, tarihine, mimarisine geniş biçimde yer vermiş, metni resim, çizim ve baskılarla zenginleştirmiş, Sevgili Özgen Acar'ın deyişiyle Türkçemiz "olağanüstü" bir kitap kazanmıştır. Deri ciltle büyük boy yayımlanan kitabın birinci cildini önümüzdeki günlerde ikincisi izleyecektir. Bu cilt 195 sayfa metin, 41 sayfa ekten oluşmaktadır. Kitapta iki harita, renkli iki plan, 31 bakır baskı levha ve 114 resim yer almaktadır.

Bugün kitapta sözü edilen birçok mimari eserin yerinde yeller esiyor. Bu durum kitabın belgesel niteliğini daha da önemli kılıyor. Kitabın yayınlanması için her türlü katkıyı yapan Suna-İnan Kıraç'a çeviriyi yapan Dr. Selma Bulgurlu Gün'e editörlüğü üstlenen Kayhan Dörtlük ve Doç. Dr. Burhan Varkıvanç'a yürekten teşekkürler. Arkeologlar, sanat tarihçileri, mimarlar, şehir plancıları ve Antalya'yı sevenler için önemli bir yapıttır.

İlgilenenlere not: Kitabı Antalya'dan, AKMED'den (Suna-İnan Kıraç Akdeniz Medeniyetleri Araştırma Enstitüsü) (0242 2434274) ve İstanbul'da Pera Müzesi'nden (0212 3349900) temin edebilirsiniz. n* Araştırmacı / Antalya Eski Kültür Müdürü/ Aşkabat Eski Kültür Ataşesi.

0 Yorum

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.