Yapı Sektörünün Haber Portalı

Kemalpaşa’da Bölge Halkı Maden Projesine Tepkili

Kemalpaşa’da kurşun ve çinko madeni projesine karşı çıkan Yukarıkızılca halkının mücadelesi devam ediyor. Sondajın kanalizasyon suyuyla yapıldığını ileri süren bölge sakinleri, projeden vazgeçilmesi çağrısında bulundu.

Kemalpaşa’da Bölge Halkı Maden Projesine Tepkili

(Fotoğraf: ANKA)

İzmir’in Kemalpaşa ilçesine bağlı Yukarıkızılca Mahallesi’nde açılmak istenen çinko ve kurşun madeni projesine karşı bölge halkının mücadelesi devam ediyor. Volcan Metal Madencilik Sanayi AŞ’nin su kaynaklarına çok yakın bir bölgede hayata geçirmek istediği ve maden arama sondajı yaptığı alanda ağaçların kesildiğini söyleyen köylüler, sondajda kanalizasyon suyu kullanıldığını iddia etti.

ANKA’da yer alan habere göre; madeni istemediklerini söyleyen bölge halkından 75 yaşındaki İbrahim Doğanlı, sondajda kullanılan kimyasalların içme suyuna karışacağını belirterek şunları söyledi:

“Üç kuruşluk maden için, bir anlık kazanç için dünyayı bu güzellikten mahrum etmeye hiç kimsenin hakkı yok. Oradaki maden, yüz binlerce yıllık güzellikleri yok etmek demektir. Sondajı araştırmak için katkı maddeleri lazım, kimyasallar lazım. Kimyasalların olduğu yerde zehirlenme olmaması mümkün mü? Hangi tedbir o zehirlenmeyi önleyebilir? İstedikleri kadar tedbir alacaklarını söylesinler, mümkün değil. Çinko ya da kurşun için bu yüz binlerce yıllık güzelliğin devamını engellemesinler.”

Bölge sakinlerinden Berna Ercan, “Doğanın, suyumuzun kirlenmesine, hayatın bitmesine, böyle güzel bir köyün mahvolmasına karşı çıkıyoruz. Hayatın varlığı varken maden kimin karnını doyuracak ki? Bu sondaja kim izin verdi? Köyde madene ‘Evet’ diyen yok, herkes ‘Hayır’ diyor. Neden bu insanlar hiçe sayılıyor” dedi. 

Durmuş Ilgın da “Biz madene hayır diyoruz. Saklı cennetin, saklı cehennem olmasını istemiyoruz. Biz çocuklarımıza güzel bir Yukarıkızılca bırakmak istiyoruz. Sularımız akıyor tertemiz. Ama sularımız şu an kirleniyor. Birkaç kişi para kazanacak diye bizim hayatımızı bitirmesinin anlamı ne? Biz çocuklarımıza güzel bir hayat bırakmak istiyoruz” diye konuştu.

“9 milyona içme suyu sağlıyor”
Jeoloji mühendisi Alim Murathan ise çinko ve kurşun madenlerinin ağır maden olduğunu ve çevreye çok yönlü zararları olabileceğini kaydederek şöyle konuştu:

“Bu maden sıradan bir maden değil. Kurşun, çinko. Bunlar ağır metal. Dolayısıyla çevresel etkileri çok yönlü bir maden. Şimdi sondajlar yapıyorlar. Bu çalışmalar da bittikten sonra işletme amaçlı bir süreç başlayacak. Mahmut Dağı hem biyolojik çeşitlilik açısından hem tarım, orman, hayvancılık açısından ve İzmir'de gözde vadilerinden bir tanesi, doğasıyla. Burası bir içme suyu havzası. Yani sondajın yapıldığı yerlerden yaklaşık kuş uçuşu 400 metre altında bir kaynak var. Yaklaşık 9 milyona yakın insana içme suyu sağlayan bir kaynak. Böyle bir işletme söz konusu olduğunda, içme suyu olarak çok ciddi bir risk var. Kurşun ve çinko, suya geçtiğinde bir zehirlenme riskiyle karşı karşıya kalacak insanlar. Bunun bir mühendislik önlemi de yoktur. Cevher çıkartılmaya başladığı zaman da zaten doğrudan bu cevherin ağır metallerinin suya karışması söz konusu olacak ve çok ciddi bir içme suyu riski söz konusu olacak.

Bütün bunların ötesinde çok daha büyük bir risk. Bu kurşun-çinko madeni, asit kaya maden drenajı dediğimiz bir, asitli suların yeraltı sularına karışma riski denen bir olasılık var. Bütün dünyada birçok işletmede bu risk çok önemli bir risktir. Bütün bu risklerin içme suları, doğa açısından, tarım, toprak açısından bu bölgede göze alınması gerçekçi değil. Burası bir maden havzası, bir maden işletmesi olacak bir bölge değil. Bu yanlıştan bir an önce dönülmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bir defa kaynak koruma sahası belirlendiğinde bu madenin burada olması mümkün değil. Çünkü buranın tek içme suyu havzası. Evet madene ihtiyacımız var ama madenden önce suya ihtiyacımız var. O nedenle burası bir maden işletme sahası olacak bir saha değil.”

0 Yorum

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.