Yapı Sektörünün Haber Portalı

‘Mesele Sadece Bina Yenilemek Değil, Kentsel Bütünlük’

17 Ağustos depreminin 27. yılında İstanbul’un kentsel dönüşüm karnesini değerlendiren ŞPO 2. Başkanı Özgürgün Gürbüz, deprem hazırlığının yalnızca bina yenilemeye indirgenemeyeceğini vurguladı.

‘Mesele Sadece Bina Yenilemek Değil, Kentsel Bütünlük’

17 Ağustos 1999 gecesi meydana gelen 7.4 büyüklüğündeki Kocaeli-Gölcük merkezli deprem, Türkiye tarihinin en büyük yıkımlarından biri olarak kayıtlara geçti. Aradan geçen 27 yılda İstanbul’u beklenen Marmara depremine hazırlamak amacıyla yürütüldüğü söylenen kentsel dönüşüm çalışmaları ise hız kazandı. Ancak dönüşümün kenti afete ne ölçüde hazırladığı tartışma konusu olmaya devam ediyor. 

Evrensel’den Ahmed Ziya Aydın’ın haberine göre; Şehir Plancıları Odası (ŞPO) 2. Başkanı Özgürgün Gürbüz, İstanbul’da yürütülen kentsel dönüşüm projelerini, bu projelerin denetim süreçlerini ve altyapı kapasitesini değerlendirdi.

‘Uygulama ve koordinasyon sorunu var’
Kentsel dönüşüm ile deprem riskinin azaltılmasının aynı şey olarak görülmemesi gerektiğini belirten Özgürgün Gürbüz, riskli yapıların yenilenmesinin hazırlığın yalnızca bir parçası olduğunu vurguladı. Deprem riskinin, tek tek yapıların dayanıklılığından çok daha geniş bir kentsel mesele olduğunu söyleyen Gürbüz, “İstanbul’un depreme hazırlanması konusunda 1999’dan bu yana çeşitli çalışmalar yapıldı. 2002 tarihli Japon Uluslararası İş Birliği Ajansı (JICA) çalışması mahalle ölçeğinde bina ve altyapıların hasar görebilirliğini incelemiş, 2003 İstanbul deprem master planı ise yapıların yanı sıra imar uygulamaları, altyapı, finansman, hukuk, eğitim ve afet yönetimi gibi çok sayıda başlığı birlikte ele almıştı. Bugün hâlâ bu çalışmaların işaret ettiği temel sorunların önemli bir bölümünü tartışıyor olmamız, meselenin teknik bilgi eksikliğinden çok uygulama ve koordinasyon sorunu olduğunu gösteriyor” dedi.

Dönüşümün başarısının sadece yenilenen bina sayısıyla ölçülemeyeceğine değinen Gürbüz, “Hangi binaların önceliklendirildiği, yüksek riskli bölgelerde dönüşümün ne hızla ilerlediği, altyapının ve ulaşım sisteminin nasıl güçlendirildiği, nüfus yoğunluğunun nasıl değiştiği ve afet sonrasında kentin nasıl işleyeceğinin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Aksi halde bina ölçeğinde başarılı görünen ama kent ölçeğinde eksik kalan bir dönüşüm ortaya çıkabilir” ifadelerini kullandı.

‘Depreme dayanıklı konut kamu politikası olmalı’
Gürbüz, kentsel dönüşüm süreçlerinde verilen destekler açısından geçmişe oranla ciddi artışlar olduğunu söylese de, çelişkili bir durum ortaya çıktığını belirtiyor: “Yarısı bizden kampanyasında hibe, kredi ve tahliye desteğiyle toplam 1 milyon 875 bin TL’lik destek sağlanıyor. Gelir ve kredi puanı şartı aranmaması da önemli bir avantaj. Ayrıca 6306 sayılı Yasa kapsamındaki uygulamalarda kira yardımı gibi mekanizmalar var. Fakat burada yalnızca desteğin miktarına değil, yurttaşların gerçekte üstlenmek zorunda kaldığı toplam maliyete bakmamız gerekiyor.”

Özellikle düşük ve orta gelir grubundaki yurttaşlar açısından yeni yapı maliyetinin destek tutarını aşan bölümünün ciddi bir finansman yük yaratabileceğini söyleyen Gürbüz, “Sonuçta bir tarafta deprem riski nedeniyle dönüşmek zorunda olan bir yapı var, diğer tarafta bu dönüşümün maliyetini karşılamak zorunda olan bir hane var. Yurttaşların gelirini, borçluluk durumunu ve geçici barınma maliyetini dikkate almayan bir model kağıt üzerinde destekli görünse de uygulamada bazı kesimleri dönüşümün dışında bırakabilir. 6 Şubat depremleri sonrasında da gördüğümüz üzere afetlerin sosyal ve ekonomik etkileri yalnızca yapıların yıkılmasıyla sınırlı kalmıyor; insanların barınma, gelir ve gündelik yaşam düzenleri de ciddi biçimde etkileniyor” diye görüşlerine devam etti.

“Depreme dayanıklı konut bir piyasa malı olmaktan çıkarılıp temel bir kamu politikası hedefi olarak ele alınmalı” ifadelerini kullanan Gürbüz, desteklerin gelir düzeyine, mülkiyet durumuna ve bölgesel maliyetlere göre daha kapsayıcı hale getirilmesi gerektiğini söyledi.

Haberin tamamına linkten ulaşılabilir. 

0 Yorum

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.