Yapı Sektörünün Haber Portalı

Maden Şirketlerine Açılan Davalar Reddediliyor

Yaşam alanlarını tehdit ettiği gerekçesiyle maden ve taşocakları şirketlerine açılan Sivas ve Çorum’daki üç ayrı davada yürütmeyi durdurma talebi reddedildi. Telafisi mümkün olmayacak kararlara halk tepkili.

Maden Şirketlerine Açılan Davalar Reddediliyor

Ülkenin pek çok noktası maden şirketlerine peşkeş çekilirken, ranta ve doğa katliamına karşı haklarında dava açılan şirketlerinin projeleri hakkında verilen yargı kararları tartışmaları daha da büyütüyor. Su kaynakları, tarım alanları ve doğal yaşamı tehdit ettiği, telafisi mümkün olmayan sonuçlara yol açacağı iddiasıyla maden ve taş ocağı projelerine karşı Sivas ve Çorum’da açılan üç ayrı davada yürütmeyi durdurma talebi reddedildi.

BirGün’den Sibel Bahçetepe’nin haberine göre; Sivas’ın Zara ilçesine bağlı Şenyayla mevkiinde planlanan “Yarma yöntemi ile pomza arama” projesine karşı köylüler ve meslek odaları açtı. Davada, Sivas Valiliği’nin 16 Mayıs 2025 tarihli “Çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) gerekli değildir” kararının iptali talep edildi. Proje sahasının Yeşilırmak’ın kaynaklarına yakınlığına dikkat çekilerek, olası bir kirliliğin Sivas’tan Samsun’a kadar uzanan havzayı etkileyebileceği vurgulayan bölge halkı, geri dönülmez zararlar doğabileceği uyarısında bulunuldu. Davalı idare ve şirket ise projenin yalnızca arama faaliyeti olduğunu, ilgili kurumlardan görüş alındığını ve gerekli önlemlerin taahhüt edildiğini, faaliyetlerin hazine arazisinde yürütüleceğini, patlayıcı kullanılmayacağı ve kültürel varlıklarla çakışma bulunmadığını öne sürdü. Sivas İdare Mahkemesi, yürütmenin durdurulması talebini oybirliğiyle reddetti.

Reklam Goruntulenme Bolumu

Dipsizgöl de risk altında
Zara’nın Dipsizgöl köyü bölgesinde planlanan stronsiyum tuzu (selestit) ocağı projesine karşı açılan davada da yürütmeyi durdurma talebi reddedildi. Zara Dipsizgöl Köyü Çevre Koruma Platformu, proje sahasının Dipsizgöl ve çevre köylerin içme-kullanma suyunu besleyen ana havzanın üzerinde yer aldığına dikkat çekerek, yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının kuruma, kirlenme tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu kaydetti. Açıklamada, “ÇED süreci usulsüzlüklerle doludur. ÇED alanı 25 hektar eşiğinin hemen altında tutularak kapsamlı inceleme engellenmiş, AFAD ve MTA tarafından tespit edilen heyelan riski ÇED raporunda yok sayılmış, pasanın asit üretme potansiyeli bilimsel testler yapılmadan ‘tehlikesiz’ olarak nitelendirilmiştir. Tüm bu bilimsel gerçekler ve yasal usulsüzlükler ortadayken, mahkemenin yürütmeyi durdurma talebimizi reddetmesi, kamu yararını değil, şirket çıkarlarını gözeten bir anlayışın ürünüdür.” denildi.

Haberin tamamına linkten ulaşılabilir.

0 Yorum

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.