- yapi.com.tr
- 31.10.2009
- GÜNDEM
- 2 okunma
Küresel Isınmaya Karşı Sosyalistlerin Tutumu
Dilaver Demirağ, çok talihsiz bir biçimde 24 ekim 350 ppm gösterilerinin ertesi günü sosyalistlere çamur atmış, oysa 350 ppm gösterileri çıplak bir biçimde sosyalistlerin çözümü Marks ve Kapital’de değil, günlük yaşamda aradıklarını ve dünyayı değiştirmek için çoktan kollarını sıvamış olduklarını gösteriyor.
HerTaraf’ta “yazar ve yeşil aktivist” Dilaver Demirağ’ın yazısını ne yazık ki
geç okudum ve okur okumaz bu çok “kibirsiz” yeşil arkadaşa yanıt verme ihtiyacı
duydum.
Demirağ’ın yazısı 26 ekimde yayımlanmış. Belli ki yazısını 25 veya 24 ekim
günleri yazmış. Tarihle neden mi bu kadar ilgileniyorum? Çünkü 24 ekimde bütün
dünya ile birlikte Türkiye’de de İstanbul, İzmir, Ankara ve Bursa’da irili
ufaklı “350 ppm” gösterileri oldu. Bu ülkede daha önceki küresel ısınma
gösterilerinde olduğu gibi sosyalistler, evet sosyalistler, kampanya yaptı,
sokaklarda bildiri dağıttı, afişler astı, sayısız toplantı yaptı ve gösterilerin
kıyas kabul etmeyen en büyük kalabalığını oluşturdu.
Demirağ bu gösterilerde var mıydı, yok muydu, bilmem, ama gösterilerin
hazırlanmasında hiçbir katkısının olmadığını iyi biliyorum. Kendisi “kibirsiz”,
ama iddia ettiği gibi “aktivist” değil!
Gelelim Demirağ’ın diğer söylediklerine. Sosyalistler (bana göre Küba
sosyalist bir ülke olmadığı gibi, Castro’da sosyalist değildir) küresel ısınma
sorununa dört elle sarılıyor ve üzerinde yaşayan bütün canlılarla birlikte
gezenimizin kurtulması, yaşanabilir hale gelmesi için mücadele ediyor. Sanırım
bunu hiç değilse Türkiye’de Yeşillerden daha iyi, daha yoğun ve güçlü bir
biçimde yapıyorlar. Neden mi bu kadar iddialıyım? Çünkü bütün küresel ısınma
gösterilerinde vardım. Bütün küresel ısınma gösterileri için bildiri dağıttım,
bir tane, iki tane değil, binlerce. Bunu hep sadece sosyalist arkadaşlarımla,
DSİP üyeleri ile yaptım. Sayısız toplantıya katıldım. Küresel ısınmayı anlattım
ya da diğer sosyalist arkadaşlarımın anlattıklarını dinledim. Okullarda,
sendikalarda, işyerlerinde, mahallelerde, evlerde küresel iklim değişimi
toplantıları yaptık.
Türkiye’de sosyalistlerin, DSİP üyelerinin yoğun olarak içinde çalıştıkları
Küresel Eylem Grubu (KEG) 2005’ten bu yana birçok kentte birçok gösteri ve
toplantı yaptı. Yüz binlerce bildiri dağıtarak küresel ısınma sorununa dikkat
çekti, öneriler getirdi. KEG gösterilerine 30 bine yakın insan katıldı,
toplantılarına daha da çok.
Sosyalistler gezenimizde karbon dioksit oranının düşürülememesi halinde ani
iklim değişimi tehlikesinin kapımızda olduğunu söylüyor. Bu nedenle gezegenimiz
üzerinde yaşayan bizlerin elimizi çabuk tutmamız gerektiğini ve öyle küçük,
etkisiz önlemler değil, çok ciddi, kalıcı önlemler almamız gerektiğini söylüyor.
Demirağ sosyalistlerin ekoloji sorununa (ki küresel ısınma bir ekoloji sorunu
değildir) Marks’tan ve Marks’ın Kapital’inden cevap aradıklarını neresinden
uyduruyor bilmiyorum, ama sosyalistler küresel ısınma sorununu günümüzün bilim
insanlarının çalışmalarından öğreniyor.
Sosyalistler gezegenimizin, üzerinde yaşayan tüm canlılarla birlikte
kurtulabilmesi için enerji politikalarının bütünüyle değişmesi gerektiğini,
fosil yakıtına dayalı enerji santrallerinin tümüyle kapatılarak yerlerine güneş
ve rüzgâr enerjisine dayalı santrallerin açılmasını öneriyor.
Sosyalistler ulaşım politikalarının derhal değiştirilmesini ve elektrikle
çalışan raylı sistemlere geçilmesini savunuyor.
Sosyalistler bütün binalarda
derhal izolasyon yapılmasını öneriyor.
Sosyalistler çimento, çelik, petrol gibi bazı sanayi dallarının tasfiye
edilmesini öneriyor. Çok katlı binalar yerine küçük ve izolasyonu tam binalar
öneriyor. Büyük çarşıların tasfiye edilmesini öneriyor.
Ve son olarak, sosyalistler bütün bunlar yapılmazsa sonunda gezegenimizin
tasfiye olacağını söylüyor.
Sosyalistler bütün bu önerilerin gerçekleşmesinin ancak kararlı devlet
politikaları ile olabileceğini de söylüyor. Eğer devlet müdahalesi olmazsa,
sorun piyasaya, piyasa kurallarına bırakılırsa hiçbir ciddi önlem alınmayacağını
ve atmosferdeki karbon dioksit ve diğer sera gazlarının artmasının önüne
geçilemeyeceğini ve uzak olmayan bir noktada ani iklim değişiminin başlayacağını
söylüyorlar.
Sosyalistlere göre, insanlar hükümetlere baskı yapmalı, radikal politik
kararlar alınarak küresel ısınmanın önüne geçilmesini talep etmelidir.
Biz insanlar bireysel önlemler alabiliriz, ama küresel ısınma konusunda
azıcık bilgisi olan herkes biliyor ki biz bireylerin alacağı önlemler çok
yetersiz. Asıl devletlerin önlem alması gerekir.
Sosyalistler küresel ısınmanın kapitalizm ile birlikte başladığını söylüyor.
Bunu uydurmuyorlar. Bilim insanlarının araştırmaları bunu kanıtladığı için
küresel ısınmanın kapitalizmin suçu olduğunu anlatıyorlar. Ve burada karşımıza
asıl sorun çıkıyor.
Madem küresel ısınma kapitalist sistemin eseri, o vakit kapitalist sınıfın,
küresel sermayenin hizmetinde olan devletler nasıl olacak da küresel ısınmaya
yanıt bulacak? Ya öyle bir baskı uygulayacağız ki, hükümetler sonunda sermaye
sınıfının bir kısmının tasfiyesine razı olacak ve önlem alacak ya da küresel
ısınmayı durdurabilmek için biz insanlar başka bir dünya yaratacağız.
Benim bir sosyalist olarak başka bir dünyayı tarifim elbette ki Dilaver
Demirağ’dan farklı. O nasıl bir dünya istediğini biliyor ve bunun propagandasını
yapıyor. Benim başka dünyam ise benim kafamda şekilli değil, o dünyayı bugünkü
düzeni yıkan ve yenisi kurmaya başlayan milyonlarca, milyarlarca insan birlikte
karar verecek. Her gün tartışarak, yaparak, değiştirerek... Bu da tamamen başka
bir tartışma.
Sonuç olarak, Demirağ çok talihsiz bir biçimde 24 ekim 350 ppm gösterilerinin
ertesi günü sosyalistlere çamur atmış, oysa 350 ppm gösterileri çıplak bir
biçimde sosyalistlerin çözümü Marks ve Kapital’de değil, günlük yaşamda
aradıklarını ve dünyayı değiştirmek için çoktan kollarını sıvamış olduklarını
gösteriyor. Çünkü önemli olan dünyayı değiştirmektir.
Peki, bütün sosyalistler küresel ısınma konusunda çok mu duyarlı? Hayır.
Birçok sosyalist çok duyarsız. Ama bütün Yeşiller yeni liberal politikalar
konusunda çok mu duyarlı? Hayır. Birçok ülkede Yeşiller yeni liberal
politikaların uygulayıcısı.
Demirağ sosyalistlere katılmak istemiyor olabilir, ama sosyalistler üzerine
laf ederken onların neler yaptığına ve kendisinin neler yapmadığına bakması
gerekir.
Biz onunla daha fazla tartışacak değiliz. İşimiz çok. Kürt sorunu, darbeler,
kapitalizmin krizi, işsizlik, ırkçılık, milliyetçilik ve iklim değişimi. İklim
değişimi en sonuncu gündem maddemiz değil. Bu sene önce nisan ayında, sonra
ekimde iklim değişimi gösterisi yaptık. 12 aralıkta üçüncü gösterimizi
yapacağız. Dilaver Demirağ’ı da bekleriz.
Doğan Tarkan / Devrimci Sosyalist İşçi Partisi Genel Başkanı-Küresel Eylem
Grubu Aktivisti
Haberi sosyal medyada paylaşın.
0 Yorum
Yorum Yap