Yapı Sektörünün Haber Portalı

'Koza Yaylaya Çıkamaz'

'Koza yaylaya çıkamaz' Altın madenciliğinin tehdidi altındaki Bergama'nın Kozak Yaylası'nda bulunan köyler, yıldan yıla gelişen çam fıstığı üretimi sayesinde binlerce YTL'lik gelire kavuştu. Köylüler, "altınımız fıstığımız" sloganıyla doğal dokuya zarar verecek madencilik çalışmalarına göz yummayacaklarını vurguluyor.

'Koza Yaylaya Çıkamaz'
Ege Bölgesi için "dağlarından yağ, ovalarından bal akar" söylemi sık sık kullanılır. Bölgenin üzüm, pamuk, incir, zeytinyağı gibi geleneksel ürün zenginliklerine son yıllarda çam fıstığı da eklenmiş durumda. Altın madenciliğinin tehdidi altındaki Bergama'nın Kozak Yaylası'nda bulunan köyler, yıldan yıla gelişen çam fıstığı üretimi sayesinde binlerce YTL'lik gelire kavuştu. Köylüler, "altınımız fıstığımız" sloganıyla doğal dokuya zarar verecek madencilik çalışmalarına göz yummayacaklarını vurguluyor.

Yöre köylülerinin verdiği bilgiye göre "Kozak", çam fıstığı kozalaklarına yerelde verilen ad. Yüz yıllardır fıstık çamı ağaçlarının olduğu bölge, ürünün ekonomik değerini son 50 yılda keşfetmiş. Ekonomik çıkış arayan köylüler, bu ürüne yönelmeye başlamış. Son yıllarda da önemli girdiler elde etmeyi başarmış. Bu nedenle bölgedeki meşe, elma ağaçları kesilerek yerlerine fıstık çamları dikilmiş.

GEÇİM KAYNAĞI

Kozak Yaylası Doğal Çevreyi Koruma Kültür ve Turizm Derneği'nden Gülden Karabacak'ın verdiği bilgiye göre, bölgedeki 17 köy çam fıstığıyla uğraşıyor ve yaklaşık 16 milyon fıstık çamı ağacı bulunuyor. Ancak başta Balıkesir olmak üzere çevre yerleşimlerden de insanlar da, özellikle toplama döneminde çalışmak üzere yaylaya geliyor. Böylece fıstık çamı, binlerce insan için önemli bir geçim kaynağına dönüşüyor.

Karabacak, Türkiye'de Aydın ve Muğla'da da yoğun çam fıstığı üretimi olmasına karşın, gerek toprak yapısı, gerekse iklim koşulları nedeniyle Kozak'taki ürünlerin dünya çapında talep gördüğünü belirterek, "Uzmanlar Kozak çam fıstığının neden bu denli kaliteli olduğunu hala araştırıyorlar. İspanya, İtalya ve Portekiz üretimde başı çekse de, Kozak fıstığı ayrı bir rağbet görüyor. Şimdi amacımız 'Kozak Çamfıstığı' ismiyle markalaşmak" diyor.

Son 3 yılda verimin azalmasına karşın bölgeden 20 milyon dolarlık çam fıstığı ihracatı gerçekleştirdiklerini, gerekli destek yapılması durumunda bu rakamın 100 milyon doları rahatlıkla bulabileceğine de dikkat çeken Karabacak, altın madenciliği tehdidiyle ilgili şunları söylüyor:

"Uzmanlar, yaylamızda hiç bir madencilik çalışması yapılmaması gerektiğini söylüyor. Kozak Yaylası, çam fıstığı olmadığı zaman biter. Kozak, Türkiye'nin değil dünyanın en kaliteli çam fıstığının üretildiği bir anavatandır. Bu yayla eğer kendisine izin verilirse, daha nice ihracat şampiyonluklarına imza atmayı hedeflemiştir. Ne yazık ki böyle bir cennet köşeye, olabilecek zararlar göz önüne alınmadan, gerekli bilimsel çalışmalar yapılmadan, altın madeni kurulmak isteniyor. Sahip olduğumuz doğal ekolojik sistemleri de madencilik uğruna yok etmemiz düşünülemez. Maden kurulması için 'istihdam' ve 'vergi' kazanımları ön plana çıkarılıyor. Oysa Kozak Yaylası zaten yıllardır ülkemize milyonlarca dolar ihracat geliri sağlıyor, binlerce insana iş olanağı sunuyor. Üstelik bunları çevreye zarar vermeden yapıyor."

0 Yorum

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.