- Yazar
- 18.07.2002
- GÜNDEM
- 258 okunma
Klima 100 Yaşına Bastı
Klima bir yüzyılı devirdi. Çiçeği burnunda mühendis Willis Haviland Carrier'ın icat ettiği ilk klima, insanları değil, sıcak ve nem yüzünden sapıta
Klima bir yüzyılı devirdi. Çiçeği burnunda mühendis Willis Haviland Carrier'ın icat ettiği ilk klima, insanları değil, sıcak ve nem yüzünden sapıtan baskı makinelerini soğutuyordu.
NEW YORK - Artık lüks değil, bir tür
'ilkyardım aleti' halini alan klima, bundan 100 yıl önce, haftalığı 10 dolardan çalışan çaylak bir mühendis tarafından icat edildi.
İlk klimanın amacı, insanları değil, baskı makinelerini soğutmaktı...
Cornell Üniversitesi mezunu Willis Haviland Carrier'ın çalıştığı şirketin müşterisi, dönemin gözde mizah dergisi 'Judge'ın matbaasında kullanılan kâğıt, sıcak ve rutubet nedeniyle sürekli kayıyor, baskı makineleri bir türlü mürekkebi tutturamıyordu.
1939: İlk klimalı otomobil
Carrier, basit bir çözüm getirdi:
"Makaralardan buhar pompalanarak ısıtılan baskı makinesi, neden makaralardan soğuk su geçirilerek soğutulmasın?" 17 Temmuz 1902'de ilk kez baskı makinesinin soğutulmasıyla klima çağı başlamış oldu. Bundan dört yıl sonra bir kez daha anımsanan sistem, 10 yıl sonra ABD' de birkaç işyeri ve evde boy gösterdi.
Tiyatro ve sinemalar bu mucizeyi keşfetmekte gecikmedi. 1925'te New York'taki ünlü Rivoli tiyatrosu, kapısına gururla 'Her zaman 20 derecedir' ilanını astı. Ardından mağazalara,
uçaklara (1936'da United Airlines) ve otomobillere (1939'da Packard) klima takıldı.
1929'da ABD Başkanı Herbert Hoover da Beyaz Saray'a klima taktırdı, ama bir sonraki Başkan Franklin D. Roosevelt, bir kez bile düğmesini çevirmedi. 1955'te William Dewitt adlı müteşebbisin geliştirdiği standart sistem sayesinde klimalar evlerde de yaygınlaştı.
Haberi faydalı bulduysanız tek dokunuşla paylaşın.
İdeal Cumhuriyet Köyü planın görünce anladım ki Türkiye'de şehir plancılığı konusundaki çalışmalarda mutlaka birinin kurcalaması gerekiyor. Halbuki Atça nahiyesi şehir planı temel olarak bu planı uygulamışlar. Halen de bu plana sadık kalınıyor. Atça'dan geçenler yolda görür. Mini Paris'e hoş geldiniz diye yazarlar. Acaba bu Cumhuriyet Planı demek biraz zor bir konu mu? Niye hep başkalarına özeniriz? Selamlar. Başarılar.