İstanbul Büyükşehir Belediyesi, belediye
şirketlerinin mali tabloları ve bilançolarının gizli olmadığı bildirildi.
Belediyeden yapılan yazılı açıklamada, CHP Büyükşehir Belediye Başkan Adayı
Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarına atıfta bulunularak,
"Belediye şirketlerinin mali tabloları ve bilançoları gizli değildir, herkese
açıktır. Sayın Kılıçdaroğlu da şirket bilançolarını özel yöntemlerle elde
etmemiştir. Geçen ayki Meclis gündemi dolayısıyla şirket bilançoları bütün
Meclis üyelerine dağıtılmıştır. Şirket bilançolarına kolaylıkla ulaşabilen
Kılıçdaroğlu'nun 'süre vererek' gizli saklı bilgileri açıklıyor intibası
uyandırması tamamen kafa karıştırmaya ve şova yönelik bir tutumdur" denildi.
Kılıçdaroğlu'nun İDO ile ilgili "283 milyon 741 lira kanunen
kabul edilemeyen gider söz konusudur" ifadelerine de yer verilen açıklamada,
İDO'nun diğer şirketlerden farklı olarak istisnai bir durumunun bulunduğu ve
filosundaki gemilerin Türk Loydu Kanunu kapsamında ikinci sicile kayıtlı olduğu
dile getirildi.
Türk denizciliğini teşvik etmek, desteklemek amacıyla çıkarılan bu kanunla
"İkinci sicile kayıtlı gemilerin işletilmesinden elde edilen tüm kazançların
kurumlar vergisinden istisna edildiği" belirtilen açıklamada, "İstisna
kapsamındaki bu kazançların elde edilmesi için yapılan tüm harcamalar 'kanunen
kabul edilmeyen gider' olarak yazılması gerekmektedir. 'Kanunen kabul edilmeyen
giderler', bizzat kanunun tanımladığı bir 'gider türü' olup, kanunsuz değildir"
hususlarına yer verildi.
Açıklamada ayrıca, "İDO'nun Kanunen Kabul Edilmeyen Giderleri yakıt, işçilik,
kira, sigorta giderlerinden oluşmaktadır" denildi.
Kılıçdaroğlu, "Belediyenin raylı sistem gelirleri, yangın sigorta vergi
gelirleri, emlak vergisi gelirleri, ilan asma tahsisi, bakım ücreti gelirleri,
servis araçları ruhsat izin harcı gelirleri, ilan ve reklam vergisi gelirlerinin
önemli bir kısmı 2022 yılına kadar ipotek altına alınmış, borçların geri
ödenmesine tahsis edilmiştir.
21. yüzyılda Düyun-u Umumiye İdaresi belediyede taht kurmuştur" şeklindeki
iddiasının da anımsatıldığı açıklamada, şu değerlendirmelerde bulunuldu:
"Öncelikle Türk Hazinesi'ni Düyun-u Umumiye İdaresi'ne benzeten bu talihsiz
açıklamaları kamuoyu takdir edecektir. Hazine Müsteşarlığı'nın bilgisi ve onayı
ile açılan bir hesabın Düyun-u Umumiye ile hiçbir benzerliği yoktur.
Kılıçdaroğlu ya meseleyi bilerek çarpıtmakta ya da konuyu bilmemektedir. Hazine
garantili borçlanmalar için 2002 yılında kabul edilen bir yasa (ki kamuoyu bunu
Kemal Derviş yasaları olarak bilmektedir) 'Dış Borç Ödeme Hesabı' açılmasını
öngörmektedir.
Tamamen belediyenin tasarrufunda olan bir hesaptır ve bazı gelir kalemleri bu
hesapta toplanmakta ve takip edilmektedir. Sadece Hazine garantili borçlanma
için gereken bir şekil şartıdır. Gelirlerini ipotek altına alınması kesinlikle
söz konusu değildir. İşlem sadece 'Dış Borç Ödeme Hesabı'nın kurulmasından
ibarettir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin 1 liralık bile ipoteği
yoktur."
Söz konusu hesapta toplanan gelirlerin, belediye gelirlerinin onda birine
ancak karşılık geldiği de belirtilen açıklamada, "2002 yılında yapılan bu
düzenlemenin, CHP'li Belediye Başkanları Ankara'da Murat Karayalçın,
Gaziantep'te Celal Doğan'ın ve Kocaeli'nde Sefa Sirmen'in Türk Hazinesi'ne
bıraktıkları büyük borçlar yüzünden olduğunu Sayın Kılıçdaroğlu unutmamalıdır.
Belediye şirketlerinin borçlarından bahseden Sayın Kılıçdaroğlu, bu şirketlerin
varlıklarından hiç bahsetmemektedir" denildi.
Açıklamada ayrıca, "Halbuki aynı tarih itibariyle 21 şirketin toplam
varlıkları 6 milyar 182 milyon 315 liradır. 21 Belediye şirketinin 18'nin ticari
karı 596 milyon 565 lira, zarar eden 3 şirketin zararı ise sadece 17 milyon 957
bin liradır" ifadeleri yer aldı.
0 Yorum
Yorum Yap