Saadet Partisi İstanbul Büyükşehir
Belediye Başkan Adayı Mehmet Bekaroğlu, Türkiye'deki belediyecilik anlayışını
değiştireceklerini söyleyerek, "İstanbul'u İstanbul yapan mahalleleri. Bir
kültür kenti, dönüşüm adı altında yok ediliyor. İnsanlar, F tipi konutlara
mahkum oldu. Şehrin kimliğiyle oynanamaz!" diyor.
Yerel seçimlerin genel seçim havasında geçtiğini söyleyen Saadet
Partisi (SP) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mehmet Bekaroğlu,
İstanbul'u kimliğine kavuşturacaklarını anlatıyor. Halkın, SP'nin belediyecilik
anlayışına güvendiğini ve inandığını söyleyen Bekaroğlu, "Türkiye'de
belediyecilik anlayışı müteahhitlik ile sınırlı kalıyor. Mutlaka etik, estetik
felsefesiyle belediyecilik anlayışını hakim kılmak gerek. Kentsel dönüşüm
projeleri adı altında, İstanbul'un kimliğiyle oynanıyor. Biz dindar insanlarız
yolsuzluk yapmayız diyorlar" diyor.
Deprem unutuldu
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın geçmişteki söylemlerini
değiştirdiğini öne süren Bekaroğlu söyle devam ediyor: "Tayip Bey, 1995 yılında
3'üncü köprü için 'cinayet' diyordu şimdi ise 3'üncü köprüyü yapmaya karar
veriyor. İstanbul'u İstanbul yapan mahalleleriydi. Bir kültür kenti, yok
ediliyor; F tipi konutlara insanları mahkum ediyorlar. Tayyip Erdoğan,
İstanbul'u Dubai yapmaktan bahsediyor bu, İstanbul'a hakaret etmekten başka bir
şey değil. İstanbul'un kimliği ile oynanmasına müsaade etmeyeceğiz. CHP'liler de
Paris gibi yapmaktan bahsediyor."
Bekaroğlu, partilerin ve adayların İstanbul ve deprem ilişkisini
tam olarak kuramadıklarını ve çözüm üretemedikleri anlatarak, "İnsanlar, depremi
hatırlamak istemiyor. İstanbul'un yıkılması, Türkiye'nin yıkımı demektir.
'Depremde hastanelerin durumu ne olacak?' sorusu hala yanıtlanmış değil.
Belediyeciliğe bakışımız, çözüm üretmek ve uygulamaya geçmektir. İstanbul'un
eski semtlerini, yerinde incelemek gerek. İstanbul'u, depreme hazır hale
getirmek istiyoruz" diyor.
Rant ve oy kapısı değil
İstanbul'un iyi yönetilmediğini vurgulayan Bekaroğlu şöyle devam
ediyor: "Kimileri İstanbul'u yol ve asfalt görmüş, kimileri ulaşım problemi
görmüş, kimileri oy deposu görmüş, kimileri ise rant ve haksız kazanç kapısı
olarak görmüş. 89 yıllık İstanbul yönetimlerinin, ortak özelliği İstanbul
körlüğüdür. Yaptıkları bütün uygulamalar İstanbul'un canını acıtan, İstanbul'u
kimliğinden uzaklaştıran, İstanbul için tehlike ifade eden uygulamalardır" diye
anlatıyor.
Neoliberalizmin taşeronu
Bekaroğlu, AKP ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi'yle ilgili
şöyle: "AKP, egemenlerin yeni politik şablonu olan neoliberalizmin, Türkiye
taşeronluğunu üstlenmiştir, IMF direktifleri doğrultusunda 'Elinde para eden ne
varsa sat' kolaycılığına esir olmuştur. Dünya egemenlerinin küreselleşme,
demokratikleştirme, özgürleştirme gibi pırıltılı ve etkileyici retoriğine
aldanmış görünüyorlar. Belediyeyi bir işletme, başkanı işletmeci, hizmeti kar
amacı olarak gören, bir kamu hizmet kurumunu piyasa objesine dönüştüren bu
aldatılmış zihniyet, satıp savarak sermaye sınıfına yeni rant alanları
oluşturmaya devam ediyor. İstanbul'a ve Türkiye'ye ihanet ediliyor."
Çözüm hafif raylı sistem
İstanbul'da ulaşım alanında büyük hatalar yapıldığını söyleyen
Bekaroğlu, tünel açarak kentin ulaşım problemini çözülmeyeceğini öne sürüyor.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın tünel projesini israf
olarak niteleyen Bekaroğlu, "Ulaşım meselesi tekerlekli araçlarla çözülmez.
İstanbul'da raylı sisteme ağırlık vermek gerek. Bakın metro demiyorum. Hafif
raylı sistem diyorum. Çünkü metronun maliyeti çok yüksek. Hafif raylı sistemle
şehrin trafiği yüzde 35 oranında bir rahatlatılır. Yol geometrisinden
kaynaklanın sorunlar nedeniyle trafikte ciddi tıkanmalar yaşanıyor" diyerek
sözlerini noktalıyor.
0 Yorum
Yorum Yap