İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı
(AKBA) bir süre daha, en azından Nisan başına dek
'başsız' kalacak gibi. Ancak bunun bir nedeni var: 29 Mart
seçimleri. Hal ve gidiş, AKBA ve İstanbul 2010 projelerinin kaderinin yerel
seçimlerin (galiplerinin) elinde olduğunun işaretlerini veriyor. Buna göre,
önceki gün 14.00'de, İstanbul Sepetçiler Kasrı'nda AKBA Danışma
Kurulu Başkanı Hüsamettin Kavi öncülüğünde yapılan toplantı,
AKBA Yönetim Kurulu'ndan istifa ederek ayrılan dört üyenin
yerine kimlerin seçileceğinin müzakere edildiği bir bürokratik zirveye dönüşmüş
görünüyor.
AKBA'nın 59 kişilik Danışma Kurulu'nda üç İl Genel Meclisi
Üyesi, üç Belediye Meclisi Üyesi ve kendi içlerinde
seçimleri yenilenen birer İstanbul Sanayi Odası (İTO) ve
İstanbul Ticaret Odası (İTO) üyesi var. Bu 'bürokratik'
kadrolaşma unsurları da, AKBA'da yaşanan nazik 'yönetişim' düğümünün bir
tezahürü.
Öte yandan, 16 Mart'taki aynı toplantıda, 2010'a can veren Girişim Grubu
üyelerinden iki, diğer Danışma Kurulu üyelerinden de iki kişinin Yürütme
Kurulu'na seçilmesi öngörülmüş. Fakat bu 'yenileme' de, bu seçimin yapılması
Danışma Kurulu'na 29 Mart ertesi yeni katılacak kimseler açısından sağlıksız
olacağı için 'seçim uğruna' ertelenmiş. Hal böyle iken, İstanbul 2010'da
dosyaları işleme alınan birçok proje de boşluğa düşmüş. Birçok disiplinden
sanatçı ise İstanbul 2010'da doğrudan muhatap bulamadıkları için gözü takvimde,
parmakları 'e-mail' kutusunda, bekliyor.
Sekreter Özgüç 14 gün 'rapor' almış
İşte Kavi de bu nedenle devreye girmiş. Kavi bu 'acil' kararların alınma
sürecinde, Danışma Kurulu yetkilisi olmasının da etkisi ile, halen Yürütme
Kurulu üyeliği devam eden Valilik, Belediye ve T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı
temsilcilerine ek olarak, İSO ve İTO'dan da birer yürütme kurulu üyesinin
alınarak, yeterli toplantı katılımcısı sayısının beşe ulaşabileceğine
inanıyor.
Bu yüzden, de Yürütme Kurulu üyeleri tamamlanana kadar, ajansın işine bu
'geçici' beş üye ile devam edebileceği yönünde bir çalışma yapılmış. AKBA
Yürütme Kurulu'nda Başkan Vekili olarak halen, T.C. Kültür Bakanlığı İl Kültür
Müdürü Ahmet Emre Bilgili bulunuyor. Bu arada 'kriz'in
taraflarından olduğu varsayılan AKBA Genel Sekreteri Eyüp Özgüç
de, aldığı 14 günlük 'rapor'la görevine şimdilik ara vermiş. İstanbul
2010 Avrupa Kültür Başkenti Artistik Komite Yönetmenleri ise, projenin
iç yetki karmaşasının aşılabilmesi bakımından ortak açıklama yapmak için
hazırlanıyor. İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Girişim
Grubu da yetki karmaşasına acilen son verilmesinden yana.
'Katılımcı, saydam, adil bir yönetim anlayışı...'
İstanbul 2010 projesi Danışma Kurulu'nda yer alan Vecdi
Sayar, gelişmeleri SABAH'a şöyle yorumladı: "İstanbul 2010'da yaşanan
tıkanıklığın, baştan beri savunduğumuz katılımcı, adil ve saydam bir yönetim
anlayışıyla aşılabileceğine inanıyorum. Kanımca, gelinen noktanın sorumlusu kamu
görevi yapan bir kuruluşu, kişisel 'şov'una alet eden eski Yürütme Kurulu
Başkanı'dır. 2010 sürecini, İstanbul'un kültürel dinamiklerini ve 2010
Ajansı'nın idari yapısını hiçe sayan bir anlayışla yönetmek, kimsenin haddi
olmaması gerekir. Yürütme Kurulu Başkanı'- nın görevi, 'orkestra şefliği'dir.
Bütün aletleri en iyi kendisinin çaldığını iddia eden bir orkestra şefi, olmaz,
olamaz. Takım oyununa inanmayan, kişisel tercihlerini devreye sokan yöneticilere
ihtiyacımız olmasa gerekir."
0 Yorum
Yorum Yap