Son günlerde ulusal basında yer bulan ve ajansta çalışan
yönetmenlerin kendi projelerinden pay aldıklarını iddia eden haberlere
İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti
Ajansı'ndan yanıt geldi. Ajanstan yapılan yazılı açıklamada,
ısrarla benzer haberlerin devam ettirildiği savunularak, İstanbul 2010 AKB
Ajansı’nın proje üretim süreciyle ilgili detayları bir kez daha kamuoyuyla
paylaşma ihtiyacı duyulduğuna dikkat çekiliyor. Açıklamada Ajansın,
'Kültür-Sanat', 'Kentsel Uygulamalar ve Kültürel Mirasın Korunması', 'Turizm ve
Tanıtım' olmak üzere üç ana alanda hem proje ürettiği, hem de dışarıdan gelen
projeleri değerlendirerek uygun bulduklarını desteklediğine vurgu yapılıyor ve
şöyle devam ediliyor:
"Bugüne kadar ajansımızla ilgili olarak medyada çıkan haberlerin bir
kısmında, İstanbul 2010 AKB Ajansı’nın sadece kamuoyundan gelen projeleri
değerlendiren ve kabul edilmeleri durumunda fonlayan bir yapı gibi yansıtıldığı
veya kamuoyunda, kısmen de olsa, böyle bir izlenim olduğu anlaşılmaktadır.
Ajansın bugüne kadar uygulamaya koyduğu projelerin önemli bir kısmı (yüzde 78’i)
dışarıdan gelen projeler olmakla birlikte, yüzde 22’lik ciddi bir bölümü bizzat
Ajans’ın kendi yönetmenlik ve direktörlüklerinin ürettikleri, yani müellifi
ajans olan projelerdir. Daha net bir ifade ile, İstanbul 2010 Avrupa Kültür
Başkenti Ajansı’nın şu anda fonlamakta olduğu 421 projenin 93’ü Ajansın
kendisinin ürettiği projelerdir.
Bu projeler bizzat Ajansın kendi insan kaynağının ve entelektüel beyin
gücünün ürettiği projelerdir. Elbette gerekli olduğu durumlarda ajans dışından
da katkılar alınmaktadır. Her bir proje, ilgili yönetmenliğin veya direktörlüğün
kollektif çalışması sonucu ortaya çıkmaktadır. İstanbul 2010 AKB Ajansı’nın
yönetmenliklerinde ve direktörlüklerinde ise alanlarının yetkin ve değerli
kültür-sanat üreticileri, fikir önderleri, entelektüelleri ve kültür
yöneticileri görev almaktadır.
İstanbul 2010 AKB Ajansı gibi bir ajansın, kendi projelerini üretememesi gibi
bir durumun söz konusu olamayacağı aşikardır. Zira, Türkiye’nin en yetkin
kültür-sanat insanlarının, entelektüellerinin ve yöneticilerinin Ajansta bulunma
sebepleri sadece dışarıdan gelecek projeleri değerlendirmek olamaz.
Burada önemli olan ve altı kuvvetle çizilmesi gereken nokta şudur: Söz konusu
insan kaynağının tamamı, İstanbul 2010 AKB Ajansı için sözleşmeleri ile sabit
aylık ücretleri dışında hiç bir ücret, prim, bonus veya pay almamaktadır.
Kendilerine ait bir proje olmadığı gibi, üretimine katkıda bulundukları herhangi
bir projeden pay almaları da söz konusu olamaz. Projelerin uygulamasında
faydalanılacak dış kaynakların ve altyüklenicilerin ajans çalışanları ve
özellikle de yönetmen ve direktörler ile bir illiyet bağının olmaması diğer bir
önemli etik prensiptir.
Bu çerçevede, bir kısmının bilgi eksikliğinden, bir kısmının ise bilinçli
olduğunu düşündüğümüz söz konusu haberlerdeki bu iddianın tamamen asılsız
olduğunun bir kez daha altını çizmek isteriz.
Proje değerlendirme ile proje üretme birbirinden ayrı işleyen
süreçlerdir
Bu noktada, ikinci bir temel unsurun daha altını çizmek gereklidir: Her bir
yönetmenlik, aynı zamanda kendi alanı ile ilgili dışarıdan başvuruları yapılan
projeleri değerlendirme sorumluluğunu da üstlenmektedir. Ancak bu süreç, Ajans
içi üretim sürecinden kesin bir şekilde ayrılmış ve standartları çok net
belirlenmiş, şeffaf bir süreçtir.
Ajansımıza başvurusu yapılmış projeler, ilgili sanat yönetmenliği veya
direktörlük tarafından, uzman danışmanların da katılımıyla objektif kriterler
doğrultusunda titizlikle incelenmektedir. İstanbul 2010 AKB Ajansı olarak
başvuruları değerlendirirken dikkate aldığımız kriterlerin ana başlıkları temel
olarak: İstanbul ile ilişikli olma, ilgililik, projenin sosyal ve uluslararası
boyutunun bulunması, artistik değeri, hedef kitleye uygunluğu, İstanbul’a ve
İstanbulluya sağladığı fayda, İstanbul 2010 AKB’nin tanıtımındaki rolü, Avrupa
Kültür Başkenti programının misyon ve rolünü kamuoyuna aktarmak,
sürdürülebilirlik ve geliştirilebilirlik kriterlerini kapsamaktadır.
İnceleme sonuçları, uzmanların görüşleri ile birlikte değerlendirilmek üzere
Ajansımız Yürütme Kurulu’na sunulmaktadır. Projeler, ilgili Yönetmenlik veya
Direktörlüğün inceleme ve görüşleri ışığında, Yürütme Kurulu tarafından İstanbul
2010 AKB Programına uygunluğu ve bütçe olanakları ile ele alınarak
değerlendirilmektedir.
Yürütme Kurulu onayını alan projeler, Bütçe Komisyonu tarafından görüşülüp,
Ajansımızın projeye vereceği maddi desteğin karara bağlanmasının akabinde proje
sahibi ile sözleşme imzalanmaktadır. Bütçe Komisyonu’nun projeyi karara
bağlaması ve sözleşme imzalanana kadar proje değerlendirme süreci devam
etmektedir. Yapılan başvurular ancak ve ancak bu safhalardan geçtikten sonra
İstanbul 2010 AKB Projesi olarak nitelik kazanabilir.
Dolayısıyla, proje
üretimi ve değerlendirmesi birbirinden bağımsız işleyen süreçlerdir ve İstanbul
2010’un yönetmen ve direktörleri, iki süreci birbirinden bağımsız olarak yönetme
yetkinliğindedir. Fonlanan projelerin yüzde 78’lik bir bölümünün dışarıdan
projeler olması da Ajansın kendi projelerine pozitif bir ayrımcılık yapmadığının
en güzel göstergesidir".
0 Yorum
Yorum Yap