Beşiktaşlı yönetici
Orhan Saka’nın
duyurduğu, Beşiktaşlıları heyecanlandıran
‘İnönü Stad’ının yıkımına
onay çıktı’ haberi doğru çıkmadı.
NTV'nin
haberine göre, stada onay verecek olan
İstanbul 3 No’lu Kültür
Varlıklarını Koruma Kurulu Başkanı
Doç. Dr. Halil
Onur, ortada henüz bir proje başvurusunun bile olmadığını belirterek,
“Yeni bir karar almadık, bu haliyle de izin vermemiz mümkün değil’’ dedi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisi, İnönü Stadyumu için
plan değişikliği yapmış, bu planda açık ve kapalı spor tesisleri, kültürel
tesis, zemin altına katlı otopark, spor faaliyetlerine yönelik konaklama tesisi,
rezidans, idari bürolar, restoran, alışveriş üniteleri, cimnastik salonu, kapalı
yüzme havuzu ve sauna yapılabileceği ifadeleri yer almıştı. Plan değişikliğine
göre stadın yüksekliği artıyor, alan da genişliyordu. İstanbul 3 No’lu Koruma
Kurulu da bu plan değişikliğini, yeni eklemeler ve değişiklikler yaparak
onaylamıştı.
Ancak 1 Kasım’da Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu, İnönü Stadı’nın
yıkılmasını ve Beşiktaş Stadı Kompleksi’nin neredeyse iki katına çıkarılmasını
öngören bu plan değişikliğine onay vermedi. Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul
Günay da tarihe Dolmabahçe’yi denize batıran bakan olarak geçmek istemediğini
söylemişti.
Neden böyle duyurdu?
Yüksek Kurul’un bu kararı ilgili kurumlara ve belediyelere yeni ulaştı.
Beşiktaşlı yönetici Orhan Saka ise bu kararı basına aktarırken, Anıtlar Yüksek
Kurulu’nun 24 Kasım 2011 tarihi itibariyle stadın yapılabileceğine dair izni
verdiğini söyledi. Saka söz konusu haberde “Kulübün yararına düşündüğümüz
konaklama tesisleri ve katlı otoparka onay çıkmadı. Proje çalışmaları nedeniyle
zannediyorum gecikmeler oldu. Ancak, stat yapımı için çalışmaların sezon sonunda
başlayabileceğini tahmin ediyorum” diyordu. Oysa Yüksek Kurul’un bu kararı
biliniyordu ve yeni bir gelişme değildi. Ancak Saka bunu yeni bir kararmış gibi
sununca, İnönü Stadı’nın yıkımına onay verilmiş gibi kamuoyunda algı oluştu.
Proje yok ki karar olsun!
Yeni projeye onay verecek olan 3 Nolu Koruma Kurulu Başkanı Doç. Dr. Halil
Onur, Beşiktaşlı yöneticinin açıklamasına çok şaşırdığını belirtti: ‘‘Yeni
kararmış gibi söylenince kurul müdürünü aradım, acaba benim olmadığım bir
toplantıda yeni bir karar mı alındı diye. Yıkım söz konusu değil. Asla izin
verilmez. Henüz bize statla ilgili restorasyon, restütisyon, röleve projeleri
bile gelmedi. . Önümüze bir proje bile gelmedi ki neye izin vereceğiz? Beşiktaş
yöneticileri hangi amaca hizmet bu açıklamayı yaptılar bilemiyorum.” Kültür ve
Turizm Bakanlığı yetkilileri de yeni bir karar alınmadığını, Beşiktaş klubünün
kamuoyunu bilerek yanlış yönlendirdiğini öne sürdü. Yüksek Kurulu’nun adını
vermeyen bir üyesi de “Bakan Günay’ın tavrı net. Yeni inşaat istemiyor. Bu talen
Yüksek Kurul’un kararında etkili oluyor’’ dedi.
Besim Bey'in yorumundaki tespitlere katılmamak mümkün değil. Ancak, şehir merkezinde bulunan en ufak boşluğa dahi derhal bir alışveriş merkezi dikilmesine karşıyım. Üstelik Dolmabahçe Sarayı'nın tam karşısına, sarayın birkaç misli yüksekliğinde, üzerinde rezidansı olan kocaman bir kompleks ne kadar yakışır acaba? Neden tüm kenti yamalı bohçaya benzer bir hale sokma telaşındayız? Üstelik söz edilen kompleks yapılırsa, zaten sürekli trafik sıkışıklığı olan bir bölgeye ekstra bir yoğunluk getirilmiş olmayacak mı?
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay da tarihe, Dolmabahçe’yi denize batıran bakan olarak geçmek istemediğini söylemişti. Böyle diyebilen bir kültür bakanını alnından öpmek gerek. İstanbul 3 No’lu Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu Başkanı Doç. Dr. Halil Onur, ortada henüz bir proje başvurusunun bile olmadığını belirterek, “Yeni bir karar almadık, bu haliyle de izin vermemiz mümkün değil’’ dedi.
Bu cümle bile bir sorumluluk ifade eder.
Şehre karşı, tarihe karşı sorumlu olan bu kurullar; rantçıların kurul ve kurumları oluyor genellikle.
O bölgenin kesinlikle o stadyumdan temizlenmesi gerek. Bir yerde saray, bir yerde şehrin göbeği, trafik keşmekeşi, futbol fanatiklerinin ortalığı karıştırdığı ve binlerce yerli/yabancının sarayı gezdiği büyük bir kargaşa.
Şu anda bile; yapının dış çevresi abuk sabuk yazılarla (futbol sen bizim her şeyimizsin) gibi basitliklerle, çirkin ilanlarla dolu. İlk iş o reklam ve afişlerin oralardan temizlenmesi, sonra da o kulube, şehrin çok dışında yeni bir stadyum için yer verilmesi gerekir.
Hangi belediyenin sorumluluğunda ise, o çırkin reklamlar kaldırılmalıdır öncelikle.