- yapi.com.tr
- 27.10.2005
- GÜNDEM
- 3 okunma
'İhale Kültürünüzü Değiştirmek için Geliyoruz!'
'İhale kültürünüzü değiştirmek için geliyoruz!'
Belediye ile anlaşma imzaladığı gün gazetelerde projesi yayınlandığına göre, Dubai Veliaht Prensi Şeyh Muhammed bin Reşit el Maktum, kısa adıyla Şeyh Mo, "Dubai Towers - İstanbul" işinin gerçekleşeceğini çoktan biliyor olmalıydı.
Gerçekleştirdiği cesur ve hızla tamamlanan projelerle minik Dubai'yi Ortadoğu'nun Hong Kong'u yapma yolunda olan Şeyh Mo'nun ayak sürçmesini beklemiyorduk tabii. Ama bu sanki biraz anormal bir şekilde süratli oldu.
İnşaatı gerçekleştirecek Dubai International Properties'in web sitesinde projeyle ilgili ayrıntılar da imzalar atılır atılmaz yayınladı (www.dip.ae). Rezidansların ve dükkânların fiyatları belli mi diye baktım ama yoktu. Yakında görürüz sanırım.
Beni yanlış anlamayın. Ramazan davulcusu sahur için neyse, yabancı sermaye için de ben oyum. Gazeteciliğe başladığımdan beri (o zaman dinozorların nesli daha tükenmemişti) yabancı sermayenin tellallığını yapıyorum.
Ama eminim ki Şeyh Mo Paris Belediye Başkanı'na gitseydi (veya Belediye Başkanı ona gelseydi) şehrin en değerli yerinde böyle bir arsa alamazdı. Bir Fransız prens de alamazdı. Batının metropolitan merkezlerinde böyle değerli arsalar rekabete açılmadan elden çıkartılamaz.
İdarenin maksimum geliri elde etmesinin şartı rekabettir: Kapalı zarf ve açık artırma yöntemi ile özelleştirme idaresi bu yıl rekor fiyatlar aldı. Demek ki yöntem belli. İkili anlaşmalarla genellikle ihale değil iyilik yapılıyor.
Dubai International Properties'in İstanbul Belediyesi arazisi üzerine inşa edeceği çift kulelerden Belediye yüzde 20 pay alacak.
Dün bu konuda konuştuğum bir uzman, bana belediyenin alması gereken payın "en az yüzde 50" olduğunu söyledi.
Ve ilave etti: "Bu arsaya müşteri bulacağız, bana arsa sahibi olarak kat karşılığı kaçını vereceksin? diye kapalı zarf ve açık artırma yöntemi ile yola çıksak en az yüzde 50 alırdık. Belki yüzde 60. Belediye beş kuruş para da koymazdı."
Önümüzde bunun böyle olduğunu kanıtlayan bir örnek var. Maslak'tan İstinye'ye inen yolun sol tarafında, İMKB'yi geçtikten sonra, büyük bir alışveriş merkezi ve rezidans inşaatı var. İnşaatı yapan şirketin bir yetkilisinden aldığım bilgiye göre arsa sahibi sermaye olarak sadece arsayı koydu. Kaşılığında inşaatın yüzde 43'ünü alıyor. Yani, çok daha merkezi bir yer olan Levent'te, çok daha değerli bir arsa karşılığında, cebinden para koyduktan sonra da İstanbul Belediyesi'nin alacağından iki misli fazlası.
Ultra modern bir mimari konsept, lüks alışveriş ve servis anlayışıyla gelecek olan Dubaililerin İstanbul'a yeni bir boyut getireceği muhakkak. Ama bunun karşılığında Belediye piyasa koşullarına daha yakın bir bedel almalıydı.
Haberi sosyal medyada paylaşın.
0 Yorum
Yorum Yap