Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Ankara Şubesi 28. Dönem Yönetim Kurulu, nükleer santrallere ilişkin düzenlemeler de içeren 7590 Sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile ilgili bir basın açıklaması yaptı. “Düğün değil bayram değil: Nükleercilere yeni kıyaklar” başlığıyla yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Resmi Gazetenin 31 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanan ‘7590 Sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’ ile öğrenci affından, siber güvenliğe, elektronik haberleşme alan adlarından nükleer enerji santral işletmecilerine tanınan KDV istisnasına, ehliyet alımından genel aydınlatma giderlerindeki yerel yönetim paylarına kadar geniş bir çerçevede yeni düzenlemeler yapılmıştır. Çok farklı konularda yapılan düzenlemelerin aynı kanun ile yürürlüğe girmesi, kanun yapma tekniği açısından meslek alanımızda olmasa da sonuçları itibariyle meslek alanımızdaki konulardır.
Son yarım yüzyıldır, enerji üzerinde hegemonya kurmak isteyen küresel güçlerin hem Dünya’da hem de ülkemizde odak noktasına enerjinin kamusal bir hizmet olduğu değil, bir ticari meta olarak karlılığı ve buna bağlı olarak kontrol edilmesi olmuştur. Bu uğurda, çevresel etkiler bilimsel ve hukuksal esaslar çerçevesinde değil özel sermayenin lehine endeksli olarak düzenlenmiş ve halen temel olarak bu yaklaşım sürdürülmektedir.
Son yapılan 7590 sayılı düzenlemenin 9. Maddesi ile 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununa bir geçici madde eklenmiş ve bazı değişiklikler yapılarak; nükleer enerji santralleri yatırımlarına ilişkin inşaat işleri için KDV geri ödemesi, makine ve teçhizat alımlarında ise KDV istisnası ve vergi indirimi getirilmiştir. Üstelik, makine ve teçhizat ile ilgili istisnaların 2050 yılına kadar uzatılabileceği belirtilmiştir. Dünya genelinde yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı artmış, maliyetleri azalmış, çevresel etkileri diğer kaynak çeşitlerine göre en az olduğu kabul edilmişken bu nükleer hayranlığına anlam vermek güçtür. Nükleer santrallerin anlatıldığı kadar çevreci olmadığı, risklerinin azalmayıp bilakis arttığı, nükleer enerji santrallerinden alınan elektrik birim fiyatının fahiş rakamlara ulaştığı, asimetrik saldırı hedefi olduğunun daha görünür olduğu bir zamanda bu istisnalar, indirimler ve geri ödemeler bir yandan kamu zararlarını arttıracak ve diğer yandan vergi kaybına yol açacak faktörlerdir. Bu değişikliğin Japonya’da birkaç gün önce meydana gelen deprem sonrası nükleer sızıntı olup olmadığının konuşulduğu günlere rastlaması ise hazin bir çelişkidir.
Aynı torba kanunun 23. Maddesinde 14 Mart 2013 tarihli ve 6446 sayılı ‘Elektrik Piyasası Kanunu’ geçici 6. Maddesinde yapılan değişiklilerle geçici 6. Maddenin geçerlilik süresi 2030 yılına kadar uzatılmıştır. Genel aydınlatma giderlerine katılım konusundaki düzenleme 1/1/2026 tarihinden itibaren uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmek ve geriye doğru da geçerli olmak üzere yapılmıştır. Bu düzenleme ile, yerel yönetimlerin ve il özel idarelerinin genel aydınlatma giderlerine katılımı 3 katına çıkarılmıştır. Böylelikle, daha önce aydınlatma giderine katılımı %10 olan Büyükşehir belediyelerinin ve il özel idarelerinin katılım payı %30’a, %5 olan diğer belediyelerin payı %15’e arttırılarak, bu giderler merkezi genel bütçeden yerel yönetimlere kaydırılmıştır.”
0 Yorum
Yorum Yap