Maslak'ta yapımı devam eden
Diamond Of İstanbul projesi yargıya taşındı. Ünlü işadamı
Mehmet Hattat'ın sahibi olduğu Hema Endüstri
tarafından yapılan, 150 milyon dolarlık, 200 metre yüksekliğindeki kulelerin
mevcut plana aykırı olarak kaçak inşa edildiği öne sürülmüştü. CHP Şişli İlçe
Başkanı Dursun Çaltı, projeyi yapanlar ve yapımına göz yuman sorumlularla ilgili
Şişli Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulundu.
Yerin altına 15 kat
Sabah, yerin altında 15, üstünde ise 50 kat olan Diamond Of İstanbul
projesini geçtiğimiz hafta "En güzel bayram hediyesi Hattat'a" başlığıyla
duyurmuştu. Şişli Ayazağa Transfer Merkezi 2 pafta, 11 ada 95 parselde bulunan
12 dönümlük araziye yapılan proje dört kez reddedildi. Beşinci kez İstanbul
Büyükşehir Belediyesi Meclisi'ne getirilen proje, planlama müdürlüğünün olumsuz
görüşlerine rağmen meclisten oy çokluğu ile geçtiğimiz haziran ayında geçirildi.
Avrupa'nın ilk 100 binası arasında gösterilen kulelerin yapımı, askı sürecinin
bitmemesine, itirazların bir sonuca bağlanmamasına rağmen bütün hızıyla
sürüyor.
Suç duyurusu
Projeyle ilgili hem Şişli Belediyesi'ne hem de İstanbul Büyükşehir
Belediyesi'ne 17 Temmuz'da itirazda bulunarak 1/bin ve 1/5 binlik planlarda
yapılan değişikliğin mevcut planlara aykırı olduğunu öne süren CHP Şişli İlçe
Başkanı Dursun Çaltı, şimdi de projeyi yargıya taşıdı. Çaltı'nın yaptığı suç
duyurusunda şu görüşlere yer verildi: "İnşaatın yapı ruhsatlarının savcılıkça
getirtilerek, bilirkişi vasıtasıyla halen devam eden inşaatın konumuyla uygun
olup olmadığı saptanmalı ve inşaat sahibi Mehmet Hattat hakkında Türk Ceza
Kanunu'nun 184-1 gereğince işlem yapılmalı. Diğer sanıkların inşaata müsaade
etmeleri, göz yummaları nedeniyle aynı gerekçelerle görevi kötüye kullandıkları
son derece açıktır. Bu itibarla haklarında gerekli işlemlerin yapılması
gerekmektedir..."
Bu yükseklik hastalığı hiç hayra alamet değil. Dubai modeli diye kuleler, gökdelenler habire yapılmaya çalışılıyor. Dikey ulaşımın zorluğu, yaşam kalitesinin düşmesi, statik ve deprem risklerinin fazla olmasına rağmen böyle lüzumsuz bir yarışın sürdürülmesinin psikolojik, ekonomik ve psikiyatrik olarak tetkiki lazım. Teşhisi takiben de tedavisi gereken bir hastalık bu.
İmar hileleri ve muhtelif sıkıntılar da cabası. İnsanoğlu hedefine insanın mutluluğunu koymalı iken, neye ve kime hizmet ettiği belli olmayan gereksiz ve lüzumsuz bir yarışa giriyor. Bu yarıştan o gayr-i insani yüksek mağaralarda oturan insan mı kazanıyor? Kesinlikle hayır. Birkaç megalomanın tatmini olacak diye yüzlerce, binlerce kişi mutsuz oluyor. Kent yaşamı sıkıntıya giriyor. Kimseye bir faidesi de olmuyor. Bu sıkıntılardan kurtulmanın yolu makul ölçüde yükselmek ve işi yarıştan kurtarmak.