Mihail Saakaşvili, 2004'te
Gürcistan Devlet Başkanı olmasından beri, liderliğini birbiri ardına
büyük fikirler ortaya atma üzerinde temellendirdi: Yolsuzluğuyla ünlü trafik
polisinin tasfiyesi, ülkenin ikinci dilini Rusça'dan İngilizce'ye çevirmek,
parlamentoyu Tiflis'ten otomobille üç saatlik mesafedeki Kutaysi'ye taşımak ve
son olarak tarımla geçinen batı bölgesindeki yoksulluğa karşı sıfırdan
Lazika adında bir şehir inşa etmek gibi. Karadeniz kıyısındaki
bataklık topraklarda geleceğin görkemli kenti olarak inşa edilen proje,
Çinlilerin şipşak kent konseptine dayanıyor. Hükümetin hazırladığı promosyon
videosundaki bilgisayar animasyonu, Dubai benzeri gökdelen öbeklerini ve dolup
taşan bir kargo limanını gösteriyor.
Lazika'nın ilk binası (füturistik tarzdaki Kamu Hizmetleri Salonu) henüz
inşaat halinde ve Eylül'de açılacak. Başkan Saakaşvili'ye göre, 10 yıl sonra
Lazika, yarım milyon nüfusuyla Karadeniz'in önde gelen ticaret merkezlerinden
biri olacak. Gürcistan çapında kamu hizmeti veren binaların inşaatlarını
denetlemekten sorumlu bakan yardımcısı Giorgi Vaşadze, şunları söylüyor:
"Ülkemizi bu kadar hızla değiştirmemizin sebebi oldukça akıllı ve çok genç
olmamız ve her şeyi büyük bir hızla yapmak istememiz. Bizim Avrupa ve
Amerika'daki gibi bir proje hakkında 10 yıl düşünüp sonra hayata geçirecek kadar
bol vaktimiz yok. O yüzden bazen aklımıza böyle çılgın fikirler geliyor."
Ama kimilerinin de şüpheleri var. 38 yaşındaki
Kakha Paçkua
da bunlardan biri. Bu topraklarda yüzyıllardır yaşayan
Megrel halkından olan Paçkua, inşaat sahasının
eteklerinde çalışıyor ve zeminin çok doygun olmasından ötürü projedeki binalar
için 25 metre derinliğe temel kazmak gerektiğini belirtiyor. Gözleriyle
bataklıkları işaret ederek, "Her Megrel, size buraya inşaat yapmanın imkânsız
olduğunu söyler. Bunlar devasa binalar, batak zemin onları nasıl tutacak,
bilmiyorum" diyor.
Lazika fikri, dört ay önce Saakaşvili'nin 65 bin nüfusu bulunan ve sürekli
nüfus kaybeden
Zugdidi kentini ziyareti sırasında ortaya
atıldı. Mandalina, ceviz, fındık üretilen bölge, Rusya'nın 2005 ve 2006'da Gürcü
mallarına pazarlarını kapatması ve iki yıl sonra komşu ayrılıkçı bölge
Abhazya'yı koruması altına almasıyla ağır darbe yemişti.
Saakaşvili, 4 Aralık'ta yaptığı konuşmada Zugdidi'nin boğuştuğu zorlukları dile
getirirken, "Artık yoksulluk istemiyorsak büyük bir atılıma ihtiyaç var" dedi.
Atılımın 30 kilometre uzakta, kıyıda büyük bir kent ve liman olacağını belirtti.
Avrupa için son derece alışılmadık olan bu fikir, Çin'de oldukça yaygın.
Kırsal kesimden gelen göçmenleri yerleştirmek için bir çırpıda onlarca kent inşa
edildi. Vaşadze de, internette dolaşırken
'charter city' (kiralık
kent) konseptiyle karşılaştığını, bu kentlerin tümüyle ayrı tüzükleri
ve yargı sistemleri olduğunu, bu sayede yabancı yatırımcıları fabrika kurmaya
cezp ettiklerini söylüyor. Ona göre bölgenin sulu olmasının önemi yok. "Çin'e
giderseniz, tüm yeni kentlerin bataklık üzerine kurulduğunu görürsünüz" diyor.
Bir soru da, ne büyüyen ne de şehirleşen 4,5 milyon nüfuslu bir ülkede,
Lazika'nın yarım milyon insanı nasıl kendine çekeceği. Finansman da bir başka
endişe kaynağı. Dört ay önce Saakaşvili, 600 ile 900 milyon dolar arasında hesap
ettiği masrafları geniş çapta omuzlayacak Avrupa ve Asya'dan çok sayıda büyük
yatırımcıyla görüşmelere başladıklarını söylemişti. Henüz resmen başvuru yapan
bir yatırımcı çıkmaması, yükün ne kadarının Gürcistan'ın geçen yıl 4.2 milyar
dolar olan bütçesine bineceği sorusunu cevapsız bıraktı. Yakınlardaki Kolketi
bataklıklarının sağlamlığıyla ilgili de endişeler var. Üstelik Gürcistan 1997'de
buradaki 33 bin hektar alanı korumayı taahhüt etmişti.
Kafkas Çevreci
Sivil Toplum Örgütleri Ağı'ndan
Kakha Bahtadze,
hükümet henüz şehir planını yayımlamadığı için projenin çevreye etkisi üzerine
ciddi bir tartışmaya girilemediğine dikkat çekiyor ve ekliyor:
"Devlet başkanı ve hükümet burada bir kent olacağını duyurdu. Bizim başkan
bir şey ilan ederse gerçekleşmesi adettendir."
Ellen Barry
0 Yorum
Yorum Yap