Uzmanlar, iklim değişikliğinin birçok sonucunun artık
"düzeltilemez" noktada olduğunu, küresel ısınmanın uzun süre
giderilmesinin mümkün olmadığını belirtti. ABD Ulusal Bilim
Akademisinin iklim araştırmacılarından Susan Solomon,
"İnsanlar uzaya karbondioksit salımını durdurursak, iklimin 100 yıl, 200 yıl
içinde normale döneceğini zannediyor, bu doğru değil" dedi.
Solomon, uluslararası bir ekibin iklim değişikliğinin "değiştirilemez"
sonuçları hakkında hazırladığı raporun baş yazarı. Araştırma raporu, bugün
Ulusal Bilim Akademisi dergisinde yayımlandı. "İklim değişikliğinin yavaş, ama
durdurulamaz olduğunu" belirten Solomon, bu nedenle uzun dönemdeki etkilerin
daha da kötü olmasını önlemek için bir an önce harekete geçilmesi gereğine
işaret etti. Susan Solomon, karbon salımı durdurulsa bile en az bin yıl etkisini
sürdürecek değişiklikleri "değiştirilemez" olarak tanımlıyor.
Rutgers Üniversitesi Çevresel Tahminler Merkezinden Alan
Robock, Solomon başkanlığındaki uluslararası araştırma ekibinin
hazırladığı raporun değerlendirmelerine katıldığını belirterek, iklim
değişikliğinin etkisinin "bacaları kapatınca birkaç gün içinde havanın
temizlenmesiyle sonuçlanan hava kirliliğine benzemediğini" söyledi.
Uluslararası İklim Değişikliği Panelinin liderlerinden ve
konuyla ilgili dünyanın en bilinen uzmanlarından olan Solomon, raporunda ısının
küresel olarak arttığını ve Akdeniz, Güney Afrika ve Kuzey Amerika’nın
güneybatısında yağış görüntülerinde değişiklikler gözlendiğini kaydetti.
Okyanusların etkisi
Araştırmacılar, raporda ayrıca, sıcak iklimin okyanusların genişlemesine ve
ayrıca eriyen buzlar nedeniyle Grönland ve Antaktika’da okyanus sularının
yükselmesine neden olduğuna dikkat çektiler. Küresel ısınmanın okyanuslar
tarafından yavaşlatıldığını, çünkü okyanusların ısınmak için büyük miktarda
enerjiyi absorbe ettiğini kaydeden Solomon, bu iyi etkinin uzun dönemde yok
olmakla kalmayacağını, ısınmış okyanusların biriktirdikleri enerjiyi havaya
salarak küresel ısınmayı daha da artıracağını belirtti.
İklim değişikliği, güneş ışınlarından gelen ısıyı yakalayıp küremizin ısısını
artıran (sera etkisi) atmosferdeki gazların etkisiyle oluşuyor. Havada yüzlerce
yıl kaldığı için karbondioksit, bu etkiye yaratan gazların başında geliyor.
Solomon, diğer gazların küresel ısınmanın yarısından sorumlu olsalar da, daha
hızla kaybolduklarını belirtiyor. Sanayi devriminden önce küremizin havasının
her milyon biriminden 280’i karbondioksitten oluşuyordu (280 ppm), bu değer
halen 385 ppm’ye yükselmiş durumda.
Solomon’un başkanlığında hazırlanan raporda, eğer havadaki karbondioksit
miktarının 450-600 ppm’ye yükselmesine izin verilirse, bunun kuru mevsimlerdeki
yağış oranlarında sürekli düşüşlerle sonuçlanacağı uyarısında bulunuldu.
Uzmanlar, iklim değişikliğinin bazı sonuçlarının şimdiden geri dönülemez noktaya
ulaşmış olması nedeniyle, ileride daha kötü sonuçlarla yüz yüze kalmamak için
kamuoyu ve politikacıların bir an önce harekete geçmesi gerektiğini
belirtiyor.
0 Yorum
Yorum Yap