Dilovası İş Cinayeti Davasında İlk Duruşma Başladı
Dilovası iş cinayeti davasında, dava avukatları, basının malzemeleriyle birlikte içeri alınmaması nedeniyle duruşmaya girmeme kararı aldı.
Dilovası iş cinayeti davasında, dava avukatları, basının malzemeleriyle birlikte içeri alınmaması nedeniyle duruşmaya girmeme kararı aldı.
Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin öldüğü, 6 kişinin yaralandığı kozmetik fabrikasındaki yangın faciasına ilişkin ilk duruşma Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'nde görüldü. İlk duruşma yoklama ve katılma taleplerinin değerlendirilmesi ile başladı. Türkiye Barolar Birliği, İstanbul Kocaeli Bursa ve Sakarya baroları ile ÖHD ve Kocaeli Kadın Platformu’nun katılma talepleri reddedildi.
BirGün’den Melisa Ay’ın haberine göre; davanın ilk duruşması için aileler Kandıra’da bulunan Kocaeli Cezaevi’ne geldi. Aileler, kapıda jandarma engeliyle karşılaştı. Ailelerin içeri telefonlarıyla girişi “Hakim ve savcılığın kesin talimatı var” denilerek engellendi. Gazetecilerin de elektronik cihazla kampüse alınmayacağı söylendi. Kocaeli Baro Başkanı Kadir Caner Karakadılar’ın, gazetecilerin duruşmaya alınma talebi de reddedildi.
Dava avukatları, basının malzemeleriyle birlikte içeri alınmaması nedeniyle duruşmaya girmeme kararı aldı. Avukatların duruşmaya katılmamasının ardından kampüs önünde basın açıklaması okundu. Avukat Sevgi Evren'ın okuduğu açıklama şu şekilde:
"8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası’nda; ruhsatsız, denetimsiz ve hiçbir iş güvenliği önlemi alınmadan çalıştırılan Ravive Kozmetik firmasında meydana gelen patlamada, 3’ü çocuk 6’sı kadın olmak üzere 7 insanımızı iş cinayetine kurban verdik. Bugün, bu katliamın ilk duruşması görülüyor. Soruşturma süreci bugüne kadar eksik ve taraflı yürütülmüştür. Özellikle kamu görevlileriyle ilgili yürütülen soruşturmada aylar geçmesine rağmen bir adım yol gidilmemiş, sorumlular yargı önüne çıkarılmamıştır. Sadece kağıt üzerindeki sahiplerin ve iş güvenliği uzmanlarının tutuklanması yeterli değildir. Biz biliyoruz ki; sorumlular daha fazla.
Ravive/Lykke Kozmetik ile iş yapan, bu sömürü düzeninden kâr sağlayan Ali Osman Akat ile Lider Kozmetik ve Rebul Kozmetik gibi firmalar bu can pazarının doğrudan sorumlusudur. Ali Osman Akat ve ravivenin sahibi yeğenleri birlikte bu şirketi yönetmiştir. Sadece firma sahipleri ve İSG uzmanları değil; Ali Osman Akat, Lider Kozmetik ve Rebul Kozmetik gibi firmanın iş ortağı olan tüm yapılar bu katliamdan yargılanmalıdır. Bu haliyle Katledilen canlarımızın emekleriyle yaratılan zenginliği paylaşanlar soruşturmaya dahil edilmedi. Özellikle şirketlerin ortağı Ali Osman Akat, yeğenlerini kaçırırken yakalanmasaydı belki şu anda yurt dışında olacaktı.
Kamu İhmali: Kaçak binaya yıkım emri verip uygulamayanlar, şikâyetlere rağmen denetim yapmayan Çalışma Bakanlığı müfettişleri ve belediye yetkilileri neden hâlâ görevlerinin başındalar? Gerekçeleriyle birlikte isim isim savcılığa sorumlular listesi vermemize rağmen neden hâlâ ifadeye bile çağrılmadılar?
Delil Karartma Şüphesi: Yıkım emri verip verip kaçak binada üretim yapılmasına göz yumanlarla katliamın hemen ardından binanın yıkılmasını sağlayanlar aynı kişiler ve delillerin yok edilmesine yönelik bu hamlelerini hiç unutmayacağız ve tüm sorumlular yargı önüne çıkana kadar mücadele edeceğiz
'Duruşma kamuoyundan kaçırılıyor'
Duruşmanın ‘güvenlik’ bahanesiyle adliyeden alınarak bir cezaevi kampüsüne hapsedilmesi, bu davanın toplumun gözünden kaçırılmak istendiğinin de kanıtıdır. 18 yaşından küçük çocuklarını, annelerini ve kardeşlerini kaybeden aileler olarak soruyoruz: Kimi, kimden koruyorsunuz?
Talebimiz nettir: Tehlikeli kimyasallarla çalışan, ruhsatsız ve kayıt dışı çocuk işçi çalıştıran bu ‘ölüm tesisi’nin varlığına göz yuman her bir yetkili yargılanmalıdır. Bu yıkım kararını uygulamayan belediye başkanlarından zabıtalara, denetim görevini yapmayan bakanlık yetkililerinden şirket ortaklarına kadar herkes yargı önüne çıkmalıdır. Birlikte kazandınız, ihlallere, ihmallere göz yumdunuz, birlikte sorumlu olacaksınız! Biz sevdiklerini kaybeden aileler olarak; vardiya amirinden belediye başkanına, marka sahiplerinden müfettişlere kadar her bir sorumlunun hesap vermesini istiyoruz. Davamızı cezaevi kampüslerine de götürseniz, dünyanın öbür ucuna da götürseniz adalet arayışımızdan vazgeçmeyeceğiz. Adalet İstiyoruz!"
Haberin tamamına linkten ulaşılabilir.
0 Yorum
Yorum Yap