Yazının başında bahsettiğim “yap-boz”, burada bilinçli bir şekilde ve doğru yerlere yerleştirilmeye çalışılıyor. Bu program aslında amaçları itibariyle kendi içinde riskler taşıyan bir program. Burada insanların içinde yaşadığı çevreyi iyileştirme ve onlara daha iyi bir yaşam alanı sunmak ve bunu yaparken de bu insanları eğitmek, bilinçlendirmek, yaşadığı yere sahip çıkmasını sağlamaktan bahsediyoruz.
Bu büyük bir değişim. Bu değişim süreci içinde mekan içinde yaşayanıyla birlikte değişip dönüşecek. Ama Fener ve Balat sakinleri buradan ayrılmadan olacak bu dönüşüm. İşte programın kilit noktası da burası. Son yıllarda gündeme gelen ve dönüşüm projelerinin en büyük handikapı “gentrification” denilen “soylulaştırma” olgusu da bu anlamda alanda bir risk taşıyor. Fakat bu risk alınan önlemler ile ve; mekanın “turistikleştirilmeden” , kendi özgün kimliğinin korunarak, geleneksel sanatlarının devam ettirilmesi sağlanarak önlenmeye çalışılıyor.
Bu dönüşümün neresindeyiz? Ya da bizim haberimiz olmadan bu dönüşün neresine gelinmiş? Burada yapılan uluslararası anlamda önemli bir rehabilitasyon projesi ve burada meydana gelen ve gelecek olan dönüşümün duyurulması, desteklenmesi ve “farkında olunması” gerekiyor.
Konu Başlıkları Burada Görünecek

0 Yorum
Yorum Yap