İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Sahne ve
Gösteri Sanatları’nın 2009 yılı çalışmaları kapsamında ilk proje
20-28 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilecek.
Denizler, kucakladıkları şehirlerin zenginliği… Denizler, kıyılarında yaşayan
insanların mutluluk kaynağı… Yeter ki o kaynak hoyratça tüketilmesin,
kirletilmesin. İstanbul; bir yanını Karadeniz’e, bir yanını Marmara Denizi’ne
vermiş, Boğaz’ın iki yakasında keyifle salınan, kuşkusuz dünyanın en şanslı, en
güzel şehirlerinden biri. Ama, yıllar içinde hoyratlıklardan nasibini fazlasıyla
almış. Hızlı sanayileşme, plansız büyüme, yoğun göç sanki Evliya Çelebi’nin
Seyahatname’sinde sözünü ettiği “az acı” suları biraz daha acılaştırmış…
Bir Intercult (İsveç) organizasyonu olan ve de öncelikle
AB Eğitim Programı çerçevesinde gerçekleştirilen
“Black/North SEAS - Karadeniz/Kuzey Denizi DENİZLER” projesi
İsveç’ten yola çıkarak Karadeniz’e kıyısı olan ülkeler ve kentlerdeki ortak
sorunlar üzerine odaklanmayı amaçlıyor. Bu sorunları sanki sanat aracılığı ile
tartışmaya açıyor. Intercult’un sanat yönetmeni Chris Torch, kamusal alanların
adeta vahşice özelleştirildiğini ve kentsel alanlarda çok geniş ‘tanımsız
alanlar’ oluştuğu gerçeğinin altını çizerken, bu durumun özellikle Karadeniz
çevresi için geçerli olduğunu vurguluyor.
SEAS/DENİZLER projesinde farklı disiplinler buluşuyor.
İsveç, Norveç, Hollanda, Ukrayna, Romanya, Bulgaristan ve Türkiye, 2009 yılının
yol haritasında yer alan ülkeler. Bu süreçte son durak, zaten yüzyıllardır bir
kültür başkenti olan İstanbul.
Girişler ücretsiz
Projenin ortak buluşma noktası, yukarıda da belirttiğim gibi, Avrupa’nın
Kuzey Denizi’ne ve daha çok da Karadeniz’e dönük yüzü. Söz konusu kıyılardan,
ülkelerden, kentlerden sanatçıların birlikte yarattıkları bir süreç. İstanbul’da
da sanatçılar çalışmalarını bu kentin insanlarıyla paylaşacaklar. Kapalı ve açık
mekânlarda yaşanacak paylaşımlar bunlar. Sokaklardan tiyatro mekânlarına
uzanacak gösteriler yeni sorgulamalara, etkileşimlere yol açacak. Gösterilerin
tümü ücretsiz izlenebilecek. Burada temel amaç, seyirciye bir hafta gibi kısa
bir zaman dilimi içinde olabildiğince geniş bir seçkiden yararlanabilme fırsatı
vermek. Öte yandan, yerli ve yabancı kültür ve sanat insanlarının katılımıyla
düzenlenecek Kent Manzaraları (City Scape) başlıklı oturumlarla
sanatçıların, akademisyenlerin, izleyicilerin katılacağı tartışma alanları da
oluşturulacak. “Sanat ve Kamusal Alan”, “Kusursuz
Mekân”, “Kesişen Kültürler” farklı günlerde yapılacak
toplantıların ana başlıkları. Bu toplantılarda yurtdışından ve Türkiye’den
kültür ve sanat insanları bir araya gelecekler.
Bugüne kadar 16 yapım gerçekleştirilmiş bu proje kapsamında. Türkiye’den
Şafak Uysal-Bedirhan Dehmen ve Mahir
Günşiray SEAS/DENİZLER’de sürekli çalışan sanatçılar. Projenin İstanbul
ayağında Ayşegül Eryüksel-Ece Gözmen,
Ayrin Ersöz, Tuğçe Tuna, Zeynep
Günsur gibi sanatçılar da farklı mekânlarda yapacakları gösterilerle
konuk olarak katılıyorlar. SEAS İSTANBUL’un Türkiye’den bir başka konuğu da
Baba Zula grubu olacak… İsveç’ten deneysel akustik opera
çalışması ile Teater Gilotin, yaşamı sorgulayan
“Bavullar” ile Tünel Meydanı’nı kendine mekân edinecek
Plovdiv Tiyatrosu, seslerle “Sınırlar”da dolaşan
Norveçli Siri Hermansen, bir İsveç-Bulgar ortak çalışması olan
enstalasyon “Fantomat”, Hollandalı genç sanatçılar grubu
Wunderbaum’un yine gençlerle yapacağı atölye çalışmaları, bu
sıradışı buluşmaların bir bölümünü oluşturuyor.
20-28 Mart tarihleri arasında SEAS/DENİZLER’de buluşmak üzere…
0 Yorum
Yorum Yap