Silivri Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay Milletvekili Can Atalay, Hatay’daki deprem sonrası sürece ilişkin hazırladığı raporda, barınmadan sağlığa, eğitimden yeniden inşa süreçlerine kadar çok sayıda alanda yapısal sorunlara dikkati çekti.
ANKA’da yer alan habere göre; Atalay, 6 Şubat depremlerinin 3. yılı öncesinde, Hatay’daki deprem sonrası sürece ilişkin hazırladığı "Hatay Deprem Raporu 2026: Bir Afet, Bir Yönetim Krizi" başlıklı 112 sayfalık raporunu kamuoyuyla paylaştı. Atalay, raporu Greenpeace Türkiye, Evrensel Haklar İçin Hukukçular Derneği, Bir Arada Yaşarız, Eğitim ve Toplumsal Araştırmalar Vakfı (BAYETAV), Hatay Depremzede Derneği, Halkevleri, EMEP Hatay İl Örgütü, CHP Hatay İl Örgütü, TİP Hatay İl Örgütü’nün desteğiyle hazırlandığını ifade etti.
Raporda, Hatay’da barınma sorununun üçüncü yılında da çözülemediği belirtilerek, konteyner kentlerin geçici olmaktan çıkarak kalıcı hale geldiği ifade edildi. Resmi veriler ile sahadaki durum arasında uyumsuzluk olduğu vurgulanan raporda, teslim edildiği açıklanan konut sayıları ile fiilen yerleşilen konutlar arasında fark bulunduğu belirtildi. Raporda, konut yapım sürecine ilişkin verilerin farklı kurumlar tarafından farklı tarihlerde açıklanmasının "veri yönetimi krizi" yarattığı vurgulandı. Raporda, "tek elden, şeffaf ve güncel bir veri sistemi" kurulması çağrısında bulunuldu.
Reklam Goruntulenme Bolumu
İhale süreçleri ve kamu gücü eleştirisi
Kamu İhale Kanunu’nun 21/B maddesi kapsamında yapılan ihalelere de dikkat çekilen raporda, deprem sonrası inşa sürecinde pazarlık usulüyle gerçekleştirilen ihalelerin şeffaflık ve rekabet açısından sorunlar doğurduğu ileri sürüldü. Raporda, "Hatay’da yükselen konutların temelinde beton kadar ağır bir başka yük daha var: Kamu gücünün adaletli kullanılmadığına dair büyüyen toplumsal şüphe" ifadesine yer verildi.
Sağlık ve çevre için acil önlemler
Raporda sağlık alanına ilişkin önerilerde, enkaz kaldırma ve moloz taşıma çalışmalarında Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) standartlarına uyulması, branda ve sulama zorunluluğu getirilmesi istendi. Hava kirliliği verilerinin günlük olarak açıklanması, PM2.5 izleme istasyonlarının artırılması, ücretsiz maske ve solunum yolu aşı kampanyalarının başlatılması önerilen raporda, barınma alanlarında hijyen, temiz su ve havalandırma standartlarının yükseltilmesi gerektiği vurgulandı. Yerel sağlık birimlerinin güçlendirilmesi ve psikososyal destek hizmetlerinin yaygınlaştırılması da rapordaki öneriler arasında yer aldı.
Deprem davalarında sürecin yavaş ilerlemesi
Hatay'da yıkılan apartmanların yargılama süreçlerinin oldukça yavaş ilerlediğine değinilen raporda, tutuklu yargılanan müteaahit sayısının az olduğu kaydedildi. Raporda, "Hatay’daki bu yargılamalar, sadece birkaç müteahhidin cezalandırılmasıyla sonuçlanamaz. Bu süreç, devleti temsil edenlerin liyakatten, bilime ve yönetmeliklere uygunluktan ne ölçüde ödün verdiğini gösteren, siyasi ve idari bir faturadır. Adalet tecelli etmedikçe, yıkılan binaların enkazı bu topraklardan kalkmayacak; yitirilen canlar, sadece bir sonraki depremde değil, adalet arayan ailelerin takip ettiği her duruşmada, mahkeme koridorlarında yeniden hatırlanacaktır" denildi.
Raporda, deprem bağışlarına ilişkin yetkililere yöneltilen sorular da yer aldı. "Türkiye Tek Yürek Kampanyası" kapsamında vaat edilip yatırılmadığı belirtilen tutarlar, bağışların harcama kalemleri ve uluslararası yardımların kullanımına ilişkin şeffaflık çağrısı yapıldı.
Reklam Goruntulenme Bolumu
Raporda, hemen uygulanacak sıkı denetimler ve şeffaf, bağımsız kaza soruşturmalarının yapılması ve sonuçlarının kamuoyuna açık raporlarla sunulması, taşeron zincirinin neden olduğu hak kayıplarına karşı yasal düzenlemelerin güçlendirilmesi, ücretlerin zamanında ödenmesini sağlayacak garantilerin sağlanması, işçi haklarını koruyacak, sendikal örgütlülüğü kolaylaştıracak koruyucu mekanizmalar ve ceza yaptırımlarının oluşturulması önerildi.
Raporda ayrıca, TMMOB’a bağlı İnşaat Mühendisleri Odası, Mimarlar Odası, Şehir Plancıları Odası ile sağlık ve iş güvenliği uzmanlarının yer aldığı bağımsız bir "yeniden inşa güvenliği kurulu" oluşturulması da tavsiye edildi.
0 Yorum
Yorum Yap