Maltepe Küçükyalı'da, 9'uncu yüzyıla ait Orta Bizans dönemi
manastırının da içinde bulunduğu arkeolojik alan, İstanbul 2010 Projesi
çerçevesinde Arkeolojik Park olarak İstanbul'a kazandırılacak. Kültür ve Turizm
Bakanlığı, İstanbul Arkeoloji Müzesi ve Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri
Araştırma Merkezi işbirliğiyle gerçekleştirilen ve Mimarlar Odası Türkiye
Mimarlık Ödülüne layık görülen "Küçükyalı Arkeolojik Alanı Projesi", Sepetçiler
Kasrı'ndaki toplantıyla tanıtıldı.
İstanbul'da, Orta Bizans döneminin tek manastır kalıntısının da
içinde bulunduğu Küçükyalı Arkeolojik Alanı Projesini gerçekleştiren uzmanlar
adına konuşan Koç Üniversitesi Anadolu Uygarlıkları Araştırma Merkezi Direktörü
Arkeolog Alessandra Ricci, 1995'te, Küçükyalı Çınar Camii Mahallesi'nde yer alan
arkeolojik park alanında yüzey araştırmalarına başladığını, 2007'den itibaren
burada İstanbul Arkeoloji Müzeleri ile ortak bir kazı projesine giriştiklerini
anlattı.
Orta Bizans dönemine ait sarnıç ile manastırı içinde barındıran
arkeolojik alanın 150 yıl önce Alman araştırmacılar tarafından tespit edildiğini
belirten Ricci, bölgede 1980'li yıllarda başlayan şehirleşme süreciyle çeşitli
yapıların oluştuğunu kaydetti. Alan üzerinde 1988'de Çınar Camisi'nin
yapıldığını söyleyen Ricci, çalışmalarında buradan bir kilise kalıntısı
çıkardıklarını, bu kilisenin 860-877 yılları arasında yapıldığının
belirlendiğini dile getirdi.

Bu yapının mimari açıdan son derece önemli olduğuna dikkati
çeken Ricci, 2002 yılında bulduklarında içinde 8 gencin yaşadığı sarnıcı,
mahalle sakinleriyle iletişim kurarak rehabilite çalışmalarına başladıklarını
vurguladı. Maltepe Belediyesince 2001'de yeşil alan olarak ilan edilen alandaki
sarnıcı belediye yardımıyla temizlediklerini anlatan Ricci, Kültür ve Turizm
Bakanlığının izniyle de demir kapılar yaparak yapıyı koruma altına aldıklarını,
çevresine kaldırım inşa ettirdiklerini kaydetti.
Çalışmaların sürdüğü kazı alanını mahalle sakinlerine açarak,
kültürel faaliyetlerde bulunduklarını aktaran Ricci, kazılarda çıkan bulguları
da sergilerle çevre halkıyla paylaştıklarına işaret etti. Ricci, tarihi ve
mimari açıdan büyük öneme sahip bu alan için yaptıkları çalışmaları yeterli
görmeyerek, söz konusu alanı Atölye Mimarlık ile Arkeolojik Park olarak
tasarladıklarını vurguladı.
Arkeolojik alanın çevresinin yeşil alanlarla "yumuşak bir koruma
bandı" şeklinde korunacağını söyleyen Ricci, Arkeoloji Parkı projesi
çerçevesinde sarnıç içinde bir kültürel etkinlik alanı ile çevrede bir kültür
merkezi, satış ve sergi alanları, atölye ve çeşme gibi yapıların planlandığını
dile getirdi. Şu ana kadar manastırı ortaya çıkararak, manastır kulesini kazmaya
başladıklarını ifade eden Ricci, "Gelecek yaz umarım kuleyi ortaya
çıkarabiliriz" dedi.
Ricci, 1988'de üzerine Çınar Camisi'nin yapıldığı alanın
Arkeolojik Parka dönüştürülmesi için, Türkiye'de benzer bir arkeolojik park
bulunmamasından kaynaklanan prosedür belirsizliği nedeniyle bazı aksamalar
yaşandığını vurguladı. Ricci, Hazine ile Maliye Bakanlığına ait arkeolojik sit
alanının çevresindeki 2 arazinin de Türkiye İş Bankasına ait olduğunu
belirterek, tarafların bundan sonra Arkeolojik Parkın hayata geçirilmesi
için İstanbul 2010 Ajansına birlikte başvurmaları gerektiğini
söyledi.
İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Kentsel Uygulamalar
Direktörü Korhan Gümüş de Küçükyalı Arkeolojik Alanı Projesi ile bölgedeki
arkeolojik alanın koruma altına alınacağını belirterek, tarihe ışık tutacak bu
projenin sonunda rehberli turlar ve güncel sanat etkinliklerinin yapılmasının da
mümkün olacağını kaydetti.
Küçükyalı Arkeolojik Alanı
Küçükyalı'daki arkeolojik alanın, İmparator Theofilos tarafından
inşa ettirilen Bizans Sarayı olabileceğine dair bilgilerin ileri sürüldüğü
belirtildi. Yakın dönemde, 2001-2004 yıllarında yapılan çalışmalarda ise
kalıntıların Patrik İgnatios (860-877) tarafından yaptırılan Satyros
Manastırı'na ait olduğuna işaret edildi.
Üzerinde kubbeli kilise bulunduğu belirlenen ve bir tepe
oluşturan büyük sarnıç ve su kanalı, döneminin ender rastlanan örneklerinden
sayılıyor. Yapıldığı tarihlerde denizden ve adalardan görülen büyük bina olarak
dikkat çekici bir görünüme sahip olduğu düşünülüyor.
Arkeolojik Park 3 bin 600 metre karelik bir alanı
kapsıyor.
guzel bi uygulama olacak..İstanbul için bunlar az bile....fakat 2010 için cok gec...yapın bakalım gorelim...