Yapı Sektörünün Haber Portalı

Antalya Çakırlar’daki TOKİ Projesi için ‘Yer Seçimi Yanlış' Uyarısı

Antalya Kent Konseyi, Çakırlar’daki TOKİ projesinin çay yatağı ve taşkın riski taşıyan alanda planlandığını, deprem, içme suyu ve arkeolojik miras açısından ciddi tehlikeler barındırdığını açıkladı.

Antalya Çakırlar’daki TOKİ Projesi için ‘Yer Seçimi Yanlış' Uyarısı

Antalya Kent Konseyi Altyapı Çalışma Grubu, Konyaaltı ilçesi Çakırlar bölgesinde yapılması planlanan TOKİ projesine ilişkin kapsamlı bir değerlendirme raporu yayımladı. Raporda, 206 blokta 4 bin 574 konut ve sosyal donatılardan oluşan projenin; taşkın riski, deprem güvenliği, içme suyu kaynaklarının korunması ve arkeolojik miras açısından ciddi tehlikeler barındırdığı vurgulandı.

Evrensel’den Özer Akdemir’in haberine göre; bilimsel veriler, projenin "seller söz konusu değildir" şeklindeki proje tanıtım dosyasının aksine, bölgenin yüksek risk altında olduğunu ortaya koyuyor. 1985 tarihli uydu görüntüleri incelendiğinde, proje sahasının neredeyse tamamının o dönemki çay yatağı üzerinde bulunduğu görülüyor. Yapılan dijital analizler sonucunda, proje alanının yüzde 88'inin 100 yılda bir gerçekleşmesi beklenen, yüzde 11'inin ise 500 yılda bir gerçekleşmesi beklenen taşkın riski altında olduğu belirlendi. Raporda, iklim değişikliği nedeniyle yağış rejiminin değiştiği hatırlatılarak, eski verilere dayalı planlamanın büyük bir tehdit oluşturduğu ifade edildi.

Reklam Goruntulenme Bolumu

Deprem riski ve zemin belirsizliği endişe yaratıyor
Antalya kent merkezi içinde deprem tehlikesinin en yüksek olduğu alanın Boğaçay Ovası olduğu belirtilen raporda, bölgenin genç alüvyon zemin yapısı nedeniyle deprem sarsıntısını 2 katın üzerinde büyütebileceği uyarısı yapıldı. Ayrıca projenin ihale sürecine yönelik ciddi bir eleştiri getirilerek, jeolojik ve jeoteknik zemin etütlerinin ihale öncesinde tamamlanmadığı, zemin iyileştirme ve dere ıslahı gibi kritik maliyet kalemlerinin hangi verilere dayanarak hesaplandığının belirsiz olduğu kaydedildi. Rapor, bu durumun kamu adına maliyet artışı ve güvenlik riski doğurduğuna dikkat çekti.

Arkeolojik sit alanları projenin tam ortasında
Raporun en dikkat çekici kısımlarından birini ise projenin kültürel miras üzerindeki etkisi oluşturdu. Planlanan alanın, MÖ 7. bin yılına kadar uzanan geçmişiyle Domuzburnu Mağarası ve 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı olan Domuzağılı Antik Yerleşimi ile iç içe olduğu tespit edildi. Bazı mezar alanlarının ve antik yerleşim kalıntılarının konut bloklarıyla çakıştığı belirtilerek, arkeologların da içinde bulunduğu kapsamlı bir ÇED raporu hazırlanmadan inşaata başlanmaması gerektiği ifade edildi.

Haberin tamamına linkten ulaşılabilir.

0 Yorum

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.