Yapı Sektörünün Haber Portalı

Alakır’da HES’i Sel Vurdu

HES projelerinin neden olduğu arazi tahribatları yalnızca yerleşim ve tarım alanlarını değil, HES’lerin kendini de vurdu. Kumluca’daki Alakır Çayı üzerinde inşa edilen Dereköy HES, aşırı yağışlar sonrası oluşan selde ağır hasar aldı.

Alakır’da HES’i Sel Vurdu

HES projeleri nedeniyle Alakır Vadisi’nin tahrip edilen coğrafyasında, son yağışların ardından yaşanan seller; yerleşim yerlerine ve tarım arazilerine zarar verdiği gibi HES yapılarını da vurdu. Sel felaketi sonucunda Dereköy HES’in regülatör yapısında önemli ölçüde hasar oluştuğu görüldü.

Evrensel’den Yusuf Yavuz’un haberine göre; toprak bilimi ve ekoloji alanında Türkiye’nin önde gelen bilim insanlarından biri olan Prof. Dr. Doğan Kantarcı, 2011 yılında Alakır Vadisi’ndeki HES tahribatlarını incelediği çalışmasında; arazi ve orman kayıplarının sellere neden olacağı konusunda kritik uyarılarda bulunmuştu.

Alakır Vadisi, 2010’lu yılların başından itibaren ülke genelinde büyük bir yıkıma neden olan HES furyasından payına düşeni aldı. Vadi boyunca toplam 8 HES projesi hayata geçirilmek isteniyordu. Bu, kaynağından denize ulaştığı noktaya kadar 60 kilometrelik vadide, neredeyse her 8 kilometrede bir HES inşa edilmesi anlamına geliyordu. İtirazlara rağmen bu projelerin 4 tanesi tamamlandı.

Reklam Goruntulenme Bolumu

Uyarılar haklı çıktı, HES’ler susuz kaldı
Yargının iptal kararlarına rağmen mevzuatı dolanarak yeni ÇED başvuruları ile tamamlanan HES’ler, bir süre sonra birbiriyle “su kavgasına girdi. Nehir yatağında art arda inşa edilen projelerin türbinlerini döndürecek kadar su bulunmadığının anlaşılması uzun sürmedi. Bilim insanlarının ve yerel halkın öngörüleri haklı çıktı; HES’ler yılın çok küçük bir bölümünde enerji üretebilir hale geldi.

Bir yanda kuraklık, bir yanda seller
Türkiye’nin dere ekosistemleri, orman tahribatıyla birlikte iyice kırılganlaştı. Prof. Dr. Doğan Kantarcı’nın yıllar önce belirttiği gibi: “Havzaya düşen sağanak yağışlar, ormanı tahrip edilmiş dere havzalarında sele dönüşmekte; yerleşim yerleri ile tarım alanlarında büyük zararlara neden olmaktadır.” Alakır Vadisi’nde yaşananlar, doğaya yapılan müdahalelerin ve “masa başında” yapılan hesapların doğanın gerçeğine çarparak nasıl çöktüğünü bir kez daha gözler önüne serdi.

Haberin tamamına linkten ulaşılabilir.

0 Yorum

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.