Tarihi Lalapaşa Camii’nin çevresindeki
ağaçları kestirerek yerine ışıklı metal ağaçlar diktiren
Büyükşehir Belediye Başkanı AKP’li Ahmet Küçükler, kesim
alanını genişletti. Küçükler, Yakutiye Medresesi ile Lalapaşa arasındaki 100’ü
aşkın ağacı daha keseceklerini açıkladı. Gerekçe: Ağaçların tarihi yapılara
zarar vermesi.
Lalapaşa Camisi ile 50 metre batısındaki Yakutiye Medresesi’nin çevresindeki
çam, huş, kestane ve sögütler kesilecekleri günü bekliyor. Çevreci örgütlerse,
18 bin 236 metrekareye yayılan ağaçların kesimini önlemek için eylem
hazırlığında.
Mimar Sinan’ın eseri 446 yıllık Lalapaşa Camii, Erzurum’un tam
kalbinde, Cumhuriyet Caddesi’nde bir dört yol kavşağında yer alıyor.
Caminin son zamanlarda sık sık basında yer almasına neden olaysa, çevresindeki
11 ağacın Büyükşehir Belediyesi kararıyla bir gecede kesilmesi oldu. Ağaçların
yerine iki tane ışıklandırılmış metal ağaç dikildi.
Metal ağaçlar İran’dan
Bir hafta sonra metal ağaçların İran’dan getirildiği anlaşıldı. Belediye
yetkilileri, “Katalogdan gördüğümüz iki ağacı İran’dan tanıtım amaçlı ücretsiz
olarak aldık. Halk beğenirse yenilerini getirip dikeceğiz” dedi. Yeni
düzenlemenin ‘çevre katliamı’ olarak nitelendirilmesiyse Başkan Küçükler’i
kızdırdı. Küçükler, “Biz bir tarihi gün yüzüne çıkarmanın mücadelesini
veriyoruz. Burada köküyle tarihi varlığımıza zarar vermeyen bodur ağaçlarla
yeniden düzenleme yapacağız” diye konuştu.
Ağaç kavgası hâlâ bitmedi. Büyükşehir Belediye Başkanı Küçükler salı günü
basın toplantısı düzenleyerek ‘hodri meydan’ dedi: “Şimdi açıkça meydan
okuyorum. Suçsa bu suçu işliyorum. Yakutiye Medresesi ile Lalapaşa arasındaki
tüm ağaçları keseceğim. Haydi şimdiden herkes önlem alsın.” Şimdi gözler 446
yıllık Lalapaşa Camii ile 698 yıllık Yakutiye Medresesi arasındaki ağaçların
akıbetinde.
Ecdadımız, yarattıkları eserlerin çevresini ağaçlarla süslememiş miydi? Asırlık çınarlar, meşeler Osmanlı yadigarı değil mi? Dünyanın her yerinde asırlık ağaçlar tarihi eserlerle içiçe yetiştiriliyor da Erzurum'da mı bu imkansız? Kuru, bozkır insan için bir yaşam alanı olabilir mi? Ağaçların tarihi eserlere verdiği zarar ne acaba? Yarın kuşlar da zarar veriyor diye kuşları da mı katledeceğiz? En sonunda en tehlikeli türün insan olduğunu farkederiz ümid ederim.
Arabistanda Osmanlı tarihi katledilirken de böyle sesiniz çıktı mı? Ecyad kalesini, Abdulhamid'in yaptırdığı mescit, tren garı, Osmanlı kışlası hepsi dümdüz edildi haberiniz var mı? Ne bileyim örneğin Boğazdaki sevda tepesine Kral Fahd'ın istediği değişiklikler ağaçları da keserek bir bakmışsınız çözülüvermiş. Ne de olsa adama göre yasa çıkartmayı da biliyoruz KARGİL örneğinde olduğu gibi.