Yapı Sektörünün Haber Portalı

Zekiye Kırat Apartmanı Davasında Yargılamanın Uzaması Tepki Çekiyor

Hatay’da 36 kişinin yaşamını yitirdiği Zekiye Kırat Apartmanı davasında aileler yine “adalet” talebiyle mahkeme salonundaydı. Bilirkişi raporları yapı kusurlarına işaret ederken, sanıkların duruşmaya gelmemesi ve yargılamanın uzaması tepkileri büyüttü.

Zekiye Kırat Apartmanı Davasında Yargılamanın Uzaması Tepki Çekiyor

Hatay’ın Antakya ilçesi Odabaşı Mahallesi’nde bulunan Zekiye Kırat Apartmanı’nın 6 Şubat'taki Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkılması sonucu 36 kişinin yaşamını yitirmesine ilişkin davanın görülmesine devam edildi. Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya müştekiler ve taraf avukatları katıldı, sanıklar ise hazır bulunmadı.

ANKA’da yer alan habere göre; müşteki Hakan Dural söz alarak, defalarca katıldıkları duruşmada aynı beyanlarda bulunduklarını belirterek, "Bu dosyada hala dinlenmeyen sanık var. 2,5 yıl geçti. İstisnai olarak hala dinlemeye çalışıyoruz. Adalet istiyoruz” dedi.

Müşteki Selva Sönmez ise “Defalarca geldik, sonuç alamadık. Çocuğumu, oğlumu, torunlarımı kaybettim. Adalet istiyorum. Çok acı çekiyoruz” ifadelerini kullandı.

Müşteki Gizem Miçooğulları da şunları söyledi: “Ablamı, eniştemi, iki yeğenimi kaybettim. Bu binada 50 kişi öldü. Her davada işimizi, her şeyimizi bırakıp haftalar önceden duruşmanın gerginliğini yaşayıp buraya geliyoruz. Bizim bir avukat ordumuz yok. Sürekli hâkim değişiyor. Sürekli dava uzuyor. Ama biz yılmayacağız. Bu bina o sokakta yıkılan tek binaydı. Bina yapan da onayı veren de suçludur. Yeter artık bizi süründürmeyin. Müteahhit sürekli kaçıyor. Annem, babam, gözümüzün önünde eriyip bitti.”

Reklam Goruntulenme Bolumu

Bir başka müşteki ise “Adalet istiyoruz. Müteahhit geziyor. Yeni inşaatlar alıyor. Herkes kendisini bizim yerimize koysun. Acıdan ne yapacağımızı bilmiyoruz artık. İlaç bile fayda etmiyor. Hem acılıyız hem de mahkemelerde geziyoruz. Suçlular tutuklansın. Biraz içimize su serpilsin” şeklinde konuştu.

Müşteki avukatı Erdem Eren, Atatürk Üniversitesi'nden gelen bilirkişi raporunu hatırlatarak, “Bu rapora göre, Zekiye Kırat Apartmanı'nda kolon ve kiriş bağlantıları sorunlu. Minimum beton kalitesi dahi sağlanmamış. Düğüm noktalarından beton ezildiği için binada toptan göçme olduğu yazıyor” ifadelerini kullandı.

Avukat Eren, sanık müdafisinin dosyaya sunduğu ve üç profesör imzalı mütalaaya işaret ederek, şöyle konuştu:

“Bu üç bilim insanı binanın yıkılmasının nedenini depremin şiddetine bağlıyor. Bu raporda imzası olan profesörlerden birinin ‘deprem değil, bina öldürür’ içerikli bir tezi, diğerinin binaların yapısal kusurlardan çöktüğünü savunduğu bir çalışması var. Bir başka profesör ise televizyon programlarında doğru bağlantıların yapılmaması durumunda yıkım çıkacağına dikkati çekiyor. Fakat bu raporda yapısal kusurlar olsa bile göçmenin deprem ivmesinden kaynaklandığını savunuyorlar. Üç bilim insanı depremin büyüklüğü ile yıkımı meşrulaştırıyor maalesef.”

Avukat Erdem Eren, müteahhit Abdussamet Yılmaz’ın bir kez bile mahkemeye gelmediğini belirterek, “Müteahhidin bir sonraki duruşmada buraya gelmesini istiyoruz. Dosyaya sunulan sağlık raporuna göre sanık müteahhit kanser ama raporun alındığı branş dahiliye. Biz bu duruma inanmıyoruz. Sanıkların olası kastla yargılanmasını talep ediyoruz” dedi.

Davada müteahhit Abdussamet Yılmaz, yapı denetim şirketi yetkilisi Cafer Tacettin Güler, şantiye şefi Edip Yıldız, uygulama denetçisi inşaat mühendisi Tamer Tunaboylu, proje ve uygulama denetçisi mimar Ayşe Kuseyri, inşaat mühendisi Bekir Balıkçı ve kontrol elemanı mimar Merve Köse “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak” suçundan yargılanıyor.

0 Yorum

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.