Yıldız Teknik Üniversitesi Mimari Tasarıma Giriş (MTG) Stüdyoları
2010-2011 güz yarıyılı, Yapı-Endüstri Merkezi’nde (YEM) gerçekleştirilen
kolokyum ile sona erdi. 12 yürütücü ve 170 öğrencinin emeği ile ortaya
çıkan çalışmaların değerlendirilmesini amaçlayan kolokyum, “1:1 Materyal
Deneyim” üst temasıyla düzenlendi.

Organizasyondan sorumlu Doç. Dr. Şebnem Yalınay Çinici,
açılışta yaptığı konuşmada, sağladığı imkanlardan dolayı Yapı-Endüstri
Merkezi'ne teşekkür etti ve düşüncelerin birebir paylaşılabileceği bir ortam
olarak kolokyuma verdikleri önemi vurguladı.
Çinici'nin ardından söz alan YTÜ Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr.
Murat Soygeniş ortaya çıkan güzel çalışmalar için öncelikle öğrencilere
ve öğretim üyelerine teşekkürlerini sundu. Proje derslerinin önemine değinen
Soygeniş, Mimari Tasarıma Giriş Atölyesi'nin (MTG), mekanı soyut düzlemde
kavramada önemli bir yere sahip olduğunun altını çizdi. MTG'nin, el becerisini
geliştirmede de faydası olduğunu ekleyen Soygeniş, öğrencilerin bu bilgileri
doğru oturttukları takdirde, mimarlık yolunda emin adımlarla ilerleyeceklerine
inandığını söyledi.

Prof. Dr. Soygeniş, son 20 yıl içinde mimarlık eğitiminde bir bayrak yarışına
tanık olduğunu belirterek, yeniliklere açık olmanın, önceki dönemlere kıyasla
daha da önem kazandığına dikkat çekti ve 2010-2011 güz yarıyılında ortaya çıkan
ürünlerin bu gelişmeyi yansıttığını dile getirdi. Soygeniş, kendilerine bu
ürünleri layıkıyla sergileme fırsatı verdiği için YEM'e teşekkür etti.

Açılış konuşmalarının ardından, MTG Stüdyoları sergisinde yer alan projelere
ait 2'şer dakikalık dijital sunumlar gösterildi. Sunumları
takiben her bir proje grubu sahneye çıkarak 3'er dakikalık sözlü
sunumlarını gerçekleştirdi.
Haberin devamı için lütfen ilerleyiniz.
[Sayfa]

Canan Akoğlu, Birgül Çolakoğlu, Eylem Erdinç, Meral Erdoğan, Nilüfer
Kozikoğlu, Salih Küçüktuna, Erol Lomlu, Ayşe Nasır, Fulya Özsel Akipek, Zafer
Sağdıç , Esra Sakınç ve Şebnem Yalınay Çinici'nin
yürütücü olarak görev aldığı 2010-2011 güz yarıyılı MTG Stüdyoları kolokyumunda
yapılan öğrenci sunumları benzer noktalara işaret ediyordu.

Sürdürülebilir malzemelerin yoğun olarak tercih edildiği 1:1 prototip üretim
sürecinde yaşadıkları deneyimleri aktaran öğrenciler;
- çözüm odaklı çalışma ile problem çözme yeteneklerinin geliştiğini,
-
malzeme araştırması safhasında çok şey öğrendiklerini,
- takım çalışmasının
organizasyonel yeteneklerini iyileştirdiğini,
- emeğin ne kadar önemli
olduğunu anladıklarını,
- toplu çalışma sayesinde, daha çok örneği bir arada
deneyimleme fırsatı bulduklarını,
- başta kendilerini korkutan soyut
çalışmanın, proje konusu seçiminde sınırsız imkanlar sunduğunu
gözlemlediklerini,
- basmakalıp, matematiksel düşünce ortamından, daha özgür
bir düşünce ortamına geçtiklerini,
- tasarım aşamasında, dijital ortamla
analog ortam arasında denge kurmayı öğrendiklerini
- çok çalıştıklarını ama
aynı zamanda da çok eğlenceli bir süreç geçirdiklerini ve ürünleri ortaya
çıktığında çok mutlu olduklarını dile getirdiler.

Sunumların ardından söz alan YTÜ Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölüm Başkanı
Prof. Dr. Rengin Ünver, dünya standardında çalışmalar üretilmiş
olmasından duyduğu mutluluğu dile getirerek, sergiye emeği geçen öğretim üyeleri
ve öğrenciler ile, mekan sağlayıcısı YEM'e teşekkürlerini sundu.
[Sayfa]
Kolokyumun tartışma bölümünde, üçüncüsü düzenlenen 1:1 deneyim sergisinin her
sene daha da geliştiğine dikkat çekilirken, bu bağlamda diğer üniversiteler ile
işbirliğine gidilmesinin faydalı olacağına değinildi.

Önceki seneye kıyasla daha verimli bir stüdyo süreci geçirdiklerini dile
getiren Doç. Dr. Şebnem Yalınay Çinici, tasarım ve uygulama
arasında mesafe olduğunu, MTG'nin 1:1 ölçeğe odaklanmasının temel sebebinin de
bu deneyimi sağlamak olduğunu belirtti. Bu deneyimin, mimariye dair iyi bir
başlangış olduğunu savunan Çinici konuşmasında, mimarlığın hayat boyu süren bir
eğitim olduğunu da öğrencilere hatırlattı.
Çinici'nin ardından söz alan İTÜ Mimarlık Fakültesi öğretim üyesi Dr.
Funda Uz Sönmez de, kurumsal deneyimini aktararak başladığı
değerlendirmesinde, kolokyumların genişletilmesinin ve projelerin basılı hale
getirilmesinin önemini vurguladı.

Tasarımdan uygulamaya geçişteki çeviriyi kayıptan çok kazanım olarak
niteleyen Sönmez, yeniden üretimde farklı olanakları görme şansı olduğunu
sözlerine ekledi.
Öğretim üyelerinin, öğrencilerden geri besleme almak adına yönelttikleri "6
ay önce mimarlık sizin için neydi, şimdi ne?" sorusuna verilen yanıt ise; "soyut
çalışmak gözümüzü korkutmuştu ama güzelmiş. Hayallerimizi gerçekleştirdik"
şeklinde oldu.

Son olarak söz alan Arş. Gör. Dr. Fulya Özsel Akipek ise,
ahşap ve demir atölyesi ziyaretlerinde stüdyolar arasında ortaklıklar
olabileceği yönünde bir öneri getirdi ve kurumlar arası iletişime bir kez daha
vurgu yaptı.
Kolokyum, düzenlenen kokteyl ile sona erdi.
Sürecin içinde olan bir öğrenci olarak çok verimli geçtiğini ve çok güzel eserler ortaya çıktığını düşünüyorum.tekrar böyle bir deneyimin içinde olamayacak olmak üzücü ama tek başına bu deneyim de çok değerli:)