- yapi.com.tr
- 10.10.2006
- GÜNDEM
- 3 okunma
Yerel Yönetimlere Yeni Gelirler mi?
II Özel İdaresi ve Belediye Gelirleri Kanunu Tasarısı nihayet Hükümet tarafından 25 Eylül'de TBMM'ye sunuldu. "Nihayet", çünkü iki yıl öncesinden çıkarılan yeni düzenlemelerle yerel yönetimlere yeni hizmet alanları, yeni görev sorumlulukları verilmiş olmasına rağmen bunun gelirler ayağı eksik kalmıştı.
II Özel İdaresi ve Belediye Gelirleri Kanunu Tasarısı nihayet Hükümet tarafından 25 Eylül'de TBMM'ye sunuldu. "Nihayet", çünkü iki yıl öncesinden çıkarılan yeni düzenlemelerle yerel yönetimlere yeni hizmet alanları, yeni görev sorumlulukları verilmiş olmasına rağmen bunun gelirler ayağı eksik kalmıştı.
Peki bu tasarı yerel yönetimlerin gelirlerini anlamlı ölçülerde arttırıyor mu?
Bu soruya, tasarı bu şekilde yasalaşırsa, hem il özel idareleri hem de belediyeler açısından, Kocaeli Belediyesi hariç, "evet" demek mümkündür. İl özel idarelerinde artış oranlarında eşitlik varken belediyelerde artış oranları genelde eşitsizdir, hatta bazılarında çok eşitsizdir.
Gelir artışları acaba nereden kaynaklanmaktadır? Yerel yönetimlerin iki ana gelir kaynağı vardır: Merkezi yönetim bütçesinden yapılan gelir transferleri ile yerel yönetimlerin öz gelir kaynakları. (Burada yerel yönetimlerin vergi dışı ticari ve benzeri gelir kaynakları kapsanmamaktadır).
Bu çerçeveden bakıldığında, yürürlükteki mevzuatta olduğu gibi yeni tasarıda da, merkezden aktarılan vergi paylarının yerel yönetimlerin asli gelir kaynağını oluşturduğu görülecektir. Bu bakımdan, yerel yönetimlere tasarıyla getirilen gelir artışlarının ana kaynağı da buradadır: Tasarı, yerel yönetimlere merkezden yapılan gelir transferlerini arttırdığı için yerel gelirlerde anlamlı artışlar ortaya çıkmaktadır.
AKP iktidarının, birinci uygulama yılında gerek belediyelerin gerekse büyükşehir belediyelerinin bütçeden aldıkları vergi paylarını azalttığını dikkate aldığımızda, bu defa ne kadar samimi olduğunu veya seçim döneminde yeni hesaplar peşinde mi olduğunu sorgulama hakkımız kuşkusuz vardır.
Artışlar iki şekilde olmaktadır: Birincisi, merkezden vergi geliri transferinde oranlar yükseltilmektedir; ikincisi, oranın uygulandığı matrah genişletilmektedir. İkincisi şöyle de açıklanabilir: Yürürlükteki mevzuatta, oranın uygulandığı matrah yani genel bütçe vergi gelirleri, bazı istisnalarla daraltılmaktadır; Özel Tüketim Vergisi kapsamındaki malları sayan üç ayrı listeden birincisinin tamamı, ikincisinin yüzde 28'i, üçüncüsünün yüzde 6o'ı gelir paylaşımı dışında tutulmaktadır. Yeni tasarı, bu istisnaları kaldırdığı içindir ki yerel yönetimlere daha fazla kaynak aktaracaktır.
Peki tam da IMF heyeti arz-ı endam ettiğinde bütçeye yük getirecek, faiz dışı fazlayı ve borç ödeme yeteneğini etkileyecek bu tür artışlar kabul görecek mi? Onu da AKP'nin seçim kaygıları ile IMF sıkıştırması arasındaki tercihleri belirleyecek. Ancak, geçen hafta İçişleri Komis-yonu'nda görüşülecek iken tasarının görüşme gündeminin ertelenmesi, bazı soru işaretleri doğurmuyor değil. Tasarının Maliye Bakanlığı değil de Başbakanlıkta hazırlanmış olduğunu ve Maliye Bakanlığı'ndan da bütçenin gelir kayıplarına itirazlar gelebileceğini dikkate almak gerekiyor.
Öz gelir kaynağı olarak getirilen Konaklama Vergisi'nin turizmcilerden çektiği tepkiler ile Emlak Vergisi oranlarında yüzde 50-100 artışların öngörülmesine yönelecek siyasi ve toplumsal tepkileri de hesaba katmak gerekir.
Haberi sosyal medyada paylaşın.
0 Yorum
Yorum Yap