- yapi.com.tr
- 12.07.2005
- GÜNDEM
- 2 okunma
Yasa ‘İnşaata Branda Sarın’ Diyor Ama Dinleyen Müteahhit Yok
Elif Atalay, Konya'da evinin önündeki bahçede oynarken yan taraftaki inşaatta başına demir parçası düştü. 2 haftadır ölümle pençeleşen küçük Elif'in dramı Türkiye'deki bir gerçeği gözler önüne serdi: “İnşaatlardaki ve tadilat yapılan binalardaki güvenlik önlemlerinin yetersizliği.”
Elif Atalay, Konya'da evinin önündeki bahçede oynarken yan taraftaki inşaatta başına demir parçası düştü. 2 haftadır ölümle pençeleşen küçük Elif'in dramı Türkiye'deki bir gerçeği gözler önüne serdi: “İnşaatlardaki ve tadilat yapılan binalardaki güvenlik önlemlerinin yetersizliği.”
3194 sayılı İmar Kanunu yapı güvenliğinin nasıl sağlanması gerektiğini düzenliyor. Buna göre mal sahibi, müteahhit ve fenni mesul tadilat veya inşaat yapılan binanın çevresinde güvenlik tedbirlerini almakla yükümlü. İnşaat yükseldikçe etrafı brandayla sarılarak çevreye zarar vermesinin engellenmesi gerekiyor. Kanunun uygulanıp uygulanmadığını denetleme görevi ise belediyeye ait. Belediye sınırları dışındaki inşaatların denetiminde ise sorumluluk valiliklere ait. Ancak tüm bu yasal zorunluluklara çok az insan riayet ettiği için acı olaylar yaşanıyor. İş güvenliği konusunda herhangi bir eğitim almayan işçilerin ihmali yüzünden birçok işçi, kurulan iskelelerden düşerken, binalardan atılan malzemeler de ölümlü kazalara davetiye çıkartıyor.
Uzmanlar, inşaatlardaki güvenlik zaafı konusunda neredeyse hemfikir. Belediyeler de gerektiği ölçüde güvenlik alınmadığını kabul ediyor. Güvenlik ve denetimsizliğin yetersizliği İstanbul gibi metropol şehirlerde daha da belirgin. İstanbul Büyükşehir Belediyesi İmar Müdürü Şimşek Deniz, 4708 sayılı Yapı Denetimi Yasası'na göre inşaat güvenliğinde sorumluluğun müteahhit, fenni mesul ve yapı denetim firmalarına ait olduğunu hatırlatıyor. Kaçak yapılaşmanın ve gecekondu bölgelerinin yoğunluk kazandığı bölgelerin daha çok ilçe belediyelerinin sorumluluğunda olduğunu dile getiren Deniz, “Maalesef birçok yerde denetimler neredeyse hiç yapılmıyor.” görüşünde.
Ankara'da ise durum diğer illere göre nispeten daha iyi. Yapı denetiminde görevli zabıta müdürlüğü son iki yılda hatalı gördüğü 7 binaya ceza kesmiş. Ankara Büyükşehir Belediyesi Zabıta Müdürü Zekai Kılınç, ceza için daha çok vatandaşların şikayette bulunması gerektiğini söylüyor. Kızılay'da şu anda yapımı devam eden bir binanın perde çekerek önlemini aldığını örnek veren Kılınç, Ankara halkının da bu konuda daha duyarlı olduğunu savunuyor.
İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Cemal Gökçe, Türkiye'de inşaat içi ve çevresinde iş güvenliği açısından gerekli tedbirlerin alınmadığından dertli. Gökçe, “Türkiye'de bu anlamda ciddi bir problem var. Hem inşaat içinde işçilerin hem de çevresinden geçen vatandaşların emniyeti için tedbir alma oranı son derece zayıf.” diyor. Konya Merkez Selçuklu Belediyesi İmar Müdürü Hüseyin Çopur ise şunları söylüyor: “8 yıldır Selçuklu Belediyesi'nde imar müdürüyüm, ceza kesecek bir olay yaşamadık. Önlemler alınmaması durumunda inşaatı durduruyoruz.”
‘Ceza için dayanak bulamadık'
Güvenlik tedbirsizliğine ceza kesmek için kanuni dayanak bulamadıklarını iddia eden Meram Belediyesi İmar Müdürü Recep Alibeyoğlu, cezadan çok uyarmakla yetindiklerini söylüyor. Konya İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Ramazan Özkaya, denetim eksikliğine dikkat çekerken, iş güvenliği konusunda hem işçilerin hem de yöneticilerin bilgi sahibi olmadığını savunuyor. Binaların yükseldikçe etrafının koruyucu branda ile çevrilmesi gerektiğini kaydeden Konya Baro Başkanı Avukat Hasip Şenalp, bunu ihmal eden fenni mesul, müteahhit, teknik heyet ve arsa sahibinin Tehlikeli İşler Tüzüğü'ne göre cezalandırılabileceğini bildiriyor. Şenalp, “Bu tür davranışlar, önceden taksirli suçlar kapsamına giriyordu. Yeni Türk Ceza Kanunu'nda bu durum ‘kasta yakın taksirli suçlar' kapsamına alınarak cezası ağırlaştırılmıştır.” görüşlerini savunuyor.
Haberi sosyal medyada paylaşın.
0 Yorum
Yorum Yap