- yapi.com.tr
- 20.06.2008
- GÜNDEM
- 46 okunma
Yapılar Depreme Karşı Ne kadar Güvenli?
Türkiye Hazır Beton Birliğinin düzenlediği BETON 2008 Uluslararası Hazır Beton Kongresi paralelinde “Yapılarınız Depreme Karşı Ne Kadar Güvenli” Semineri düzenlendi. Seminere konuşmacı olarak İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. İlhan Eren ve Doç. Dr. Mustafa Karagüler katıldı.
Türkiye Hazır Beton Birliğinin düzenlediği BETON 2008
Uluslararası Hazır Beton Kongresi paralelinde “Yapılarınız Depreme Karşı Ne
Kadar Güvenli” Semineri düzenlendi. Seminere konuşmacı olarak İstanbul Teknik
Üniversitesi’nden Prof. Dr. İlhan Eren ve Doç. Dr. Mustafa Karagüler
katıldı.
Prof. Dr. İlhan Eren konuşmasında yapılarda deprem güvenliğini incelenme
yöntemlerini, proje ve yapım aşamasında inşaat mühendisleri ve müteahhitlerin
güvenlik için özellikle dikkat etmeleri gereken konuları anlattı. Prof. Dr.
İlhan Eren, bir binanın deprem güvenliğinin incelenmesinde beton kalitesinin,
betonarme, statik ve mimari projesinin, donatı çeliklerinin konum, miktar ve
çaplarının uygunluğunun kontrol edildiğini belirtti.
Bir yapının bulunduğu yerdeki zeminin etüdünün yapılanmasının inşaat
mühendisliğinin olmazsa olmaz şartı olduğunu söyleyen Eren beton kalitesinin
önemine değindi ve “Depremden sonra betonarme yapılardan korkmaya başladık. Bu
sandviç haline gelen yapılar betonarmenin kusuru değil mühendis olarak bizlerin
kusuru, müteahhit olarak bizlerin kusuru. 1 Mayıs 2003 Bingöl depremi bize
şunları gösterdi. Donatı detaylarında yapılan hatalar, zemin etüdü yapılmadan
bina yapılması, taşıyıcı sistemin seçilmesi ve projelendirmesinde yetersizlik ve
en önemlisi de beton kalitesindeki yetersizlik. Hazır betonun Türkiye’de
üretilmesi ve bunun sonucunda THBB’nin kurulması gerçekten Türkiye’nin çok büyük
bir şansıdır.” dedi.
Seminerin bir diğer konuşmacısı Doç. Dr. Mustafa Karagüler’de yapıda malzeme
güvenliğinde kullanılan yapı malzemelerinin belgeli olmasının öneminden
bahsetti. Karagüler, ‘Yapı malzemesinin güvenliği yeni yapılan yapılarda
özellikle dikkat edilmelidir. Yapı malzemelerinde güvenlik için aldığımız
referans noktaları malzemelere yönelik standartlardır. Beton için bu standart TS
EN 206’dır. Üretilen ve kullanılan betonların denetimi yapıların güvenliğinin
teyidi ve takibi açısından çok önemli. Bu kapsamda Türkiye Hazır Beton
Birliği tarafından 1994 yılında Kalite Güvence Sistemi kurulmuştur. Denetimin
kalıcı olması için hem ürünün kendisinin hem de üretim sisteminin de
denetlenmesi gerekir. Kalite Güvence Sistemi hem ürünü hem de sistemi
denetleyen bir denetim sistemi olarak bu açıdan öne çıkıyor. Özellikle yeni
yapılarda betonun belgeli olup olmasına (KGS vb.) ve şantiyede de ürün denetimi
yapılmış olmasına dikkat edilmelidir.” dedi.
BETON 2008 Kongre & Fuarı
Türkiye Hazır Beton Birliği ve Yapı Ürünleri
Üreticileri Federasyonu’nun düzenlediği ‘Beton 2008 Uluslararası Hazır Beton
Kongresi ve Uluslararası Beton-Agrega, İnşaat Teknolojileri ve Ekipmanları Fuarı
19 Haziran 2008 tarihinde İstanbul Fuar Merkezi Yeni Fuar Kompleksi’nde
düzenlenen törenle açıldı. Hem yurt dışından hem de yurt içinden hazır beton,
inşaat ve agrega sektör mensuplarını buluşturan Kongre 21 Hazirana Fuar 22
Haziran 2008 tarihine kadar devam edecek.
Haberi sosyal medyada paylaşın.
Yapı sektöründe hizmet veren biri olarak, yapı denetim sisteminin çalışmadığı aşikar. bir de şantiye şefliği işi çıkardılar, hepsinin ipi müteahhidin elinde. ayrıca küçük ya da büyük şantiye olsun şantiyelerde çalışan kalıpçı demirci tuğlacı ve tesisatçıların hiç bir yasal düzenlemeleri yok. ne iş bitirme isteniyor ne şirketleşme. çalışan kişilerin sigortaları malumunuz. böyle bir düzen içerisinde kaliteli malzeme, kötü işçilikle mahvoluyor ve milli servet her geçen gün kaybediliyor. Bu dediklerimi Bayındırlık Bakanlığı ve bağlı birimleri göremiyor. Belediyeler tüzük olarak İçişleri Bakanlığına bağlı olması sebebiyle işlerine geldikleri gibi davranıyorlar. Biz de kalkmışız, iyi beton iyi demir.. betona katarsan suyu, demiri bağlamassan ne işe yarar bu malzeme?
Türkiye'de küçük işletmeler diyebileceğimiz yapsat uygulamaları, kendime yapıyorum diye sağlam, sağlıklı olsun diye bilgisiz belgesiz kalfaların eline emanet edilen yapılar.. yanlış uygulamaların sayısını ve nedenlerini yazsak bitiremeyiz. Yıllarca oturduğumuz konutlarımızı sağlıksız üretebiliyoruz. Bence bilgi herşeydir. Şantiyeye giren her kim olursa olsun bilgili ve belgeli olmalı, bir vicdan hesabı olmalı. Ucuz maaşla çalıştıracam diye mikser şöförünü önemsemezsen, o da talimat noktasında basar betona suyu. Halbuki bilgisi olsa, mikseri de orda bırakır, işi de bırakır. Ben de ona teşekkür ederim. Herşeyi doğru dürüst yapsak inanıyorum ki tasarruf diye bilinçsizce yapılan konutlardan daha çok kazanır insanlar. Hem de insanların canı ucuza gitmez. Türkiye'm hadi kendine gel ve işlerimizi doğru yapalım!