Yapı Sektörünün Haber Portalı

“Yapı Denetim Yasası Çökmüştür”

Mimarlar Odası Başkanı Eyüp Muhçu, yeni mevzuata uygun binaların dahi yerle bir olduğu depremi ve iktidar eliyle 20 yılda yapılan yanlışları anlattı.

“Yapı Denetim Yasası Çökmüştür”

Peş peşe yaşanan Pazarcık ve Elbistan depremlerinde resmi açıklamalara göre yıkılan bina sayısı 6 bin 444, “yıkıldı” ihbarı gelen bina sayısı ise 11 bin 302 oldu. Asıl sayının çok daha yüksek olduğu, ağır ve orta hasarlı olup yıkımına karar verileceklerle birlikte 10 kentte yıkılan ve yıkılacak bina sayının katlanacağı öngörülüyor. İlk tespitlere göre henüz yeni yapılmış ya da bir iki yaşında yıkılan binalar da dikkat çekiyor.

Sözcü’den Yusuf Demir’in haberine göre; şu ana kadar resmi rakamlara göre 18 bin insanın canına malolan, yanlışları TMMOB Mimarlar Odası Başkanı Eyüp Muhçu anlattı.

Kentleşme ve afet politikalarının baştan sona yanlışlarla dolu olduğunu vurgulayan Muhçu, “Yıkılmaması gereken binalar yıkılmış. Bu gösteriyor ki 4708 sayılı Yapı Denetim Yasası çökmüştür.” dedi.

Eyüp Muhçu'nun 1999 depreminden bu yana yapılan yanlışları çarpıcı bir şekilde ortaya koyan açıklamaları şöyle:

“Kentleşme politikaları yanlışlarla dolu”
“Kentleşme ve afet politikaları baştan sona yanlışlarla dolu. Yani afetten önce kentleşme politikalarının doğru olması gerekir. Kentleşme politikaları, yapı üretim sistemi tamamen bir kenti ve yapılaşmayı rant olarak gören bir politik anlayışla karşı karşıyayız. Asıl sorun bu…

Bunun ötesinde yapı üretim ve denetim sisteminin sorunları var. Dolgu alanları, tarım alanları, orman alanları, vadiler, kıyılar ya da deprem fay hatlarının olduğu bölgeler bu anlayışla yapılaşmaya açılıyor. İlk önce planlamada ciddi sorunlar var. Örneğin 1999 depreminde, yerle bir olan Hacı Mehmet Ovası Yalova'da yeniden imara açıldı. Yeniden katlı binalar yapıldı. Bunun gibi pek çok örnek sayabiliriz.

‘Denetim sorunları ve boşlukları var'
Diğer taraftan yapı üretimiyle ilgili sorunlar var. Ciddi bir denetim sorunu var. Hem malzeme denetimi, hem proje denetimi hem de yapının üretimiyle ilgili denetim sorunları ve boşlukları var. Meslek örgütleri Anayasa'ya aykırı bir takım düzenlemeler yapılarak, denetim alanının dışında tutuldu.

‘Kamu ve TOKİ binaları denetimden muaf'
Bununla birlikte 4708 sayılı Yapı Denetimi Yasası'yla denetim yapılması öngörülüyor. Baktığınız zaman sadece kişilerin mülkiyetinde olan yerler için bu yasa geçerli. Kamu ve TOKİ'nin yaptığı binalar herhangi bir yapı denetimi sistemine dahil değil. Halbuki metrekare ve bina adedi olarak asıl yapı büyüklükleri bu kamu ve TOKİ'nin aracılık ettiği binalar teşkil ediyor. Bunun tamamen denetim dışında tutulması başlı başına bir sorun.

‘Sistemin yürümediğini başta bakanlık görüyor'
Vatandaşların yaptırdığı binalarda ise yapı denetim kuruluşları görevli… Ama yapı denetim kuruluşlarının bu sistem içinde gerçek anlamda bir denetim gerçekleştirmelerine olanak yok.

Örneğin, Çevre, Şehircilik ve İklim Bakanlığı her yıl binlerce dosyayı, bu projeleri yapan mimarların mühendislerin cezalandırılması için bize gönderiyor. Meslek odalarına gönderiyor. Bir kere bu kadar sayıda yapının sorunlu olmasını bakanlık başlangıçta kabul ediyor. Bu kadar sorunlu yapı varsa, yani yapı denetim alanında bu kadar sorunlu projeler varsa. O zaman bu sistemin yürümediğini bakanlık ve ilgili kamu kuruluşları da görüyor. Kaldı ki bakanlık ve belediyelerin göndermediği dosya sayısı çok daha fazla…

Demek ki bir yapı denetim sistemi çalışmıyor. Ve bunun 3194 sayılı İmar Kanunu yerine ihdas edilen 4708 sayılı yasanın sağlam yapı ürettiği iddiası geçerli değil.

Örneğin bu 10 ili kapsayan deprem bölgesindeki ilk bilgilere baktığımız zaman, bu yasa kapsamında yapılan yeni binalar, cephelerinde pahalı malzemeler kullanılmış… Yurttaşların, alıcıların ilgisini çeken özelliklere sahip binalar dahi yıkılmış. Yıkılmaması gereken binalar yıkılmış. Bu gösteriyor ki 4708 sayılı Yapı Denetim Yasası çökmüştür.”

Haberin tamamına linkten ulaşılabilir.

0 Yorum

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.