Yapı Sektörünün Haber Portalı

Yanlış Politikaların Bedelini Halk Ödüyor

Hatay’da sel nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısı 5’e yükseldi. Yurttaşlar, Hatay’ın afet bölgesi ilan edilmesini istedi. Yaşam savunucuları “Doğa intikam almıyor, yanlış politikaların bedelini halk ödüyor” dedi.

Yanlış Politikaların Bedelini Halk Ödüyor

Yurdun pek çok kentinde etkili olan sağanak yağış sel, heyelan ve göçüklere yol açarken en ağır tablo Hatay’da yaşandı. 6 Şubat depremlerinin ardından altyapı sorunlarının derinleştiği kentte yaşamını yitirenlerin sayısı 5’e çıktı. Antakya, Defne, Samandağ, Reyhanlı ve Dörtyol başta olmak üzere çok sayıda ilçede yollar göle döndü, ev ve işyerlerini su bastı, tarım arazileri su altında kaldı. Depremin ardından kentlerin yeniden inşasında yapılan hatalar, dere yatağında yapılaşma gibi pek çok faktör sel faturasını ağırlaştırdı.

BirGün’den Sibel Bahçetepe’nin haberine göre; Antakya Çevre Koruma Derneği Başkanı Nilgün Karasu, yıllardır süren ihmallerin bu sonucu yarattığını belirterek şöyle dedi: “Depremin ardından inşaa süreci ile birlikte Asi Nehri kıyı kenar çizgisi 100 metre olacak diye planlama yapıldı fakat hiç bir noktada uygulanmadı. Kentte altyapı sorunu depremden sonra daha da arttı. Doğa intikam almıyor, yanlış politikaların bedelini halk ödüyor. Depremden ders çıkarılmadı. Kentte devasa yapılar yükseldi ama altyapı hâlâ yok. İklim krizinin etkileri yıllardır bilim insanları tarafından anlatılırken gerekli önlemleri almayanlar, Hatay halkını bir kez daha felaketle baş başa bırakmıştır. Deprem sonrası ‘yeniden inşa’ adı altında yürütülen süreçlerde bilim değil rant tercih edilmiş, altyapı sorunları çözülmeden kent yeni bir felakete sürüklenmiştir. Bu tablo açık bir yönetim krizidir. Hatay afet bölgesi ilan edilmeli.”

Reklam Goruntulenme Bolumu

Risk yönetimi yapılmadı
TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Mersin Şube Başkanı Dr. Sinan Can ise Türkiye’de son dönemde yaşanan aşırı yağışların afet yönetimindeki eksikleri ortaya çıkardığını söyledi. Akdeniz havzasında geçen yıla göre baraj doluluk oranlarının ciddi biçimde arttığını belirten Can, buna karşın risk yönetiminin yeterince hayata geçmediğinin altını çizdi.

Hatay’ın taşkın riskine yönelik hazırlıklı olmadığı için bu tür bir tablo yaşandığını vurgulayan Can, “Hatay gibi Tokat Almus Barajı da taşma seviyesindeydi ve taştı. Fakat Tokat’ta öyle bir kriz yönetimi gerçekleştirildi ki kentte bir felaket meydana gelmesine izin verilmedi. Aynı şekilde Hatay oluşabilecek bir afete yönelik hazırlıklı olsaydı acil durum eylem planlarını hayata geçirseydi bu tür bir felaketten söz etmezdik. Risk yönetimi ve afet planlaması kentlerin önemli bir gerçekliği olmuş durumda. Yağış projeksiyonları doğru analiz edip kentleri dirençli hale getirmek gerekir.” diye konuştu.

Haberin tamamına linkten ulaşılabilir.

0 Yorum

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.