Yapı Sektörünün Haber Portalı

Yabancıların Türkiye'den Emlak Edinmesine Karşı Olumsuz Tavır Alınması Doğru mu?

Realty World Türkiye Genel Müdürü Yaşar Büyükçetin / AB'ye üye olma yolunda bir ülke için olumlu bir gelişme Öncelikle grafiklere bakmak lazım. Tap

Yabancıların Türkiye'den Emlak Edinmesine Karşı Olumsuz Tavır Alınması Doğru mu?
Realty World Türkiye Genel Müdürü Yaşar Büyükçetin / AB'ye üye olma yolunda bir ülke için olumlu bir gelişme

Öncelikle grafiklere bakmak lazım. Tapu kadastronun sitesine girdiğiniz zaman her şeyi görebiliyorsunuz. 789 bin kilometrekarelik yüzölçümü olan Türkiye'den bahsediyoruz . Avrupa kara parçasının ön büyük yeri. Şu ana kadar satılan alana baktığımızda da 47 bin kilometrekare, yani Büyükada'nın yarısı kadar. Ülkenin yabancılara satılması veya elden gitmesi gibi şey olamaz, mümkün de değil. Ben böyle bir görüşe katılmıyorum. Zaten aldıkları alan da sınırlı, 2,5 hektarın üzerine çıkamıyorlar.Yabancıların da amacı Türkiye'den toprak kopartmak değil. Avrupa Birliği'ne girmek için mücadele veren bir toplumuz. İspanya yıllardır arazi satıyor ve bu işten milyarlarca dolar gelir elde etti. Yabancıların İspanya'da 180 milyar dolarlık bir yatırımı var. Bu Türkiye ekonomisinin yarısı. Buraya gelen insanlar, konut, arsa, alışveriş merkezi, otel ve sanayi tesisleri alıyorlar. Bugüne kadar Türkiye'ye gelen yabancı sermayeye baktığınız zaman, birçok şirket satıldı ve halen de satılıyor. Şu anda bankalar da birçok yabancı firma tarafından alınıyor. Bankaların satılması ülkenin elden gitmesi anlamına gelmiyor. Üye olma yolunda giden bir ülke için bundan daha olumlu bir gelişme olamaz. Türkiye'ye büyük fayda sağlayacağına inanıyorum. Ülkemize gelen, arazi alan insanlar, o ülkenin elit, vizyonu geniş insanlarıdır.



Yeniçağ Gazetesi Genel Koordinatörü Abdullah Özdoğan

Sınırlanan yabancıya mülk satışı göstermelik

Bence olaya şu açıdan bakmak lazım. Yabancılar sadece arazi mi alıyor, konut mu alıyor? Alımlar hangi bölgelerde yoğunlaşıyor ve alım yapanların kimlikleri ne? İsrail devletinin nasıl oluştuğunu hatırlamak lazım burada. Sadece toprak ve bina alınmıyor. Finans sektöründe son banka satışlarıyla birlikte yabancıların hakimiyeti söz konusu. Eğitimde aynı durum. Sağlıkta, ulaşımda ve

haberleşmede de durum bundan farklı değil. Hepsini bir potada değerlendirmek lazım; ama diğer yandan da Türkler Miami'de yazlık alıyor diyemezsiniz. Çünkü bunlar farklı şeyler. Biz "satış"tan bahsederken sadece toprak alımını vurgulamıyoruz. Üstelik, bu satışın yıllara dağılmadığını, son iki senede hızlandığı göz önüne alınırsa ortada anormal bir durumun olduğu söylenebilir. Sınırlanan yabancıya mülk satışı da göstermelik. Türk kimlikliler üzerinden yapılan satışların boyutu bizce resmi rakamlardan çok daha fazla. Satılan toprakların satın alanlara dağılımına bakarsanız, başka bir tablo görürsünüz ve Sevr'i hatırlarsanız anlaşma ve tüfekle alınamayan bölgeler parayla satılıyor ki bu en tehlikelisi.

0 Yorum

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.