Türkiye kriz ortamında yabancı yatırım çekebilmek için
strateji değişikliğine gidiyor. Türkiye Yatırım Destek ve Promosyon Ajansı
Başkanı Alpaslan Yılmaz bugüne kadar yabancı yatırımcı çekmek
için dokuz sektöre ağırlık verdiklerini belirterek “Ancak dünyayı etkisi altına
alan kriz nedeniyle bir strateji değişikliğini gittik. Bundan sonra Türkiye’ye
yatırım yapmaları için nakit zengini olan şirketlerle ve spekülatif alanlara
yatırım yapmayan hedge fonların da aralarında bulunduğu 100 büyük yabancı
yatırımcıyı hedef seçtik ve onlarla temas kurduk” diye konuştu.
‘Bir hikâyemiz var’
Yurtdışındaki temsilcilerini bu strateji değişikliği çerçevesinde yeniden
yönlendirdiklerini söyleyen Korkmaz şunları söyledi:
“Yani deyim yerindeyse tüfeği diğer omuzumuza aldık. Artık şirketlerin önemli
bölümü kendi dertlerinde. Ya konkordatoya doğru gidiyorlar, ya da büyük sıkıntı
içindeler. Bunlarla görüşmeye başlasanız, masaya otursanız başlasanız, masaya
otursanız boşa vakit geçirmiş olacaksınız. Bu nedenle bugün hedefimiz olarak
nakit zengini şirketleri seçtik. Bugün Amerika’da veya Avrupa’da yakın geçmişte
önemli miktarda nakit biriktirmiş şirketler var. Bunların borcu yok. Krizden
çıkışta fırsatlardan ilk yararlananlar olmak istiyorlar, yatırım yapma hevesleri
mevcut. Bir geçmişi ve anlatacak hikâyesi bulunan Türkiye gibi bir ülke
yatırımcıları kolaylıkla çekebilir. Bunu sağlamak için çalışıyoruz.”
Ajans olarak yerli ve yabancı tüm yatırımcılara destek olduklarını anlatan
Korkmaz işi yabancı şirketin CEO’suna ev bulmaya kadar götürdüklerini söylüyor.
Korkmaz’ın İstanbul’da kiralık ev bulmasına yardımcı oldukları kişi ise Doğu
Avrupa, Kafkaslar, Ortadoğu ve Afrika’yı kapsayan bölgenin operasyonel yönetim
merkezini İstanbul’a taşıyan General Electric Healthcare’in CEO’su Richard di
Benedetto. Korkmaz, 200’e yakını Türk olan 240 üst düzey yöneticinin çalıştığı
şirketin, ajans olarak tüm sorunları çözdüklerini belirterek şunları
söyledi:
“Tabii ki kendisine GE’nin İstanbul’daki birimleri de yardımcı oldu. Ama biz
de ev sorunun çözümüne kadar katkıda bulunduk. Asistanlarım evlerini
buluyorlar, tüm sorunlarını çözüyoruz. Bu ne imkân açtı bana? Şahsi bir ilişki
kurdum, 80 ülkenin stratejik kararlarını alan grubun CEO’suyla. Şimdi, bir,
benim uluslararası sunumlarıma benimle beraber geliyor ve Türkiye’yi benim adıma
anlatıyor Richard Di Benedetto. İtalyan kökenli bir Fransız. Hatta Türkiye’ye
bir yatırımcı geldiği zaman davet ediyoruz, gel anlat ajans olarak size ne
gibi yardım ve destekte bulunduğumuzu diyoruz. Biz anlatırız ama bunu bir dünya
CEO’sunun anlatması bizim için çok önemli.”
[Sayfa]
‘Çöp yatırım istemiyoruz’
Korkmaz, Yatırım Destek ve Tanıtma Ajansı olarak, dünyada
kesinlikle ‘Sıkıntıda olan şirketleri ucuza kapın’ propagandası
yapmadıklarını belirtiyor. Dünyanın kirli, eskimiş teknolojiye sahip
yatırımlarının peşinde koşmadıklarını da belirten Korkmaz şunları
kaydediyor:
“İstihdam yaratan, teknoloji geliştiren ve çevre dostu yatırımların
peşindeyiz. Bir, biz illa yatırım peşinde değiliz. İkincisi Türkiye ucuz bir
ülke değil. Hiçbir yerde bunu böyle söylemeyiz. Türkiye rekabetçi olmaya aday
bir ülke. Şu anda rekabetçiyiz ve daha da rekabetçi olmamız lazım. Üç,
Avrupa’nın çöplük yatırımlarını kesinlikle istemiyorum açıkçası. Katma değeri
yüksek olacak, bizim toplumumuza katkısı olacak. Türkiye’yi hiçbir yerde ucuza,
‘valla gel, valla iyiyiz’ anlatma yaklaşımında değiliz. Türkiye çok büyük ve
ucuza gidecek bir ülke değil.
Türkiye sağlam bir ülke, biz bunu böyle anlatıyoruz dünyada. Çöplük
yatırımları kesinlikle istemiyoruz.Ucuza kapın şirketleri demiyoruz ama bugünün
de bir fırsat olduğunun altıda çiziyoruz. Niye? Çünkü küresel kriz iki üç sene
sürer ama bundan çıkışta kim ön planda çıkacak, kim yarışının önünde çıkacak, şu
anda pozisyon alanlar önde çıkacak. Birkaç hafta önce Almanya’nın en büyük
şirketlerinin yönetim kuruluna davet edildim. Türkiye’nin yatırım ortamını
anlatmak için. Yönetim Kurulu başkanı bana şunu söyledi: Batı Avrupa’dan ümidi
kestik. Bizim tek istikametimiz artık doğu. Doğu Avrupa, Rusya, Orta Asya ve
Körfez. Ve bunun merkezinde siz varsınız diyor. Bu benim için önemli bir ifade.
Türkiye’yi böyle konumlamak lazım. Türkiye hem Doğu Avrupa’ya hitap ediyor, hem
Asya’ya Rus pazarına. Batı Rus pazarı çok büyük darbe aldığı için de kendilerini
orada konumlandırmayı çok zor görüyorlar şimdi. Aynı zamanda Körfez’e de ilgi
duyuyorlar. Çünkü para var. Ve bütün bu coğrafyanın merkezini Türkiye
oluşturuyor şu anda.”
[Sayfa]
İki haftaya açıklıyor
Korkmaz boru hattında birçok proje bulunduğunu belirterek, “Bunlardan çok
önemli birini sonuçlandırmak için sayın Cumhurbaşkanımızın Suudi Arabistan
ziyaretine katılamadım. İki hafta sonra, gerçekleşen bu çok önemli projeyi
açıklayacağım” dedi.
‘Teknik lise müfredatını birlikte belirleyebiliriz’
Korkmaz, yabancı yatırım çekmek için Türkiye ile Doğu Avrupa ülkeleri
arasında amansız bir rekabet yaşandığını belirtirken insan kaynaklarının da
öneminin altını çiziyor. İnsan kaynakları alanında Türkiye’nin avantajları
olduğunu belirten Korkmaz şunları söyledi:
“İnsan kaynakları dediğimiz zaman çok önemli birkaç parantez açmak istiyorum.
Özellikle büyük ve teknik yatırımlarda biz şu anda Milli Eğitim Bakanlığı ile
oluşturduğumuz ortak çalışmada, yabancı yatırımcıya rahatlıkla şunu ifade
edebiliyoruz. Geldiğiniz ve yatırım yapacağınız bölgede teknik liseleri hemen
beraber tespit edebiliriz. Teknik liselerde teknik müfredatı sizinle beraber
oluşturabiliriz. Bu enteresan bir olay. Çünkü Doğu Avrupa’ya baktığımız zaman,
Doğu Avrupa bir nakdi destek veriyor. Diyor ki, şu kadar istihdam yaparsan bize,
kişibaşı şu kadar nakit desteği veririm. Bunu da eğitime kullan. Biz buna ters
açıdan yaklaşıyoruz. Ama neticede daha kuvvetli bir mesaj veriyoruz. MEB ile
beraber seni beraber oturtabiliriz. Birkaç teknik lise tespit edebiliriz. Ve
orada laboratuvarları bile beraber gözden geçirebiliriz. Orada eksik neyse
üretiminiz doğrultusunda müfredatı beraber düzenleyebiliriz ve bunu da hemen
yapabiliriz. Bu, çok etkili oluyor yabancı yatırımcı üzerinde gözden
geçirebilirz. Bu eğitimi hemen de bitirebiliriz. Yatırımcıyı ben doğrudan bakana
da gönderebiliyorum. Uzman insanlarla görüştürüyorum, bu çok
etkiliyor.”
0 Yorum
Yorum Yap