Yapı Sektörünün Haber Portalı

Uluslararası Trafiğin Yeni Değişkeni "Mimarlık"

http://www.bdonline.co.uk/story.asp?sectioncode=431&storycode=3078684 Daha fazla para kazanmak, projeleri dah akısa sürede tamamlamak ya da sadece

Uluslararası Trafiğin Yeni Değişkeni "Mimarlık"
http://www.bdonline.co.uk/story.asp?sectioncode=431&storycode=3078684

Daha fazla para kazanmak, projeleri dah akısa sürede tamamlamak ya da sadece farklı bir kültürü deneyimlemek için dünyanın her yerinden mimarlar kendi ülkelerinin dışında bir yerde çalışmanın hayalini kuruyor.

Mimarlık, uluslararası pazarda yer alabilmenin önemli bir yolu. Batılı ülkelerden mimarlar çoğu zaman kendi bölgelerindeki nispeten daha küçük çaplı projelerden, planlama amirlerinden sıkılıp başta Çin ve Orta Doğu olmak üzere dünyanın çeşitli yerlerinde gökdelen ya da devasa alışveriş merkezi projelerinde çalışmak için işlerinden ayrılıyorlar.

Yetenekli ve iyi eğitilmiş Alman mimar ve inşaatçılar bugün pazarda oldukça önemli bir yere sahip. İstihdamın yüzde 20’lere vardığı bazı bölgeler dışında, Alman mimarlar da yabancı ülkelerde sıklıkla iş yapıyorlar.

27 yaşındali Weimar’lı Torsten Lang bu mimarlardan biri. Şu anda Londra’da yaşıyor ve ZMMA için çalışıyor. “Almanya’da mimarlık fakültesi mezunlarının yüzde 50’si işsiz. İş bulabilmek gerçekten çok zor ve yüzlerce mimar başka ülkelere gitmek zorunda kalıyor. Londra benim çalışabileceğim tek yerdi. İngiltere ve Hollanda’da ücretler daha düşük ama Fransa ve Almanya’daki mimarlar bu ücretlerin bile altında çalışmaya razılar, çünkü kendi ülkelerinde çok iyi eğitim almış, tam donanımlı bir mimarın aylık kazancı 500 €’yu geçmiyor”.
Hem uluslar arası mimarlık camiasında mimarlar için model oluşturan, hem de dünyayı gezmeye meraklı mimarlar için bir cazibe merkezi olarak Erick van Egeraat Associated Architects ilk sıralarda yer alıyor. Avrupa ve Çin’de 5 adet kalıcı ofisi bulunan mimarlık bürosunda 1991 yılından beri çalışan Van Egeraat buraya Alman hükümetinin teşvikiyle Hollanda ve Macaristan arasındaki yerleşkeleri birleştirecek bir projede çalışmak adına gelmiş. Şu anda tüm personel şirketin herhangi bir ofisinde görev alabilme ihtimalini kabul ederek çalışıyor.
İki haftada bir şirketin uluslararası ofislerini ziyaret eden van Egeraat için bu iş yerini seçmesinin sebebi sadece para kazanmak değil. Buranın kültürlerarası iletişim alanındaki gücünden etkilenen van Egeraat, bu dinamikliğin kalıcı bir kalite anlayışı sağlamak adına şart olduğunu düşünüyor.


van Egeraat uluslararası çalışalı beri inşaatların kalitesi gözle görülür ölçüde artmış: “Dürüst olmak gerekirse bundan 15 yıl önce bir pencereyi boyayacak adam bulmak çok zordu. Ama şimdi Macarlar ve Çekler uluslararası standartlara uyum sağlıyorlar. Gelişme sadece profesyonelleşmek anlamında değil, aynı zamanda mimarinin bu ülkelerdeki algılanışı açısından da büyük yenilikler söz konusu” diyor van Egeraat.
Kalite bir sorun olmaktan çıktıysa da, sürdürülebilir tasarım hala çok benimsenmiş değil. Sürdürülebilirlik şu an için dünyanın bazı bölgelerinde takip edilen bir ilke, ancak özellikle Orta Doğu’da çok da umursanan bir özellik değil. Ve bu bir çok mimarı rahatsız ediyor. Dubai’de bir master planlama ofisi için çalışan Steve Howe kendisine sunulan bir çok proje hakkında çekinceleri olduğunu itiraf ediyor: “ Buradaki binaların çoğu kolay yoldan para kazanmak için yapılıyor. Buranın şartları sizin yapabileceğinizin en iyisini yapmanıza çoğu zaman imkan tanımıyor çünkü sürdürülebilir tasarım için harcanabilecek zaman yok. Ya da çoğu kişi bunu umursamıyor bile. Toplu taşıma sisteminin dahi olmaması belki ne demek istediğimi daha iyi anlatır“.
Howe, Dubai’ye Orta Doğu’daki mimarlık ofislerine eleman alımını sağlayan Architect & Designer Recruitment aracılığıyla gitmiş. ADR’den Andy Bailes şu bilgileri veriyor:: “ Diyelim ki hem Dubai’de hem Londra’da bir iş için ilan verdik. İlana başvuranlar arasında 10 kişi Londra’yı seçiyorsa, geri kalanlar Dubai’ye başvuruyor. İnsanlar rekabeti seviyor, vergisiz alışveriş yapmayı, sıcak iklimi, değişimi seviyor. Ve yüksek ücretlerle gökdelenler, casinolar inşa ediyorlar”.
İngiltere’de çalışan mimarlardan önemli bir kısım doğuya göç etmiş durumda. Gao Yang’daki bir proje için Şangay’da bir ofis kiralayarak Çin macerasına başlayan SMC Alsop, 2003 yılından bu yana ülkede. Başlangıçta Rotterdam’daki ofisten Çin’e yerleşmek üzere gelen iki kişiyi şirketin diğer elemanları da takip etmiş. Bu senaryo burada çalışan bir çok yabancı şirket için aynı şekilde işliyor.



Sven Steiner SMC Alsop’un dışarıya gönderdiği ilk eleman. “Yerel personel olmadan ofislerin yüzde 50’sinin oralı halka ait olan Çin’de iş yapabileceğini düşünmek çocukça olurdu. Steiner Alsop’un Rotterdam’daki ofisinden Şangay’a taşınırken aklında farklı kültürlerdeki yaşam
Tamamen yabancı ofis olmanın dezavantajlarından biri de şu. Kontratınızda altı özellikle çizilmiş olsa bile, proje tasarım aşamasından sonra yerel bir firmaya verilebiliyor. Dolayısıyla çizdiğiniz projeyi uygulama şansınız ortadan kalkıyor. Sırf çizdiği projenin inşaatında da bulunmak adına, işinden ayrılıp yerel firmalarla çalışmaya başlayan mimarlar da var.
Maaşlara gelirsek, Dubai’de çalışmak daha kazançlı. Avrupalı bir mimar burada çalışarak ülkesindeki yıllık gelirinin yüzde 30-50 fazlasını elde edebiliyor. Çin

But booming property prices mean it’s not all money in the bank. China is described as a “cutlet”, with the fatty rim being by the sea and rather less lucrative inland. Typically, architects sent out on secondments by their company keep their home salary and get an extra uplift for flights allowance and a bonus. This can result in pay up to 30% higher than that paid to local Chinese staff in the same office.
Yurtdışında çalışıyor olmanın getirdiği kişisel dezavantajlar da var; aileyi ya da arkadaşları özlemek gibi. “İnsanlar evlerini özlüyorlar ancak burada mesleki anlamda çok fazla şey öğreniyorlar” diyor Steiner Şangay’da yaşamdan bahsederken.“ Derneklerin ve ulusal mimari yayıncıların düzenlediği toplantılar oluyor.
Mimarlık bir çok farklı meslekle yakın ilişkisi olan bir meslek. Ve bir mimar olarak dünyayı dolaşma şansınız da hayli yüksek. Günümüzde küresel birlik diye bir olgu oluştuğunu düşünüyorum. Mesela ben yarın Seul’de çalışmaya karar versem, orada da meslektaşlarımdan oluşan kalabalık bir arkadaş çevrem olacağına kesinlikle inanıyorum. Gerçi bunu hiç düşünmem çünkü burası olağanüstü” .


Yeteneğin varsa yola çık

Matt Higgs on how to navigate the world of overseas recruitment
İstihdam yöntemleri ülkeden ülkeye farklılık gösteriyor. Fransa’da ajans aracılığıyla çalışan bulmak yaygın bir metodken, bu yönteme henüz alışamamış İtalya ve Polonya’da şirketler genellikle potansiyel müşterileri üzerinden kurdukları bağlantılarla eleman açıklarını kapatıyorlar.
İngiltere’den yurtdışında çalışmaya gideceklerin önünde duran en büyük engel dil sorunu. Dubai’de resmi iş dili İngilizce olduğu için İngilizler için bu sorun ortadan kalkıyor. Ancak Fransa ve Polonya’da ulusal dilleri konuşmak gibi bir şart aranıyor. Bazı ülkelerde vize sorun olabilir ancak bazılarında da fırsat olarak değerlendiriliyor İrlanda’da mimarlık yeteneğin kutsandığı bir meslek olarak görüldüğü için hükümet de yabancı mimarların ülkede çalışmasına çok sıcak bakıyor.
Vergilerden anlaşıldığı kadarıyla Çin’de maaşla yüksek. Ulusal anlamda benzeri görülmemiş büyüklükte bir değişimin içine giren ülkede aynı zamanda iş anlamında da fırsat çeşitliliğinden söz etmek mümkün. Ancak yine de maaşlar ve kazançlar standartlaşıyor ve memlekete geri gönderme yardımları ve yol masrafları dahil, “gurbetçi paketleri” yavaş yavaş teadülden kalkıyor.
İngiltere’de Avustralya, Yeni Zelanda ve Polonya’dan gelen çok sayıda profesyonel var. Polonya’da cad programı teknolojistleri bulunmuyor, bu işi yeni mezunlar üstlenmiş durumda. Dolayısıyla Polonyalı mimarlar bilgisayar destekli tasarım konusunda da hayli iyi bir donanıma sahipler ki bu da bir çok İngiliz firmasının aradığı bir özellik.



-
Gurmeet Sian, Berkshire, worked for Rita Mody Joshi & Associates in Goa, India

Mezun olduktan sonra Goa2ya gittim ve aylık £30 maaşla altı ay çalıştım. Ancak yaşamak için gereken para o kadar azdı ki bu para inanılmaz bir biçimde yetiyordu.
Hindistan’ın en önemli farklılıklarından biri bürokrasi eksikliği. Planlama kuralları, kısıtlamalar, denetimler yok denecek kadar az. Olsa bile insanlar bunu rüşvetle halletmenin yolunu bulmuş. İş etiği anlamında bütünüyle farklı bir kültürden bahsediyoruz.
Bir de ofislerin çoğunda sıkı bir hiyerarşi var. patron hep patron: isterse bağırır çağırır ama elemanları ona itaat eder. Bu durumun işe yaradığı zamanlar da oluyor, mesela çalışanlar arasında daha sıkı bir bağ kuruluyor ve patron dışardayken kağıt ya da kriket oynuyoruz. Gerçekten çok rahatlatıcı bir aktivite.
Burada çalışarak kendime olan güven ve inancımı kat kat perçinlediğimi söyleyebilirim. Ve mimar olmak isteyen herkese de kendi ülkeleri dışında bir ülkede çalışmayı şiddetle tavsiye ediyorum.

The EU architect
-
Dagmara Goralska, Polonyalı. Manchester’da Aedas için çalışıyor

İngiltere’ye altı yıl önce mimarlık eğitimimi tamamlamak için geldim. Dört yıldır burada çalışıyorum ve burada kalmaktan çok mutluyum. Burada daha iyi maaş alsam da yaşamak pahalıya geliyor. Örneğin Manchester’da yaşadığım dairenin kirası £600, oysa Polonya’da böyle bir eve en fazla 100£ verilir. One drawback about the UK is that we have a very conservative approach to design, with clients who are reluctant to think about new materials or innovative approaches. There are buildings in Barcelona that would never get built here because the regulations don’t allow it.
It is really great to be in such a multicultural city. In Poland everybody has the same way of life in society; here there are different religions and different cultures living together. It’s more interesting.
The young architect

-
Sebastian Kepner, Münihli. Hong Kong’ta Node Office için çalışıyor
Hong Kong’da 14 kişilik küçük bir ofiste çalışıyorum. Almanya’daki ekonomik şartların kötülüğü yüzünden 2005 yılında buraya taşındım. Bir çok insan Çin’de çok para kazanıldığını düşünüyor ama burada nerdeyse ülkemde aldığımla aynı ücreti alıyorum. Yıllık yaklaşık 15,000€. Burada Almanya’da olduğu kadar serbestçe kahve ya da sigara molası veremiyorsunuz, ancak sosyal farklılıklara alışabiliyorsunuz.
Tasarımın ilk adımından üretim sürecinin sonuna kadar belli bir kalite tutturmakta zorlandığımı itiraf edebilirim. Çünkü burada inşaat sektöründe resmen bir patlama yaşanıyor, inşaatta çalışan işçilerin çoğu çiftçi ve çoğu zaman ücretlerini düzgün alamıyorlar.
Geçtiğimiz hafta bir şantiyemizi ziyarete gittiğimde gördüklerim korkunçtu. Bütün malzemeleri düzensiz bir şekilde biraraya getirmişler, gözlerime inanamadım. Bazen işçilere harcın nasıl döküldüğüne kadar anlatmak gerekebiliyor. Almanya’da böyle bir şeyin olması mümkün değil.

The senior architect
-
Steve Lyon, Bournemouth Dubai’de Halcrow firmasında çalışıyor


Bournemouth’da kendi ofisim vardı ancak Dubai’de inşaat işlerinin yoğunlaştığını ve mimarlara olan talebi farkedince buraya taşındım. İngiltere’de ömrünüzde bir kere görebileceğiniz projeler burada her hafta önümüze geliyor. Ülkemde sadece konut yapıyordum ama burada yeni kentler hatta adalar inşa ediyoruz. Ücretler vergilendirilmediği içinde ülkeme oranla yüzde 30-50 daha fazla kazanıyorum.
Ancak yine de sektörün fazla hızlı gittiğini düşünüyorum. Hızla yeni binalar üretiliyor ancak enerji koruması için yapılan hiçbir şey yok. Umarım işler biraz yavaşladığında insanlar bu konuda daha duyarlı davranırlar.

Yüksek Mil Kulübü

Mimarlar iklim dertlerini taşıyorlar ancak uluslararası seyahatin gerekli olduğunu düşünüyorlar
Mimarlar binaların yarattığı çevresel sorunları düşünerek vicdanlarını rahatlatmaya çalışsalar da bu onların sık sık jet uçaklarla ülke değiştirerek atmosfere karbon salınımı katkısı yapmalarını engellemiyor.


“ozon tabakasının delinmesinde mimarlar çok küçük bir paya sahip” diyor van Egeraat “ Bizi aslında anlaşabilmek için yüzyüze olmaları gerekmediği halde sürekli gezen bankacılarla karıştırmayın. Mimarlar yaratıcı insanlardır. Biz bir yaratım süreci içinde olduğumuza göre bu süreci besleyen en önemli aktivite iletişim. Ve yüzyüze iletişim hepimiz için neredeyse bir şart.”

0 Yorum

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.