Yapı Sektörünün Haber Portalı

Türkiye’nin jeotermal ısı potansiyeli iki Mavi Akım projesine eşdeğer

Türkiye’nin jeotermal ısı potansiyeli iki Mavi Akım projesine eşdeğer

Türkiye’nin jeotermal ısı potansiyeli iki Mavi Akım projesine eşdeğer
Mavi Akım ile alınan yıllık 16 milyar metreküp doğalgaza karşın, Türkiye’nin jeotermal ısı potansiyelinin yıllık 30 milyar metreküp olduğu belirtildi. Jeotermal Derneği Başkanı Orhan Mertoğlu, jeotermal kaynakların verimli kullanılması durumunda enerjide dışa bağımlılığın sona ereceğini ifade etti.

Kış şartlarının ağırlaşmasının ardından İran’ın doğalgazda kesintiye gitmesi Türkiye’yi tedirgin etti. Gazın önemli oranda azalması Türkiye’nin de kesinti uygulamasını gündeme getirdi. İşe fabrikalardan başlayan hükümet, evlerde sıkıntı olmayacağını açıkladı. Ülkenin enerjide dışa bağımlı hale gelmesi gözlerin yerli kaynaklara çevrilmesine yol açtı.

Türkiye Jeotermal Derneği Genel Başkanı ve Uluslararası Jeotermal Kurumu Başkan Yardımcısı Orhan Mertoğlu, Mavi Akım Projesi ile yıllık 16 milyar metreküp doğalgaz teminine karşın, Türkiye’nin jeotermal ısı potansiyelinin yıllık 30 milyar metreküp ile 2 Mavi Akım projesine eşdeğer olduğunu açıkladı. Türkiye, doğalgaza alternatif jeotermal (sıcak su) enerji kaynağı bakımından Avrupa’da 1., dünyada 7. sırada bulunuyor. Jeotermal enerjiyi ‘fakir dostu’ olarak niteleyen Mertoğlu’na göre, uluslararası piyasaya bağlılığı olmayan, satış fiyatı yerel bazda belirlenebilen jeotermal enerji, dünyada en ucuz enerji olarak kabul ediliyor.

Orhan Mertoğlu’na göre Türkiye, jeotermal enerji kaynağını kullanamıyor. Ekim 2005 itibarıyla jeotermal kaynak potansiyelinin sadece yüzde 4’ünün kullanılması, durumun vahametini ortaya koyuyor. Filipinler’in toplam elektrik üretiminin yüzde 27’si, ABD’nin Californiya eyaletinin yüzde 7’si, İzlanda’da ise toplam ısı enerjisinin (şehir ısıtma) yüzde 86’sı jeotermal enerjiden karşılanıyor. Ayrıca, Avrupa ülkelerinde 3 milyon ve ABD’de 7 milyon konut jeotermal enerji ile ısıtılıyor. Batı ülkeleri ve ABD, 100 yılı aşkın bir süredir bu enerji kaynağından yararlanırken, Türkiye’de ilk kez 1983 yılında 9 Eylül Üniversitesi ile İzmir Valiliği tarafından ortak yürütülen bir proje ile 2 bin 500 konut jeotermal enerji ile ısıtılmaya başlandı. Geçen sürede ise Türkiye’de sadece 50 bin konutun ısıtılmasında jeotermal enerjiden faydalanılıyor. Türkiye’nin, ısınma amaçlı enerjisinin yüzde 60’ını doğalgaz alarak dışarıdan karşıladığını hatırlatan Jeotermal Derneği Başkanı Orhan Mertoğlu, yerli kaynakları kullanmanın Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığını büyük ölçüde azaltacağını dile getirdi. Mertoğlu, maliyeti çok fazla olmayan projelerle önümüzdeki birkaç yıl içerisinde 1 milyon konutun ve 250 bin konut eşdeğerinde termal tesis ve seranın jeotermal enerjiyle ısıtılabileceğini ifade etti. İzmir, Denizli, Aydın, Bursa, Balıkesir, Afyon, Manisa, Kütahya, Çanakkale, Sakarya, Bolu, Yozgat, Erzurum, Şanlıurfa, Kırşehir gibi illerin jeotermal enerji ile ısıtılmasının önünde hiçbir engel olmadığını ifade eden Mertoğlu, yöneticilerin bu işe sahip çıkmaları gerektiğinin altını çizdi.

Ayda 28 YTL’ye ısınma imkanı

Uluslararası piyasaya bağlılığı olmayan, satış fiyatı yerel bazda belirlenebilen jeotermal enerji, dünyada en ucuz enerji olarak görülüyor. Orhan Mertoğlu, doğalgazın 4’te 1’i oranında maliyetle ısıtma ve sıcak su ihtiyacının giderilebileceğini dile getirerek, ‘Salihli’de kış boyunca konut başına ısıtma ve sıcak su kullanım maaliyeti sadece 28 YTL’ örneğini verdi. Jeotermal enerjinin kuyu kazımı ve bina içi tesisatına kadar 100 metrekarelik konut başına maaliyetinin 750 dolar olduğunu hatırlatan Mertoğlu bunun doğalgazda ise 2 bin 500 dolara yükseldiğini ifade ediyor. Dövize bağlı olduğu için petrol ve doğalgaz fiyatlarının günlük değişme riskine karşılık jeotermal enerjinin 10 yıl gibi zamanda fiyat projeksiyonunun mümkün olduğunu vurguluyor. Maden Teknik Arama Genel Müdürlüğü’nde Jeotermal Daire Başkanlığı kurulması ve jeotermal enerji kullanımının yaygınlaştırılması gerektiğini anlatan Mertoğlu, daha fazla kuyu açılmasına imkan tanınmasını istiyor.

Yılda en az 50 kuyu açılabilmesi için bütçe verilmesi, etüt ve aramalar için üniversite, yerli ve yabancı özel sektör işbirliğinin önünün açılması konusunu gündeme getiren Mertoğlu şu bilgileri verdi: “Türkiye’de 170 jeotermal alan bulunuyor ve bugüne kadar sadece 425 kuyu açılmış. Bu oldukça yetersiz. Yılda 50 kuyu açma imkanı sağlanmalıdır. Japonya’da 23 bin kuyu açılmıştır. Genel bütçeden giderleri karşılanarak MTA’ca yapılan atıl ve boş duran kuyular o yörenin belediyelerine bir uygulama projesi ile ücretsiz devredilmelidir. Yunanistan jetormal yatırımların yüzde 40’ını hibe olarak desteklemekte.”

Kuzuluk Kaplıca Tesisleri’nde bulunan 1.470 konut jeotermal enerjiyle ısıtılıyor. Tesis yetkilisi Mehmet Taştan, ısınmanın çok basit bir sisteme dayandığını belirterek, kuyudan çıkarılan suyun, ısı sabitleyici depolardan suyun devir-daim etmesiyle ısınmanın gerçekleştirildiğini ve kombi gibi bir cihazın gerekmediğini vurguluyor. Isıtmada kullanılan suyun ise yine yere enjekte edildiğini anlatan Taştan, kullanma suyunun da arıtmaya tabi tutularak yine yere verildiğini kaydediyor.

Bu arada, Çevre ve Orman Bakanlığı’nca Mart 2005’te yayınlanan bir yönetmelik, bu konuda yöneticilerin elini güçlendiriyor. Söz konusu yönetmelikte, “Hava kirliliğinin yaşandığı yerleşim yerlerindeki konut, işyerleri ve sanayide güneş, jeotermal, ısı pompaları ve benzeri enerji kaynakları ve doğalgazın ısınma amaçlı kullanılması teşvik edilir.” ifadesi yer alıyor. Sakarya Valisi Nuri Okutan, söz konusu kanun ve yönetmelik çerçevesinde harekete geçerek, jeotermal kaynakların araştırılması çalışması başlattı. Kuyu kazımlarına kısa sürede başlanacağı bilgisini veren Okutan, Akyazı ve Adapazarı’ndaki 30 bin konutun jeotermal enerjiyle ısıtılabileceğini söylüyor. Kuyu kazım masraflarının özel idarece karşılanacağını anlatan Okutan, daha sonra ihale edilip özel sektör ortaklığı ile projenin hayata geçirilebileceğini sözlerine ekledi.

Kaynaklar özel sektöre açılıyor

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler geçen ay yaptığı açıklamada, jeotermal kaynakları özel sektöre açmak için harekete geçtiklerini belirtmişti. “14 saha ve 52 kuyuyu içeren 21 projeyi ihale ediyoruz.” diyen Güler, öncelikle, Atatürk tarafından 1935 yılında kurulan Maden Tetkik Arama (MTA) Genel Müdürlüğü’nün, uzun çalışmalar sonucu Türkiye’nin jeotermal kaynaklarının envanterini çıkardığını ve konuyla ilgili bir de jeotermal haritanın hazırladığını söyledi. “Türkiye’nin altında büyük bir soba var, büyük bir enerji kaynağı var. Bu soba daha önce bilinmiyordu, MTA’nın gayretleriyle bunu gün ışığına çıkarmış olacağız.” diyen Güler, jeotermal kaynakların bir kısmının bilindiğini, bilinmeyen kısmının ise MTA’nın çalışmalarıyla tespit edilmeye devam ettiğini kaydetti.

0 Yorum

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.