Dünyanın 107 ülkesinden 20 bini aşkın konuğun ve birçok önemli
liderin katılacağı 5. Dünya Su Forumu bugün İstanbul’da başlıyor. Forum
öncesinde Türkiye’nin su portresini çizen Doğa Derneği’ne göre, Türkiye’de
bugüne kadar kuruyan göllerin büyüklüğü Marmara Denizi’nin büyüklüğüne ulaştı.
Doğa Derneği, bu manzaraların nedeninin iddia edildiği gibi "küresel ısınma"
değil, Devlet Su İşleri’nin (DSİ) sulama ve baraj politikaları ile Sulak
Alanların Korunması Yönetmeliği’nin hiçbir şekilde uygulanmaması olduğuna dikkat
çekiyor.
Sulak alanlar yok oldu
Doğa Derneği Başkanı Dr. Güven Eken’e göre, Türkiye sanıldığının
aksine su zengini bir ülke değil ve hızla kuruyor. Eken, bunun temel sebebinin
hiçbir etüt çalışması yapılmadan ve ÇED raporu yazılmadan inşa edilen devasa
barajlar ve tarımdaki yanlış sulama faaliyetleri olduğuna dikkat çekti. Eken,
"Bugüne dek DSİ başta olmak üzere farklı yatırımcı kamu kuruluşları tarafından
yapılan projeler sonucunda toplam 1 milyon 400 bin hektar sulak alan yok oldu.
Nehirlerimizin önemli bir kısmının da doğal yapısı bozuldu" dedi.
Eken, Türkiye’de hesapsız yapılan birçok barajın çok sayıda
nehri adeta "posa"ya çevirdiğini, yok olan sulak alanlarla birlikte sazcılık,
balıkçılık gibi doğrudan gelir kaynaklarının da ortadan kalktığını söyledi.
Eken, "Örneğin Burdur Gölü 1975’ten 2008’e kadar yüzölçümünün neredeyse yarısını
kaybetti. Tuz Gölü kurudu. Bunların küresel ısınmayla ilgili olduğu iddia
ediliyor, ancak bu zaman diliminde yağış miktarında hiçbir azalma yok. Göller
tamamen tarım için çok fazla yeraltı ve yerüstü suyu kullanılmasından ve doğal
döngünün bozulmasından dolayı kuruyor" dedi.
İhale döngüsü
Baraj projeleri nedeniyle Türkiye’de üreyen her 4 su kuşundan
3’ü ve pek çok endemik bitki türünün yok olma tehlikesiyle karşı karşıya
kaldığını belirten Eken, "AB kriterlerine göre yüksek doğal değerlere sahip
alanların en az üçte biri baraj ve sulama projeleri nedeniyle tehdit altında.
Ancak maalesef Türkiye’de baraj yapımında su döngüsü değil, ihale döngüsü göz
önüne alınıyor" diye konuştu.
Su tasarrufu evde değil, tarlada
yapılır
Doğa Derneği’nin raporlarına göre, Türkiye’de yapılan sulama
faaliyetlerinin yüzde 94’ü suyun aşırı kullanımına neden olan tarımsal yüzey
sulama yöntemiyle yapılıyor. Bu yüzden de suyun yaklaşık yarısı israf oluyor.
Yani bilinenin aksine, evdeki tasarruf önlemleriyle toplam suyun yüzde 2.5’inden
fazlasının korunması mümkün değil. Bu nedenle su tasarrufunda öncelikle
tarımdaki yüzey sulaması yönteminin bırakılması, onun yerine basınçlı sulama
yöntemlerinin desteklenmesi gerekiyor.
0 Yorum
Yorum Yap