Başbakan Erdoğan'la Aydın
Doğan arasındaki "Hilton kavgası" aslında kentlerde
yaratılan "imar rantı"na ayna tutuyor. Hilton arsası için talep
edilen inşaat miktarı çarpıcı da olsa sadece bir örnek... Onlarcası yapıldı,
yapımı devam edenlerin sayısı da hiç az değil. Rakamlar gerçekten çok büyük...
Ortada milyon hatta milyar dolarların uçuştuğu "kar" demiyorum "rant" söz
konusu. Doğrusu bu tür taleplerin karşısında "bir yönetici"nin durması da pek
kolay değil.
Bunun son örneğini İstanbul Ataköy'de devletin en bilinen
kurumu TOKİ yaşıyor. Ataköy'de İstanbul'un en değerli iki
arsası var. Biri eskiden C Motelleri olarak bilinen yer, diğeri
ise Galleria ve Marina'nın bulunduğu alan.
TOKİ son iki yılda C Motelleri'nin bulunduğu arsayı rantçıların sarmalından
kurtarıp satış aşamasına getirdi. İhalenin muhammen bedeli 650 milyon dolar.
Ayrıca yüzde 60'ı yeşil kalmak şartıyla ihale edilecek. TOKİ'nin bu önemli yeri
uzun bir mücadeleden sonra devlete kazandırması gerçekten önemli.
Gelelim Galleria'nın bulunduğu arsaya... Türkiye'nin ilk alışveriş merkezi
Galleria'nın da içinde yer aldığı deniz kenarındaki devasa arsa üzerinde iki
otel, marina ve bir de Dünya Göz Hastanesi bulunuyor. İstanbul'un en değerli
arsalarından biri... Geçmişi biraz karışık ama en son 2005'te burası
DATİ adıyla bir araya gelen denizci işadamları grubuna 33
yıllığına 200 milyon dolara verildi. Yıllık kira bedeli ise 2 milyon YTL. O
günün şartlarında bu rakamların çok düşük olduğu hep yazılıp çizildi. Burada bir
de nasıl izin verildiği şaibeli bir Dünya Göz Hastanesi var. Sahibi Eray
Kapıcıoğlu, imara aykırı yapı nedeniyle yargılanıyor. Yıllık ödediği kira ise 25
bin dolar civarında.
Şimdi buraya bir nokta koyup, bugüne dönelim. TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar,
İstanbul'un bu en değerli arsasını da satmak istiyor. Amacını da şöyle
özetliyor: "Burası yılda 2 milyon YTL kira getiriyor. Kalan 30 yılda toplam
gelirimiz 60 milyon YTL. Faiziyle birlikte 100 milyon YTL olsun. Ama bu arsayı
sadece muhammen bedel olan 450 milyon YTL'ye satarsak 30 yıl sonra 60 milyar YTL
değer kazanmış olur. Devlet arazisinin böyle bedava kullanılması bizim içimize
sinmiyor."
Aradaki farka bakar mısınız? Biri 100 milyon YTL, öteki 60 milyar YTL. Peki.
TOKİ bu ihaleyi neden yapamıyor?
İhale adrese teslim mi?
İki kez ihaleye çıktı ama satamadı. Çünkü başta Dünya Göz Hastanesi'nin
sahibi Eray Kapıcıoğlu olmak üzere, bir kesim her defasında
"Adrese teslim ihale" yapılıyor gerekçesiyle itiraz etti. Kulağa da hoş geliyor.
Peki, gerçek böyle mi?
TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar'a önce neden iki ihaleyi
ertelediklerini sordum. İşte cevabı: "Bunun nedeni çok açık, bu işi istemeyenler
dava açarak satışı bir iki yıl uzatabilirdi. Ertelemeyi bunun için yaptık. Şimdi
kamuoyunun, halkın desteği için çaba harcıyoruz. Bunun için de fikrimizi ilan
verip halka soracağız. Bu değerli arsa ucuz bir biçimde kirada mı kalsın, yoksa
satıp devlete para mı kazandıralım?"
TOKİ Başkanı Bayraktar, "adrese teslim ihale" iddiasına da şöyle cevap
veriyor: "Bu, herkese açık bir ihale... Ama ben açık söylüyorum, siz de olsanız
kiracınıza öncelik vermez misiniz? Mühim olan kamunun arsasını değerinden düşük
satmamak... Başka bir grup çıkıp daha yüksek bir para verirse çok daha iyi olur.
Onlar da memnun kalır."
Ortada devletin zarara uğratıldığı gerçeği dururken, işi uzatmak kimin işine
yarıyor? Yıllarca birilerine arpalık olan kamu arsalarının açık ihaleyle satışa
çıkmasına birilerinin şeffaflık kaygısıyla karşı çıkması elbette çok güzel, ama
önce kendi yaptıklarına bakmaları gerekmiyor mu?
Sahi çok merak ediyorum Eray Kapıcıoğlu, Dünya Göz Hastanesi'ni oraya nasıl
kondurdu?
0 Yorum
Yorum Yap