TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu,
yerel seçimler öncesinde 'çağdaş, sağlıklı, planlı ve güvenli bir İzmir
için' görüş ve önerilerini bir basın toplantısı ile kamuoyuna açıkladı.
Toplantıya, TMMOB’ne bağlı Odaların başkan ve yöneticileri katıldı. TMMOB İzmir
İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Ferdan Çiftçi, 08 - 10 Ocak
tarihlerinde gerçekleştirilen İzmir Kent Sempozyumu
bildirilerinden oluşan 800 sayfalık bildiriler kitabını 30 sayfalık bir broşürde
özetlemeye çalıştıklarını söyleyerek, görüş ve önerilerini altı ana başlıkta
topladıklarını açıkladı. Söz konusu kitapçığın aynı zamanda sempozyumun sonuç
bildirgesi olarak da değerlendirilebileceğine değinen Çiftçi, İzmirlileri kentin
sakini olmaya değil sahibi olmaya çağırdı.
Kitapçıkta öne çıkan altı başlık
1. Kent Kimliği, Kent Kültürü, Kent Yönetimi
2. Kentsel Planlama ve
Yapılaşma Politikaları ve Uygulamalar
3. Çevre Açısından Mevcut Durum ve
Geleceğin Planlanması
4. Kentin doğal afetlere Hazırlık Durumu, Doğal Afetler
ve İzmir
5. İzmir’in Enerji ve Doğal Kaynakları
6. Kentleşme Sürecinde
Tarım
Öne çıkan görüş ve öneriler
* Kent yönetiminde çoğulcu katılımcılığı sağlamak için mekanizmalar
kurulmalı, bu bağlamda Yerel Gündem 21, Kent konseyleri, Kent Meclisleri, Kadın
Meclisi gibi oluşumlar daha işlevsel hale getirilmeli; mahalle bazında
oluşumlarla katılımcı mekanizmalar zenginleştirilmelidir. Bu mekanizmaların
sağlıklı çalışması için çaba harcanmalıdır. İzmirliler kentin sakini değil
sahibi olmalıdır.
* İzmir halkını evlerden, televizyon başlarından kaldırıp sokağa, kültürel ve
sportif mekanlara taşıyacak etkinlikler ve mekansal düzenlemeler
yapılmalıdır.
* İzmir’in kent kimliği konusundaki çalışmalara “Kadın Dostu Kent” konusunda
yapılacak çalışmalarla önemli bir açılım sağlanacağını düşünüyoruz. Ayrıca
farklı kimliklerin, kültürlerin barış içinde bir arada yaşaması için yerel
yönetimlerce çeşitli etkinlikler gerçekleştirilmeli, mekansal düzenlemeler
yapılmalıdır. İzmir; eşitlikçi, özgürlükçü, demokratik bir kent kimliğini
kazanmalıdır.
* Ulaşım konusunda hazırlığı sürdürülen Master Planı sonuçlandırılmalı;
ulaşımda körfez ve raylı sistemlerin daha yoğun kullanımı sağlanmalıdır. Toplu
taşımacılıkta, özellikle deniz ulaşımında yenilenebilir enerji kaynaklarını
kullanabilen taşıtlar araştırılmalıdır. Yaşanabilir bir İzmir için
sürdürülebilir bir ulaşım hedeflenmelidir.
* Kentin merkezindeki trafik yoğunluğu azaltılmalı, gerekirse özel taşıtların
kent merkezine girişi engellenmeli, bu bölgelerde ulaşım sadece toplu konut
araçlarıyla gerçekleştirilmelidir.
* Planlama konusunda çeşitli bakanlıklar tarafından hazırlanmış olan planlar
ile Büyük Şehir Belediyesi tarfından hazırlanmış olan Nazım İmar Planı
arasındaki çelişkiler ortadan kaldırılmalı; uzun tartışmalar sonucunda
hazırlanan Nazım İmar Planı üzerinde tadilat çalışmaları yapılmamalıdır.
* Kentsel mekan konusunda bir Akdeniz kenti olan İzmir’e özgü bazı detayları
öne çıkaracak estetik çalışmalar gerçekleştirilmeli, cephe renklerinden yapı
elemanları ve malzemelerine kadar müdahale edilerek bir kent mimarisi karakteri
oluşturulmalıdır.
* Kentin her bölgesine bisikletle ulaşılabilmesi için bisiklet yolları ve
park yerleri yapılmalı, halkın bisiklet kullanımını özendirici uygulamalar
gerçekleştirilmelidir. Bu kapsamda kentin çeşitli alanlarında oluşturulacak
bisiklet park alanlarında bulundurulacak bisikletler halkın ücretsiz olarak
kullanımına tahsis edilmelidir.
* Kaçak yapılaşmanın, kaçak tadilatların önlenmesi, sağlıklı, güvenli, ısı
tasarruflu yapıların oluşturulması için daha sıkı denetim mekanizmaları
oluşturulmalıdır.
* Hava kirliliğinin önlenmesi konusunda başta Aliağa’daki sanayi sıkı
denetlenmelidir. Bu bölgeye hava kirliliğini artırma olasılığı olan termik
santral vb. tesislerin kurulmasına izin verilmemelidir. Kent içinde konutların
yakma sistemlerinin ve yakıtların periyodik olarak denetlenmesi
sağlanmalıdır.
* Kente yeni su kaynakları kazandırılmalı, Gördes Barajı iletim hattı ve
arıtma tesisleri yapılmalı, mevcut su havzaları (Tahtalı Barajı, Çamlı Barajı
vb.) özenle korunmalı, yer altı su kaynaklarının kullanımı denetim altına
alınmalı, su kaynaklarının hoyratça kullanımı engellenmeli, kent içi su dağıtım
şebekesi süratle yenilenerek kaçaklar minimuma indirilmelidir. Kentin yağmur
suları, atık su kanalizasyon şebekesinden tamamen ayrılmalı ve yağmur sularının
barajlara deşarj olanakları araştırılmalıdır.
* Kanalizasyon ve arıtma tesislerindeki sorunlar hızla giderilmeli, kentin
gelişimine paralel olarak yenileme ve kapasite artırımı planlanmalıdır.
Körfezin temizlenmesi çalışmalarına hız verilmeli, derelerden gelen kirlilik
önlenmelidir.
* Kentimizde kişi başına düşen yeşil alan 2,8 m2 dir. Bu miktarın en az 10 m2
çıkarılması hedeflenmeli, bu hedef için özel düzenlemelere gidilmeli, var olan
yeşil alanlar ve Kültürprak özenle korunmalıdır.
* Bölgemizdeki jeotermal enerji potansiyeli bilimsel olarak araştırılmalıdır.
Jeotermal enerji ile Seferhisar’da termal turizm ve seracılık; Dikili’de ısıtma
ve seracılık alanlarında etkili çalışmalar gerçekleştirilmelidir.
* Kentin afet hazırlık çalışmaları sürekli gözden geçirilmeli, bu konuda
Valilikçe oluşturulan plan sürekli güncellenmeli, afet öncesi, sırası ve
sonrasında yapılması gerekenler için kent halkı kesintisiz olarak
eğitilmelidir.
* 1. Derece deprem kuşağında yer alan kentimizdeki depreme dayanaksız yapı
stoğu tespit edilmeli ve “kent yenileme projeleri” çerçevesinde yenilenmelidir.
Bu kapsamda 1997 yılında kentin depremselliğini içeren Radius projesi
güncellenmelidir.
* Dünyada yaşanan açlık sorunları, dünya gıda fiyatlarındaki artışlar küresel
ısınma ve iklim değişiklikleri, toprak ve su kaynaklarına daha iyi sahip
çıkılmasını ve sürdürülebilir yaşamdan yana politikaların yaşama geçirilmesini
zorunlu kılmaktadır. Belediyeler ve il özel idaresi, tarım alanlarının ve su
havzalarının korunmasına özel bir önem vermeli, bu çerçevede tarım topraklarının
sınıflandırılması ve arazi kullanım planları bir an önce yapılmalıdır. Tarım
alanlarına rant gözlüğü ile bakılmamalı bu alanlarda uygulanacak yapılaşmalara
izin verilmemelidir.
0 Yorum
Yorum Yap